26 Yıldır Aynı Soru: Kızımın Katili Kim?
26 yıldır kızının katilini arayan anne, yeni delillerle umudunu koruyor.
Gülistan Doku dosyasının yeniden gündeme gelmesiyle, faili meçhul cinayetlerde yeni bir dönem başladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'Bu tür dosyaların peşini bırakmayacağız' açıklaması yaparken, 2000 yılında İstanbul'da evinde öldürülen 15 yaşındaki Çağla Tuğaltay'ın cinayet dosyası için de yeni bir süreç başlatıldı.
80 Kişiyle Eşleşme Denemesi
Çağla'nın katiliyle yaşadığı boğuşma sırasında tırnaklarının arasında kalan yabancı bir erkeğe ait DNA, dosyanın en önemli delili olarak dikkat çekiyor. Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen bu DNA, olay yerinde bulunan kan izleriyle beraber şu ana kadar 80 farklı kişiyle karşılaştırıldı ancak bir sonuç elde edilemedi. Çağla'nın babası Nedim Tuğaltay ve alt komşu Yasin Ç.'nin DNA örnekleri incelendi. Ancak bu DNA örnekleriyle herhangi bir uyuşma saptanamadı. Sonrasında apartman sakinleri, bakkal çırağı ve aile üyeleri dahil birçok kişinin DNA örnekleri alındı fakat 2 farklı erkeğe ait DNA'lar kimseyle eşleşmedi.
Sabıkalı Kişiler İncelendi
O dönemde kız çocuklarını ve kadınları takip ederek cinsel saldırıda bulunan sabıkalı kişiler de incelemeye alındı. Diğer olaylardan alınan DNA'lar ile eldeki DNA karşılaştırıldı, ancak failler bulunamadı. 2020 yılında dosya zaman aşımına uğramak üzereyken, kapıcının ifadesi alınarak DNA örneği incelendi. Böylelikle zaman aşımı süreci durduruldu. Dosyadaki DNA ve parmak izi örnekleri, Interpol aracılığıyla 196 ülkeye gönderildi.
Öldürülen İhbarcı
Soruşturmanın dikkat çekici bir bölümü ise CİMER'e yapılan ihbardı. İhbarda, o dönemde mahallede bulunan ve çevresinde korku salan bir kişinin Çağla'yı taciz etmiş olabileceği öne sürüldü. Bu kişinin, 2021 yılında Eskişehir'de ailesiyle birlikte öldürülen İlkay Tokkal olduğu belirlendi. İlkay Tokkal'ın, olay zamanında Çağla'nın karşı apartmanında oturduğu, ancak DNA örneğinin hiç alınmadığı ortaya çıktı.
Anne Umutla Bekliyor
Son gelişmelerle umudu artan Çağla'nın annesi Gülnur Saygı Tuğaltay, Milliyet'e konuştu: “Bakan Bey'in faili meçhul dosyalarla ilgili açıklamaları bize umut oldu. O dönem DNA'sı alınmamış ve hayatını kaybedenlerden DNA alınacak. Bunu duyunca çok heyecanlandım, umutlandım. Ben çeyrek asırdır kızımın katillerini arıyorum. 26 yıldır bu mücadeleyi veriyorum. Yılların bir önemi yok, yeter ki bir sonuç olsun. Yeter ki gerçek ortaya çıksın. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğim.
Alınmayan DNA Örnekleri
Biz bu dosyada hem müştekiyiz hem de mağduruz. O zaman da söyledik, dilekçeler verdik. ‘Bizi de sonuna kadar inceleyin’ dedik. Emniyet bize o dönem bazı DNA örneklerinin alındığını söylemişti ancak kimlerden alınıp kimlerden alınmadığı bilgisi bize verilmedi. Sonra dosyayı inceleyince birçok DNA örneğinin alınmadığını, eksik bırakıldığını gördük. O dönem polis, bu işin halledileceğini söylemişti ama öyle olmadığını sonradan anladık. Şimdi dosyasının yeniden incelenmesi bize umut oldu. 66 yaşındayım, ömrüm yettiği sürece bir 26 yıl daha gerekirse kızımın katillerini bulmak için mücadele etmeye devam edeceğim.”
Dört Mezarın Açılması Talebi
Polisi soruşturmayı derinleştirirken mahallede kapsamlı inceleme başlatıldığını aktaran ailenin avukatı Buket Gül, Milliyet’e şunları dedi: “Bakanlık yetkilileri taleplerimizin ne olduğunu sordu, bizde kritik gördüğümüz adımları kendilerine ilettik. Olay tarihinde gerekli örnekleri alınmamış kişilerden yeniden DNA alınmasını talep ettik, kabul edildi, süreç başlatıldı, 10’unun üzerinden kişiden DNA alınacak. Çağla’nın tırnaklarından elde edilen DNA profili mevcut. Karşılaştırmalar soruşturmanın seyrini değiştirebilecek önemde. Dosya kapsamında şüphe uyandıran ve bugüne kadar gerekli incelemeleri yapılmamış 4 kişi, aynı apartmanda oturan İsmail Hakkı Ç., ile Fehmi Ç. aynı mahallede oturan Bülent F. ve karşı apartmanda oturan Bülnet T. için fetih kabir talebinde bulunduk, taleplerimiz değerlendirme aşamasında. Büyük ihtimalle kabul edileceğini öngörüyoruz.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!