ABD-İran Gerilimi Altın, Petrol ve Bakır Fiyatlarını Etkiliyor
ABD-İran gerilimi, emtia fiyatlarını etkiliyor. JPMorgan altın beklentisini güncelledi, Brent petrol yükseldi. Jeopolitik riskler piyasaları şekillendiriyor.
JPMorgan, altın fiyatlarına dair uzun vadeli beklentisini 4 bin 500 dolara yükseltti ve 2026 sonu için 6 bin 300 dolarlık tahminini muhafaza etti. Brent petrol, jeopolitik risklerin etkisiyle haftayı 73 dolar seviyesinde kapatarak Haziran 2025'ten bu yana en yüksek düzeyine çıktı.
Hafta boyunca küresel risk algısı, özellikle ABD ile İran arasındaki gelişmelerin etkisiyle şekillenirken ABD'nin ticaret politikalarında hukuki zeminin tartışılması da fiyatlamalarda belirleyici oldu.
ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump yönetiminin geniş kapsamlı tarifeleri dayandırdığı Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nın (IEEPA) tarife koyma yetkisi vermediğine hükmetti. Bu kararın ardından Washington, yeni tarife mekanizmasına yönelerek piyasada belirsizliği artırdı.
Trump, 1974 Ticaret Yasası'nın 122'nci maddesi kapsamında küresel tarifeyi 150 gün süreyle yüzde 10'dan yüzde 15'e yükselteceğini açıkladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamalarda geçici tarife oranının artırılması için hazırlıkların sürdüğü belirtildi.
Jeopolitik cephede ise ABD ile İran arasında 26 Şubat 2026'da İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılan görüşmeler ve gelecek hafta Viyana'da teknik düzeyde devam etmesi beklenen nükleer müzakereler, piyasaların kapanışından sonra askeri tırmanışa dönüştü. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemesiyle birlikte gerilim arttı.
ABD-İran görüşmelerinde bazı konularda anlaşmazlıkların devam ettiğine işaret eden açıklamalar, yatırımcıların tedirginliğini artırdı.
Görüşmelerden somut bir sonuç alınamaması ve ABD'nin olası saldırılarını engelleyecek adımların atılmaması, jeopolitik risklerin artabileceği kaygılarını canlı tutarak yatırımcıları güvenli liman varlıklara yönlendirdi.
ORTA DOĞU'DA JEOPOLİTİK RİSK ALGISI ARTTI
BM Güvenlik Konseyi'nin acil toplantı kararı alması, Hürmüz Boğazı'ndan enerji sevkiyatına dair endişelerin artması ve bazı sevkiyatların askıya alındığına dair haberler, Orta Doğu'da jeopolitik risk algısını yükseltti.
Gelecek hafta, yatırımcıların odağı, askeri gerilimin enerji arzı, deniz taşımacılığı ve petrol fiyatları üzerindeki kalıcı etkileri ve tarafların diplomatik kanalları tekrar açıp açamayacağı olacak.
Viyana'da yapılması planlanan teknik temaslara dair mesajlar ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat akışına dair gelişmeler, küresel piyasalarda risk iştahı ve güvenli liman talebi açısından belirleyici olabilir.
İran ve ABD arasındaki devam eden gerilim ve nükleer müzakerelerin yanı sıra Afganistan ve Pakistan arasında başlayan çatışmalar da risk algısını artıran diğer unsurlar arasında yer aldı.
Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, Pakistan ile karşılıklı düzenlenen saldırılarda 13 Afgan askerinin öldüğünü ve 22'sinin yaralandığını duyurdu.
Pakistan ordusu ise Afganistan ile karşılıklı saldırılarda 12 Pakistan askerinin hayatını kaybettiğini ve 27 askerin yaralandığını açıkladı.
Pakistan Enformasyon Bakanlığı, ülkede son dönemdeki bombalı saldırıların ardından Afganistan ile sınır hattında "terör kampı" olarak nitelendirdiği 7 noktanın hedef alındığını bildirmişti.
Haftanın son gününde ABD Başkanı Trump, Pakistan'ın iyi bir iş çıkardığını değerlendirdi.
EMTİA FİYATLAMALARINDA MAKROEKONOMİK VERİLERİN ETKİSİ
Makroekonomik veri akışı, emtia fiyatlamalarında belirleyici olmaya devam etti. ABD'de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ocakta aylık bazda yüzde 0,5 artarken, çekirdek ÜFE yüzde 0,8 yükseldi.
Veriler, tarife kaynaklı maliyet geçişkenliğine ilişkin endişeleri canlı tutarken faiz indirimlerinin zamanlamasına dair beklentilerin temkinli kalmasına neden oldu.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, gıda enflasyonunun tüketici algısı açısından kritik olduğunu belirterek, gıda enflasyonunun 2026 sonlarına doğru yüzde 2 seviyesinin "bir miktar üzerinde" dengeleneceğini söyledi.
Çin Merkez Bankası (PBoC), yuanın hızlı değer kazanımını yavaşlatmak için döviz vadeli işlemlerindeki risk rezerv oranını 2 Mart'ta yüzde 20'den sıfıra indirdi.
Bu gelişmeler sonrası ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 3,96 seviyesinde tamamlarken dolar endeksi yüzde 0,2 düşüşle 97,6'ya geriledi.
DEĞERLİ METALLERDE GÜVENLİ LİMAN TALEBİ ÖNE ÇIKTI
Değerli metallerin fiyatlamaları, tarife belirsizliği ve ABD-İran hattındaki risklerin güvenli liman talebini artırmasıyla şekillendi.
