Kısaca
- 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı kapsamında 10 yeni nesil kütüphane hizmete girecek ve 20 bin yazma eser dijital arşive kazandırılacak.
- Program doğrultusunda, 2027 yılı içerisinde 10 yeni nesil kütüphanenin hizmete açılması ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesindeki 20 bin yazma ve nadir matbu eserin dijitalleştirilerek arşivlenmesi hedefleniyor.
2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı çerçevesinde, Türkiye genelinde kütüphane hizmetlerinin geliştirilmesi, kültürel mirasın korunması ve bilgi kaynaklarına erişimin kolaylaştırılması amacıyla kapsamlı bir çalışma takvimi belirlendi. Program doğrultusunda, 2027 yılı içerisinde 10 yeni nesil kütüphanenin hizmete açılması ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesindeki 20 bin yazma ve nadir matbu eserin dijitalleştirilerek arşivlenmesi hedefleniyor.
Yeni nesil kütüphaneler nasıl bir dönüşüm hedefliyor?
Kütüphanelerin sadece kitapların korunduğu alanlar olmaktan çıkarılıp bilginin üretildiği, paylaşıldığı ve toplumsal sosyalleşmenin sağlandığı merkezlere dönüştürülmesi amaçlanıyor. 2018 yılından bu yana 29 yeni nesil kütüphane binasının yapımı tamamlanırken, 616 kütüphane modern donanımlarla yeniden yapılandırıldı. 2027 planlamasında ise 10 yeni kütüphanenin açılışına ek olarak, 12 kütüphanenin inşaatının bitirilmesi ve 12 kütüphanenin işlevsel olarak modernize edilmesi öngörülüyor.
Yazma eserlerin korunması için hangi adımlar atılacak?
Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı koleksiyonlarında bulunan 811 bin 527 adet yazma ve nadir matbu eserin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için dijitalleşme çalışmaları hızlandırılıyor. 2027 yılı içerisinde 20 bin eserin dijital arşivinin oluşturulması, 1100 eserin restorasyonunun yapılması ve bağış veya satın alma yoluyla 4 bin yeni eserin kütüphane koleksiyonlarına kazandırılması planlanıyor. Ayrıca, Türk-İslam klasiği olan 45 eserin yayımlanması ve 27 bin eserin bibliyografik künyesinin çıkarılması da hedefler arasında yer alıyor.
Türkiye genelinde 1300'ün üzerinde halk kütüphanesi, 160 bin kişilik kapasite ve 777 bin metrekareyi aşan kapalı alanıyla hizmet vermeye devam ediyor. 2025 yılı itibarıyla halk kütüphanelerindeki kitap sayısı 26,1 milyona, üye sayısı 7,2 milyona ve toplam kullanıcı sayısı 39,2 milyon kişiye ulaşmış durumda. Kültürel altyapının güçlendirilmesi kapsamında ayrıca 2 kültür merkezinin yapımı tamamlanarak hizmete sunulacak.
Kütüphanecilik hizmetleri ve yazma eserlerin korunması süreçleri, Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı çerçevesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı tarafından yürütülmektedir. Vatandaşlar, halk kütüphanelerinin sunduğu imkanlar ve dijitalleşen yazma eser arşivlerine erişim hakkında detaylı bilgiyi ilgili kurumların resmi internet siteleri ve kütüphane müdürlükleri üzerinden takip edebilirler.
Çıkarılacak sonuç
Türkiye'nin kültürel altyapısını modernize etme hedefi, kütüphaneleri geleneksel işlevlerinin ötesine taşıyarak toplumun bilgiye erişimini ve sosyalleşmesini teşvik eden bir yapıya kavuşturmaktadır. Özellikle yazma eserlerin dijitalleştirilme oranının yüzde 93 seviyesine ulaşmış olması, kültürel mirasın korunması konusunda dijitalleşmenin temel bir strateji haline geldiğini göstermektedir.
Bu yatırımlar, sadece fiziksel mekanların artırılmasını değil, aynı zamanda entelektüel hafızanın dijital ortamda güvence altına alınmasını da sağlamaktadır. 2027 hedefleri, hem niceliksel büyümenin hem de niteliksel koruma çalışmalarının bir arada yürütüldüğünü ortaya koymaktadır.
Muhtemel etkiler
Yeni nesil kütüphanelerin sayısının artması, özellikle öğrencilerin ve araştırmacıların bilgiye erişim imkanlarını kolaylaştırabilir ve yerel düzeyde kültürel faaliyetlerin çeşitlenmesine katkıda bulunabilir. Modernize edilen mekanlar, kütüphanelerin toplum içindeki kullanım oranlarını ve üye sayılarını artırabilir.
Yazma eserlerin dijitalleştirilmesi ve restorasyonu ise akademik çalışmaların daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilir ve nadir eserlerin fiziksel yıpranma riskini azaltabilir. Bu dijital arşivler, uluslararası araştırmacılar için de Türk-İslam tarihine dair kaynaklara ulaşımı daha erişilebilir hale getirebilir.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!