15 Temmuz'un Kahramanları O Geceyi Anlattı: Şehitler Köprüsü Gazilerinden 10. Yıl Mesajları
15 Temmuz darbe girişiminde Şehitler Köprüsü'nde direnen gaziler Safiye Bayat, Bilal Özyıldırım, Muhammed Taşdemir ve Ahmet Alkılıç 10. yılda konuştu.
Türkiye'nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen 15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. O karanlık gecede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara ve o zamanki adıyla Boğaziçi Köprüsü’ne akın eden kahraman Türk milleti, tanklara ve silahlara göğüs gererek tarihi bir direnişe imza attı. Şehitler Köprüsü'nde darbeci askerlerin karşısında durarak canlarını siper eden gaziler, yaşadıkları dehşet dolu saatleri, hissettikleri vatan aşkını ve aradan geçen 10 yıla rağmen tazeliğini koruyan duygularını paylaştı.
Safiye Bayat: "Üniforma Çalmış Hainlerin Karşısına Dikildim"
Darbe girişiminin simge isimlerinden biri olan 3 çocuk annesi Safiye Bayat, köprüde tek başına darbeci askerlerin karşısına dikildiği anlarla hafızalara kazandı. Eski darbeleri sadece büyüklerinden dinlediğini belirten Bayat, o gece hissettiği cesareti şu sözlerle dile getirdi: "Eski darbeleri görmedik ama o gün cesaretle sokaklardaydık. Çünkü başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi dünya çapında bir lider vardı."
Askerlerin köprüyü kapattığını duyunca neler olduğunu anlamak için yola çıktığını ifade eden Bayat, karşılaştığı sözde binbaşı Ahmet Taştan ile yaşadığı arbedeyi anlattı: "Onlara 'Siz Türk askerinin üniformasını çalmış hırsızlarsınız' dedim. Beni hırpaladı, yanındakiler 'Öldürelim mi komutanım?' diye soruyordu. Yanlış yolda olduklarını söyledim." Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısının ardından halkla birlikte direnişe devam eden Bayat, bacağından G3 piyade tüfeğiyle vurulduğunu belirtti. Parçalı tibia kırığı oluşan ve bacağını kaybetme tehlikesi atlatan Bayat, "İki damar arasından geçen mermiyle hayatta kaldım. Buna tiyatro diyenler, bizim çektiğimiz acıyı yaşamadan konuşmasın" diyerek tepkisini dile getirdi.
Bilal Özyıldırım ve Muhammed Taşdemir: "Vatan İçin Geri Adım Atmadık"
O gece motosikletiyle önce Kısıklı'ya, ardından Üsküdar ve Altunizade üzerinden köprüye ulaşan gazi Bilal Özyıldırım, polisin tüm uyarılerine rağmen geri dönmediğini belirtti. 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 askeri müdahalelerine de tanıklık eden Özyıldırım, o gece her görüşten insanın vatan savunması için bir araya geldiğini vurguladı. Köprüde omzundan yaralanan gazi, "O gece Cumhurbaşkanımız bu asil milletin yeniden şahlanmasını sağladı. Söz konusu vatandı, o ruhu asla kaybetmemeliyiz" dedi.
Aynı gecenin bir diğer kahramanı, köprüde ağır yaralanan gazi avukat Muhammed Taşdemir ise saat 23.00 sıralarında Maltepe'deki evinden çıkarak Bostancı Köprüsü üzerinden Şehitler Köprüsü'ne ulaştığını anlattı. Metrobüs yolunda kanlar içindeki insanları gördüğünü belirten Taşdemir, bariyerlerin arkasından ilerlerken vurulduğunu söyledi. Çevredeki vatandaşların kemerle ilk müdahaleyi yaptığını ve Şükrü Bey isimli bir motosikletlinin kendisini canı pahasına hastaneye yetiştirdiğini aktaran Taşdemir, Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 7 ameliyat geçirerek ayağının kesilmekten kurtulduğunu ifade etti.
Ahmet Alkılıç: "Kafatasım Kırıldı, 6 Ay Bebek Gibi Yeniden Konuşmayı Öğrendim"
Televizyonda darbe bildirisinin okunduğunu görünce yerinde duramayan gazi Ahmet Alkılıç, eşini çocukların başında bırakarak Ümraniye Meydanı'na koştu. Ardından Kısıklı'ya ve oradan da Şehitler Köprüsü'ne geçen Alkılıç, darbecilerin açtığı yoğun ateş altında kaldı. Arkadaşı Tayfun'u korumak için siper almaya çalışırken biri koluna, diğeri kafasına isabet eden iki mermiyle ağır yaralandı. Kafatası kırılan ve beyin zarı yırtılan Alkılıç'ı, arkadaşı Tayfun yoğun ateş altından sırtında taşıyarak çıkardı.
Hastanede ilk etapta öldü gözüyle bakılan ancak babasının çabasıyla sevk edildiği hastanede 8,5 saatlik zorlu bir ameliyatla hayata dönen Alkılıç, tedavi sürecini şu sözlerle anlattı: "6 ay boyunca adeta bir bebek gibi konuştum. Okuma yazmayı, her şeyi unuttum. Hayata yeniden başladım. İyileşmem tam 2 yılımı aldı. Doktorların 'ayakta duramaz' dediği ben, Allah'ın izniyle tamamen iyileştim."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!