ABD-İran Arasındaki Gerginlik Tırmanırken İsrail'in Saldırıları Petrol Fiyatlarını Tetikliyor
ABD ve İran arasında tırmanan gerginlik, İsrail'in saldırıları ve petrol fiyatlarının artışıyla dünya piyasalarını etkiliyor.
Ankara
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, 26 Şubat tarihinde başlayan nükleer görüşmelerde İran'ın "şeffaf ve yapıcı" bir yaklaşım sergilemediğini belirterek, sürecin gidişatından memnun olmadığını dile getirdi.
Trump, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engellemek istediklerini vurgularken, diplomatik çözüme ulaşmanın zorlaştığını ve taraflar arasında ciddi bir uzlaşı sorunu yaşandığını ifade etti.
📲 Güncel haberler için bizi takip edinBu gelişmelerin ardından bugün İsrail, İran'a karşı "önleyici saldırı" gerçekleştirdiğini açıkladı.
Saat 08.14 itibarıyla İsrail genelinde alarm sirenleri çalarken, cep telefonlarına uyarı mesajları gönderildi. İsrail medyası, saldırının ABD ve İsrail'in ortak bir operasyonu olduğunu iddia etti. Trump ise "İran'a karşı geniş çaplı bir operasyon başlattık" diyerek bu iddiaları doğruladı.
Müzakerelerdeki temel anlaşmazlık, İran'ın nükleer programını barışçıl amaçlarla sınırlandırmak karşılığında yaptırımların kaldırılmasını istemesi, ancak ABD'nin İran'dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını talep etmesi olarak ortaya çıkıyor.
ABD, Orta Doğu'daki Askeri Varlığını Artırıyor
ABD, İran ile diplomatik temaslar sürerken Orta Doğu'daki askeri varlığını hızla artırıyor.
Trump, 19 Şubat'ta yaptığı açıklamada İran'la yürütülen sürecin 10-15 gün içinde netleşeceğini belirterek, "İran ile anlamlı bir anlaşma yapmalıyız, aksi halde çok kötü sonuçlar doğabilir." ifadelerini kullandı.
Kongre'deki Birliğin Durumu konuşmasında İran'ın uzun menzilli füze geliştirme çalışmalarına dikkat çeken Trump, diplomatik çözümü tercih ettiğini ancak Tahran'ın nükleer silah edinmesini önleyeceklerini vurgulamıştı.
Trump, Cenevre'deki görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada ise olası bir askeri müdahalenin rejim değişikliğine yol açıp açmayacağı belirsizliğini korurken, "Bunu askeri güce başvurmadan yapabilsek güzel olurdu ama bazen gerekebiliyor." dedi.
Açık kaynak istihbarat raporlarına göre bölgede 330'dan fazla Amerikan askeri uçağı konuşlandırıldı ve bu sayının iki gün içinde yaklaşık yüzde 10 arttığı belirtildi. Uzmanlar, bu askeri yığınağın Beyaz Saray'dan gelebilecek olası bir operasyon emrine karşı hızlı bir destek kapasitesi sağlamak ve aynı zamanda diplomatik baskıyı artırmak amacını taşıdığını ifade ediyor.
Küresel Piyasalarda Jeopolitik Risk Algısı Yükseliyor
Bölgedeki askeri hareketlilik, küresel piyasalarda jeopolitik risk algısını artırırken, enerji piyasalarında arz güvenliği endişeleri fiyatları yukarı yönlü destekliyor.
Petrol fiyatları, şubat ayının son işlem gününde yaklaşık yüzde 3 artarak 73,12 dolara çıkarak Haziran 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varili ise yüzde 2,7 artışla yaklaşık 67,22 dolardan işlem gördü.
Bölgede gerilimin artması durumunda enerji piyasalarında dalgalanmaların artması beklenirken, uzmanlar ABD'nin düşük petrol fiyatlarını destekleyen politikaları nedeniyle İran'a yönelik bir askeri müdahalenin küresel piyasalarda kalıcı ve yüksek fiyat baskısı oluşturabileceği riskini göze alamayacağını belirtiyor.
Petrol Fiyatlarında Olası Saldırıda Yüzde 10 Artış Bekleniyor
Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan petrol fiyat artışlarının kalıcı olmayacağını düşündüğünü belirterek, "ABD yönetiminin, istihdam ve tüketici harcamaları üzerindeki olası baskılar nedeniyle petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde kalmasına izin vereceğini sanmıyorum." dedi.
Rizvi, piyasalardaki şok etkisinin saldırının şiddeti ve kapsamına bağlı olacağını ifade ederek, "Petrol fiyatlarındaki artış, enerji altyapısının hedef alınıp alınmamasına bağlı olacak. Olası bir saldırıda ABD'nin enerji altyapısını hedef almaktan kaçınacağını düşünüyorum. Ancak bu durumda bile petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10'luk bir artış görülebilir. Eğer saldırı çok sınırlı kalırsa, pazartesi günü petrol fiyatlarında düşüş de yaşanabilir. Küresel hisse senetlerindeki satış baskısı da saldırının niteliği ve şiddetine bağlı olacaktır. Piyasaların önemli bir kısmı zaten olası bir saldırıyı fiyatlıyor. Bu nedenle sert bir dalgalanma için beklenenden daha büyük bir tırmanış gerekir. Bununla birlikte, önümüzdeki günlerde belirsizlik nedeniyle küresel piyasalarda satış baskısı görülebilir." diye konuştu.
Rizvi, Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda fiyatların çok yükselebileceğine dikkat çekerek, "Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda petrol fiyatları varil başına 150 dolara kadar çıkabilir, küresel büyüme yaklaşık yüzde 1,5 baskı altında kalabilir, altın fiyatları 6 bin 500 doların üzerine yükselebilir ve ABD enflasyonu yeniden yüzde 4,5 seviyesine yaklaşabilir." ifadelerini kullandı.
Orta Doğu'da uzun süreli bir çatışmanın en fazla gelişmekte olan piyasaları etkileyeceğini vurgulayan Rizvi, "Gelişmekte olan ülkelerde enerji bağımlılığı bazı durumlarda yüzde 80-95 seviyelerine ulaşıyor. Bu tablo, gıda enflasyonu ve yaşam maliyeti krizini daha da derinleştirebilir. Çatışmanın diğer bölgesel aktörleri kapsayacak şekilde genişlemesi, özellikle Suudi Arabistan ve İsrail'in sürece dahil olması halinde, piyasalar bölgesel savaş riskini fiyatlamaya başlayabilir." değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!