ABD Başkanı Trump'ın NATO'ya Yönelik Tehditleri ve Hürmüz Krizi: Destek Arayışında Yalnız Kaldı
Trump'ın NATO'yu Hürmüz Boğazı'na çekme çabası karşılık bulmadı. Avrupa ülkeleri İran'a karşı koalisyon önerisine temkinli yaklaşıyor.
Aydın Hasan - Asena Yatağan / ANKARA - İran ile ABD arasında yaşanan gerilim, 28 Şubat'ta başlayan ve ABD tarafından Destansı Öfke, İsrail tarafından ise Kükreyen Aslan olarak adlandırılan operasyonlarla yeni bir boyuta taşındı. NATO'nun kurumsal olarak bu savaşa katılma zorunluluğu bulunmuyor, çünkü ABD saldırgan taraf olarak gösteriliyor. Bu durumda NATO üyesi ülkelerin savaşa destek verip vermeme kararı tamamen kendi inisiyatiflerinde. Bugün itibarıyla 17 gün süren çatışmalar, Hürmüz Boğazı'nda güvenliğin sağlanması konusunu gündeme taşıyarak, küresel enerji piyasasını tehdit eden bir sorun haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump, "Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore, İngiltere ve diğer ülkelerin de bölgeye gemi göndermelerini umuyorum, böylece Hürmüz Boğazı artık etkisiz bir ülke tarafından tehdit edilmez" şeklinde açıklama yaparak uluslararası destek çağrısında bulundu, ancak beklediği yanıtı alamadı.

NATO Üzerinden Tehdit
Trump, bu gelişmelerin ardından Financial Times'e verdiği röportajda, NATO üzerinden Avrupa ülkelerine üstü kapalı tehditlerde bulundu. "Eğer yanıt almazsak ya da olumsuz bir yanıt gelirse, bunun NATO'nun geleceği açısından çok kötü olacağını düşünüyorum" diyen Trump, Ukrayna konusunda NATO'ya yardım ettiklerinin altını çizdi. "Biz onlar için varız ama onlar bizim için olmayabilir. İngiltere, en büyük müttefik olarak görülse de çağrımıza yanıt vermediler" ifadelerini kullandı. Çin'e de gönderme yapan Trump, "Çin'in de yardım etmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü petrolünün yüzde 90'ını bu boğazdan alıyor" dedi.

Eleştiriler ve Tepkiler
Trump'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik askeri koalisyon önerisi, NATO'nun aynı zamanda AB üyesi olan ülkeleri Almanya, İspanya ve İtalya tarafından kesin bir dille reddedildi. İngiltere ve Fransa daha ılımlı açıklamalarda bulunurken, Yunanistan konuyu Avrupa Birliği ile ortak değerlendireceğini açıkladı. Avusturya, Macaristan, Çekya ve Slovakya gibi ülkeler ise sessiz kalmayı tercih etti.
Uzman Görüşleri: Milliyet'e Açıklamalar
Trump'ın Zor Durumu
Emekli Büyükelçi Uluç Özülker, Trump'ın açıklamalarını "tipik bir Trump stratejisi" olarak nitelendirdi. "Herhangi bir konuda önce tehdit eder, ardından başarısız olur ve sonrasında geri adım atar" diyen Özülker, Amerikan Başkanının Hürmüz Boğazı'nda gerçek bir başarı elde etmesinin zor olduğunu vurguladı. "ABD, Ukrayna konusunda Avrupa’ya beklenenin altında destek verdi, ama şimdi Rusya ile doğrudan görüşme noktasına gelindi" şeklinde konuştu. NATO'nun dağılması gibi bir durumun imkansız olduğunu belirten Özülker, Trump'ın NATO'yu tehlikeye atmasının ABD'nin kendi geleceğini tehlikeye atmak anlamına geleceğini ifade etti. Çin'in gücünü artırdığına dikkat çeken Özülker, "Trump'ın siyasi olarak ayakta kalması bile sorgulanabilir" dedi.

NATO'nun Zayıflaması ve ABD'nin Kaybı
Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nden Doç. Dr. Murat Aslan, Ukrayna ve İran savaşlarının doğasının farklı olduğunu belirtti. "Ukrayna’da Rusya'nın saldırısı sonrası Avrupa destek verdi, ancak Hürmüz Boğazı farklı bir mesele" diyen Aslan, NATO'nun karar alma sürecindeki konsensus gereğini vurguladı. ABD'nin İspanya ile sorunlar yaşadığını ve Almanya'nın savaşa dahil olmak istemediğini belirtti. Aslan, "ABD'nin NATO'yu devre dışı bırakması mümkün değil. NATO, uluslararası sistemde önemli bir denge unsuru" dedi.

ABD'nin NATO'ya Duyduğu İhtiyaç
Emekli Tümgeneral Mehmet Okkan, Trump'ın NATO'yu kullanmak istemesinin nedenlerini sorguladı. Okkan, "Bu alan NATO'nun sorumluluğunda değil, Ukrayna meselesi gibi değil" dedi. NATO'nun, Rusya'nın siber saldırıları nedeniyle bazı alanlarda devreye girdiğini, ancak İran meselesinin NATO'nun kapsamına girmediğini belirtti. "ABD'nin NATO'ya ihtiyacı var çünkü Avrupa'nın Rusya'nın etkisine girmesini istemiyor" diyen Okkan, NATO'nun ABD için stratejik bir yapı olduğunu ifade etti. "Bu durum NATO içinde büyük bir kırılmaya yol açmaz" diyerek, ABD'nin hava saldırılarıyla bu savaşı kazanmasının mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

Trump'ın Avrupa'dan ve Japonya gibi ülkelerden destek talep etmesinin altında yatan nedenleri açıklayan Okkan, "Bu talepler daha çok meşruiyet arayışı ve maliyeti paylaşma isteği ile ilgili" dedi. Sahada kara gücü olmadan kesin bir zafer elde etmenin mümkün olmadığını ifade eden Okkan, "Ne İran mağlup edilmiş durumda ne de ABD ve İsrail kesin bir zafer elde etmiş durumda" şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!