53 Yıllık Şefkat Köprüsü: Havva Gürak ve Umut Evleri’nin İlham Veren Hikayesi
Darülaceze'de başladığı gönüllülük yolculuğunu 53 yıldır sürdüren 80 yaşındaki emekli hemşire Havva Gürak, kurduğu Umut Evleri ile gençlerin hayatına dokunuyor.
Anadolu Ajansının (AA) "Devlet Korumasındaki Çocuklara Adanan Ömürler" başlıklı dosya haber çalışması, ömrünü kimsesiz ve korunmaya muhtaç çocuklara adayan çok özel bir ismi gün yüzüne çıkardı. İstanbul Darülaceze’de stajyer bir hemşire olarak adım attığı gönüllülük yolunu tam 53 yıldır büyük bir kararlılıkla yürüyen 80 yaşındaki emekli hemşire Havva Gürak, kurduğu şefkat köprüleriyle yüzlerce gencin hayatını değiştirmeye devam ediyor.
Yarım Asrı Aşan Gönüllülük Serüveni: Darülaceze’den Umut Evleri’ne
Havva Gürak’ın çocuklarla kurduğu sarsılmaz bağ, hemşirelik eğitimi aldığı yıllarda Darülaceze’de gerçekleştirdiği halk sağlığı stajıyla başladı. Staj döneminin ardından kurumda kalmayı tercih eden Gürak, rehabilitasyon şefi olarak görev yaptığı süre boyunca hem yaşlıların bakımıyla ilgilendi hem de kurum bünyesindeki çocuk yuvasında kalan miniklerin yaşam mücadelesine yakından tanıklık etti. Darülaceze bünyesinde büyüyen çocukların belirli bir yaş sınırına ulaştıklarında başka kurumlara nakledildiğini fark eden Gürak, bu ani yer değişikliklerinin çocukların ruh dünyasında derin yaralar açtığını gözlemledi.
Çocukların sadece barınma ve beslenme gibi temel fiziksel ihtiyaçlarının karşılanmasının yeterli olmadığını savunan deneyimli hemşire; eğitim, sosyal gelişim, sağlık ve en önemlisi sevgi ihtiyaçlarının da bütüncül bir şekilde ele alınması gerektiğine inandı. Bu vizyonla hareket ederek, çocukların hayatında sadece bir bakım veren değil; eğitim hayatlarından sağlık sorunlarına, sosyal aktivitelerinden meslek edinme süreçlerine kadar her alanda çözüm üreten bir koruyucu anne figürüne dönüştü.
Kırk Yaşında Verilen Kutsal Söz: Kendi Evlatlarından Ayırmadı
Gürak’ın devlet koruması altındaki çocuklara yönelik hissettiği derin sorumluluk duygusu, kendi annelik deneyimiyle birlikte bambaşka bir boyut kazandı. 40 yaşında anne olan ve çocuklarını sağlıklı bir şekilde kucağına alan Gürak, o an kendisine büyük bir söz verdi. Kendi öz evlatları için hangi imkanları ve geleceği hayal ediyorsa, devlet korumasındaki dezavantajlı çocuklar için de aynısını gerçekleştirmek üzere harekete geçti. Bu sözü, çocuklarının sağlıklı dünyaya gelişinin bir şükür nişanesi olarak gören Gürak, yıllar boyunca hayırseverlerin desteklerini doğru çocukların doğru ihtiyaçlarıyla buluşturan güvenilir bir el oldu.
Havva Gürak’ın çocuklar için verdiği mücadele, onların reşit olup devlet korumasından ayrıldığı 18 yaş sınırında da son bulmadı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evleri Sitesi’nden ayrılan gençlerin, toplum hayatına uyum sağlarken tek başlarına kalıp savrulmamaları adına tarihi bir adım attı. Gençlerin barınabileceği, sorumluluk almayı öğrenebileceği ve kendi ayakları üzerinde durabileceği "Umut Evleri" projesinin hayata geçirilmesine öncülük etti.
18 Yaş Sonrası Kritik Dönemeç: "Umut Evleri" ve Hayata Katılım Kafesi
Özellikle engelli gençlerin 18 yaşından sonra karşı karşıya kalabileceği sosyal ve ekonomik riskleri öngören Gürak, bu gençlerin yalnızlığa itilmemesi, istihdam edilmesi ve sosyal yaşamın içinde aktif rol alması için projeler geliştirdi. İstanbul genelinde, biri tamamen engelli gençlerin kullanımına tahsis edilmiş toplam 3 adet Umut Evi kurdu. Gençlerin sadece barınmasını değil, işe girerek kendi düzenlerini kurmalarını hedefleyen Gürak, koruyucu anneliğini üstlendiği çoğu engelli 8 çocuğu yüzme ve binicilik gibi sosyal faaliyetlere yönlendirerek onların dört duvar arasında kalmasının önüne geçti.
Engelli gençlerin ev ortamında zamanla pasifleşmesini önlemek amacıyla Beşiktaş’ta hayırseverlerin katkılarıyla özel bir kafe açılmasını sağlayan emekli hemşire, bu süreci şu sözlerle özetliyor: "Burası bir tembelhane değil. Gençlerimizi hem olası istismarlardan korumak hem de çalışırken eksik yönlerini tamamlamak amacıyla bu küçük iş yerini kurduk. Gönüllü annelerimiz de orada çocuklarla omuz omuza çalışıyor." Kendisini "ihtiyaç ile imkan arasında köprü olan insan" olarak tanımlayan Havva Gürak, gerçek gönüllülüğün sessizce bir çocuğun hayatına dokunup ona yeni bir yol açabilmek olduğunu ifade ederek çalışmalarını ilk günkü heyecanla sürdürüyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!