15 Temmuz Gazisi Polis Abdulhakim Aydın, Gözündeki Şarapnelle 10 Yıldır Görev Başında
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde TBMM'ye düzenlenen hava saldırısında gözünden yaralanan gazi polis Abdulhakim Aydın, şarapnel parçasıyla görevini sürdürüyor.
15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında canını siper ederek mücadele eden kahramanlardan biri olan polis memuru Abdulhakim Aydın, vücudunda taşıdığı gazi nişanesiyle görevini gururla sürdürüyor. Meslek hayatına 2011 yılında İstanbul'da adım atan Aydın, ikinci görev yeri olan Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) hain kalkışmasına karşı koyarken Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) düzenlenen ilk hava saldırısında yaralandı.
TBMM Koruma Daire Başkanlığı kadrosunda görev yaparken gazi unvanı alan Aydın, sağ gözüne isabet eden ve hayati risk nedeniyle ameliyatla çıkarılamayan şarapnel parçasıyla tam 10 yıldır görev yapıyor. Şu an Erzurum Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü bünyesinde çalışan iki çocuk babası kahraman polis, o karanlık gecede yaşananları ve sonrasındaki onurlu mücadelesini anlattı.
Tankların Arasından Meclis Savunmasına Uzanan Yol
Hain darbe girişimini, mesai bitiminde ailesiyle gittiği alışveriş dönüşü yöneticilerinden gelen telefonla öğrenen Abdulhakim Aydın, hiç tereddüt etmeden TBMM'ye doğru yola çıktığını belirtti. Başkentin kritik noktalarının işgal edilmeye çalışıldığı o anlarda meclise ulaşmanın kolay olmadığını aktaran Aydın, "Göreve giderken tüm güzergahları denedik. Sıhhıye'den geçmeye çalıştık, orada tankların yolu kapattığına şahit olduk. Amirlerimle görüştüğümde Çankaya ve Dikmen kapılarının tanklarla kapatıldığını, geçişimiz için en uygun yerin kargo girişlerinin yapıldığı Ayrancı Kapı olduğunu öğrendik ve bizi oraya yönlendirdiler, oradan girdik" sözleriyle o gece yaşadığı ilk engelleri dile getirdi.
F-16 Bombasıyla Gelen Gazilik ve Gözdeki Şarapnel
TBMM'nin bakanlıklar ve kuvvet komutanlıklarına yakınlığı sebebiyle stratejik bir hedef olduğunu vurgulayan Aydın, meclis sığınağındaki mühimmat deposunu boşaltarak savunma hattına destek verdiklerini ifade etti. Tam bu sırada F-16 savaş uçakları tarafından meclise ilk bombanın atıldığını söyleyen gazi polis, o anları şu sözlerle aktardı:
"İçeride mühimmatların gerekli yerlere ulaştırılması için depoları boşaltmaya başladık. Depolar alttaydı, mühimmatların çıkışını oradan yapıyorduk, herhalde belirgin bir hedefti. Sağ gözümle sol kulağımdan yaralandım. Gözümdeki şarapnel parçası hala daha duruyor, üzerimde taşıyorum. Şarapnel parçası ameliyatla alınamadı. Gözlük kullanmıyordum, sonra başladım. 10 yılda numarası 3,75 ile 4,5'a kadar ilerledi. Bu benim açımdan sorun olan bir durum değil, çok şükür diyorum. Evden çıkarken eşimden ve çocuklarımdan helallik alıp çıkmıştım. Olacakları az çok tahmin ediyordum. Çok şükür o geceyi, orada o mücadeleyi vererek yaşadım. Gözümü açınca 'uçaklar uçuşa devam ediyor mu?' diye sordum çünkü alçak uçuşa ve patlamalara çok maruz kaldık."
Yaşadığı ağır yaralanmanın ardından kulak ve göz bölgesinden 3 kez ameliyat geçiren Aydın, bu süreçte vertigo hastalığına yakalandığını ve tedavisinin halen devam ettiğini belirtti.
"Vatan İçin Mücadele Edenleri Görünce Göreve Devam Ettim"
Çatışmanın en yoğun yaşandığı İnönü Caddesi yakınlarında arkadaşlarına mühimmat taşırken yaralanan Aydın, o gece sergilenen büyük cesareti şu sözlerle anlattı:
"Çatışmaların yoğun olduğu bir yerdi. Kapılarda çatışma vardı, birebir çatışmaya girmedik, oradaki arkadaşlara mühimmat desteğinde bulunuyorduk. Çatışma için hazırlık emri geldiğinde F-16 tarafından ilk bomba atıldı, çatışma fırsatı bulamadık ve yaralandık. Silah arkadaşlarımızdan durumu ağır olan 4 kişiydik, 3'ünün bilinci yerinde değildi. Nevzat abi vardı, durumu en ağır olan, arkadaşlarımız yaralandığı yerde şehit diye onu bıraktık. Diğer yaralılarla ilgilenirken Nevzat abinin hareketlendiğini görünce ona yardıma gittik. Hafif yaralılarımız durumu ağır olanlara yardımcı olmak için çaba içindeydi. 17 yaralımız vardı ama ortalama sayımız 50 civarındaydı. Herkes birilerinin yardımına koşmaya çalışıyordu. Tedirginlik vardı, daha sonra yerini mükemmel bir cesarete bıraktı."
Yaralandığını ilk etapta ailesinden gizleyen ancak eve girdiğinde eşinin durumu fark ettiğini söyleyen Aydın, gaziliğin ömür boyu taşınacak büyük bir şeref olduğunu vurguladı. Vücudu çok daha ağır hasar almasına rağmen görevini bırakmayan meslektaşlarını gördükçe pes etmeyi kendine yediremediğini belirten gazi polis, "Vücudu paramparça olup mesleğe devam eden abilerimizi görünce, mesleğe devam etmezsem utanırım dedim ve buna inandığım için devam ediyorum. Mesleğimi seviyorum inşallah gidebildiğince sürdüreceğim" diyerek vatan sevgisinin her şeyin üstünde olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!