15 Temmuz Şehidi Eyyüp Oğuz'un Babası Tevfik Oğuz'un 10 Yıllık Dinmeyen Evlat Acısı
FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde Ankara Gölbaşı'nda şehit düşen özel harekat polisi Eyyüp Oğuz'un babası Tevfik Oğuz, 10 yıldır dinmeyen evlat acısını anlattı.
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) hain darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı'ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığı'na düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan özel harekat polisi Eyyüp Oğuz'un babası Tevfik Oğuz, aradan geçen 10 yıla rağmen evlat acısını ilk günkü gibi taze bir yürekle yaşıyor. Vatanı için 22 yıl boyunca yurt içinde ve yurt dışında terörle mücadelede en ön saflarda çarpışan kahraman polisin Elazığ'daki baba ocağında hüzün ve gurur bir arada hissediliyor.
Yirmi İki Yıllık Onurlu Görev ve Şehadet Şerbeti
Meslek hayatı boyunca vatan savunmasında aktif rol alan ve 2006 yılından itibaren Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan iki çocuk babası Eyyüp Oğuz, darbe girişimi gecesi görev yerinde hainlerin bombalı saldırısı sonucu şehadet mertebesine ulaştı. 84 yaşındaki acılı baba Tevfik Oğuz, Elazığ'daki evinde bir yandan evlat hasretiyle yanarken, diğer yandan oğlunun ülkesi uğruna verdiği kahramanca mücadeleyle gurur duyuyor.
Dokuz çocuk babası Tevfik Oğuz, oğlunun görevine son derece bağlı ve başarılı bir polis olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Oğlum Eyyüp çok zorluklar yaşadı ama takdiriilahi, Ankara Gölbaşı'nda görev yaptığı sırada şehit oldu. Orada hainlerin attığı bombayla şehadet mertebesine ulaştı. Aradan yıllar geçmesine rağmen acımız hala dünkü gibi taze. Oğlum Eyyüp yiğit bir insandı. Köyde zor şartlarda yaşadık, onu büyük emeklerle okuttuk. Oğlum, her gittiği yerde sevilen, görevini en iyi şekilde yapan bir polisti."
O Karanlık Gecede İki Kez Aranan Telefon
Hain darbe girişimi gecesinde yaşadığı korku dolu anları paylaşan baba Tevfik Oğuz, oğluyla son kez iletişim kurmaya çalıştığı o dakikaları şu sözlerle aktardı: "Darbe girişimi gecesi oğlumu aradım. Telefonu çaldı ama cevap vermedi. Yaklaşık 15 dakika sonra yeniden aradım, bu kez telefonu da çalmadı. O anda içime büyük bir acı doğdu. Ankara'ya gitmek istedim ancak yollar kapalıydı, uçaklar kalkmıyordu. Sabah saatlerinde eve gelen resmi görevlileri görünce oğlumun şehit olduğunu anladım."
Evladını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşarken, Türkiye'nin o gece büyük bir uçurumun kenarından döndüğünün bilincinde olduğunu belirten Oğuz, hain odaklara karşı her zaman uyanık olunması gerektiğini söyledi. Vatandaşları çocuklarına sahip çıkmaya ve bu hain yapıya karşı duyarlı olmaya davet eden acılı baba, "Eğer o darbe girişimi başarılı olsaydı ülkemiz bitmişti. Bu darbe girişimi sadece evladımızı değil, doğrudan ülkemizi hedef aldı. 100 yıl geçse de bunu unutmamamız gerekiyor" dedi.
Gölbaşı'ndaki Dehşet Verici Tahribat ve Müze Dönüşümü
Saldırının ardından Ankara Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'ndaki yıkımı yerinde gördüğünü belirten Tevfik Oğuz, karşılaştığı dehşet verici manzarayı şu cümlelerle anlattı: "Bombanın düştüğü yerde en az 10 metre derinliğinde, 30 metre genişliğinde devasa bir çukur oluşmuştu. Nasıl bir bombaysa, kahramanlarımızın tüfekleri erimiş, geriye sadece bir top demir parçası kalmıştı. Eyyüp'ün silahı ise ortadan ikiye bölünmüştü. Daha sonraki ziyaretimde oranın müze haline getirildiğini gördüm. Şehitlerimizin kişisel eşyaları ve silahları orada sergileniyordu." Eşinin vefatıyla birlikte acısının daha da katlandığını belirten yaşlı baba, şehit oğlunun Elazığ'daki kabrini sık sık ziyaret ederek teselli bulmaya çalışıyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!