Hafta başında altının ons fiyatı, tarife rejimine dair belirsizliklerle güvenli liman talebinden destek buldu. ABD-İran nükleer görüşmelerinin üçüncü turuna odaklanılması ve jeopolitik tansiyonun yüksek kalması altını destekledi.
Bu gelişmelerle altının onsu, 5 bin 264 dolara ulaşarak ocak sonundan bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Analistler, tarife belirsizliğinin "enflasyon-kanalı" üzerinden faiz patikasını etkileyebileceğini, jeopolitik risklerin ise değerli metallerde fiyatları desteklemeye devam ettiğini belirtti.
JPMorgan, uzun vadeli altın fiyat beklentisini 4 bin 500 dolara yükseltirken 2026 sonu için 6 bin 300 dolar tahminini korudu.
Değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 10,9, platinde yüzde 9,5, paladyumda yüzde 2,3 ve altında yüzde 3,6 değer kazandı.
BAZ METALLER TARİFE ENDİŞELERİ FİYATLANDI
Baz metallerde fiyatlamalar, ABD'nin ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve tedarik zinciri dinamikleriyle şekillendi.
Bakır tarafında, metalin enerji dönüşümü ve savunma sanayisinde artan kullanımı "stratejik metal" söylemini güçlendirdi.
ABD'nin 2025 boyunca 1,4 milyon ton rafine bakır ithal ederek yıllık bazda yaklaşık 730 bin ton artış kaydetmesi, talep görünümüne ve olası tarife riskine karşı yapılan stoklamayı işaret etti.
Chicago Mercantile Exchange'in (CME) depolarındaki stok artışı ve ABD'de biriken metal miktarı yatırımcıların odağında yer alırken vadeli işlemlerde ABD fiyatlarının Londra Metal Borsası'na (LME) kıyasla primli seyretmesi, tarife riskinin tamamen ortadan kalkmadığına yönelik beklentileri canlı tuttu.
Analistler, baz metallerde kısa vadede ticaret politikalarına dair haber akışının fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edebileceğini ifade etti.
LME, pozisyon limitlerine ilişkin kurallarda değişiklik öngören bir danışma süreci başlattı. LME, 6 Temmuz itibarıyla pozisyon limitlerinin belirlenmesi ve izlenmesine dair sorumluluğun düzenleyiciden borsalara geçeceği yeni rejime uyum kapsamında, piyasa bütünlüğünü güçlendirmeyi hedefliyor.
Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar, nikelde yüzde 1,5, bakırda yüzde 2,2, alüminyumda yüzde 1,5 değer kazanırken çinkoda yüzde 1,7 ve kurşunda yüzde 0,1 azaldı.
PETROL FİYATLARI JEOPOLİTİK RİSKLERDEN DESTEK BULDU
Enerji emtialarında haftanın ana belirleyicisi, ABD-İran müzakereleri etrafında şekillenen jeopolitik risk endişeleri oldu.
Brent petrol, jeopolitik risklerin etkisiyle haftayı 73 dolar seviyesinde kapatarak Haziran 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı gün ABD'de ham petrol stoklarının 16 milyon varil arttığı açıklandı.
Stok artışı beklentileri aşmasına rağmen Orta Doğu'da olası bir askeri gerilimin arzı sekteye uğratabileceği endişesi fiyatlar üzerinde etkili oldu ve fiyatlamalarda değer kaybını engelledi.
İngiltere merkezli küresel bankacılık ve finansal hizmetler grubu Barclays, olası bir arz kesintisinin boyutuna bağlı olarak Brent petrol fiyatlarının 80 dolara yükselebileceğini belirtti. Banka, günlük yaklaşık 1 milyon varillik arz kesintisinin piyasada "arz fazlası" anlatısını zayıflatabileceğini ve fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini kaydetti.
Goldman Sachs da OECD ticari petrol stoklarındaki görünümü gerekçe göstererek 2026 yılına ilişkin petrol fiyat tahminlerini yukarı yönlü güncelledi. Banka, stoklardaki sıkılaşmanın ve arz tarafındaki risklerin fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edeceğine işaret etti.
Doğal gaz tarafında ABD'de hava koşullarına bağlı talep beklentileri izlenirken arz artışı ve Çin'in spot talebindeki zayıflama fiyatlamalarda etkili oldu.
Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 2,5 artarken New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın MMBtu cinsinden fiyatı yüzde 5,9 değer kaybetti.
TARIM EMTİALARI KARIŞIK SEYRETTİ
Tarım emtialarında tamamlanan haftada fiyatlamalarda, ABD kaynaklı dış ticaret politikalarına dair gelişmeler, ihracat verileri ve arz akışına dair riskler öne çıktı.
ABD Gümrük ve Sınır Koruma Kurumu (CBP), Yüksek Mahkeme kararının ardından bazı tarife kalemlerinin tahsilatını durduracağını duyurdu, bu gelişmenin ticaret akışına etkileri izlendi.
Buğday tarafında Hindistan'da olağandışı sıcaklık beklentileri, verim riskleri üzerinden yakından takip edildi.
Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 1,9, soya fasulyesinde yüzde 1,5, pirinçte yüzde 2,2 ve mısırda yüzde 1,9 yükseldi.
ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 0,36 artarken kahvede yüzde 1,98, pamukta yüzde 0,11 azaldı. Kakaonun ton başına fiyatı haftayı yüzde 8,81 düşüşle tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!