ABD-İran Geriliminde Sıcak Çatışma: Körfez’de Altyapı Tesisleri ve Tankerler Hedefte
ABD ve İran arasındaki gerilim tırmanıyor. Karşılıklı saldırılarda askeri üsler, enerji nakil hatları ve petrol tankerleri hedef alınırken can kayıpları artıyor.
ABD ile İran arasında sağlanan geçici mutabakata rağmen, Orta Doğu yeni bir şiddet sarmalının içine sürükleniyor. Tarafların karşılıklı hamleleri askeri sınırları aşarak sivil altyapı tesislerini ve stratejik enerji hatlarını hedef almaya başladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın askeri lojistik ağlarını, gözetleme noktalarını ve denizcilik kabiliyetlerini hedef alan kapsamlı bir harekat yürüttüğünü açıklarken; İran ise Körfez’deki petrol taşımacılığını ve ABD üslerini hedef alarak yanıt veriyor. Bu kapsamda ABD ordusu, Hürmüzgan eyaletinde 2 köprü ve 1 tünele hava saldırısı düzenledi. Bu operasyon, ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkesin sona erdiğini ilan etmesinden bu yana gerçekleştirilen yedinci saldırı olarak kayıtlara geçti.

Körfez’de Enerji Hatları Vuruluyor: Tankerler ve Tesisler Alevler İçinde
İran’ın Körfez ülkelerindeki kritik altyapı tesislerine yönelik saldırıları bölgede büyük bir enerji krizini tetikliyor. Kuveyt’te bulunan bir elektrik ve su santralinde İran saldırısı sonucu yangın çıkarken, Kuveyt Petrol Şirketi de stratejik öneme sahip bir petrol tesisinin ağır hasar gördüğünü duyurdu. Bahreyn’de sivilleri hedef alan saldırıların yanı sıra, İran Devrim Muhafızları Ordusu, Bahreyn’deki ABD askeri üssünü ve bağlantı köprülerini insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığını açıkladı. Hürmüz Boğazı’nda da sular durulmuyor. Devrim Muhafızları, boğazın güneyindeki mayınlı bölgeden geçmeye çalışan iki petrol tankerinin patlatılarak ateşe verildiğini iddia etse de bu iddia Washington tarafından yalanlandı. İran tarafı, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş izni kurallarına uymayan dört gemiyi durdurmak amacıyla füze ve İHA kullandığını ilan etti.
Ürdün’deki ABD Üssüne Saldırı: Can Kayıpları ve Siyasi Tepkiler
Bölgedeki çatışmaların bilançosu ağırlaşırken CENTCOM, 17 Temmuz’da Ürdün’deki askeri üsse düzenlenen İran menşeli balistik füze ve İHA saldırısında 2 ABD askerinin hayatını kaybettiğini, 1 askerin kayıp olduğunu ve 4 askerin de yaralandığını duyurdu. Yaşanan bu kanlı gelişmenin ardından İran lideri Mücteba Hamaney sert bir açıklama yaparak, ABD ile imzalanan mutabakat zaptının ihlal edilmesinden Washington'ı sorumlu tuttu. Hamaney, "Büyük Şeytan’ın mutabakatı yeniden çiğnemesi, ABD Başkanı’nın imzasının ne kadar değersiz ve geçersiz olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır" ifadelerini kullanarak, direniş cephesinin ABD'ye unutulmaz bir ders vereceğini savundu. Öte yandan Tahran’da diplomatik çözüm yanlısı olan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkedeki radikal muhafazakarların ağır baskısı altında. CNN'in haberine göre, Hamaney'in cenaze töreninde "yumuşak darbe" yapmakla suçlanan Arakçi, töreni erken terk etmek zorunda kaldı. Bölgedeki bir diğer kritik gelişme ise Suriye'den geldi; Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, İran'ın Kuveyt, Umman, Bahreyn, Ürdün ve Irak'ın kuzeyine yönelik operasyonlarını sert bir dille kınayarak, bu saldırıların devlet egemenliğinin açık bir ihlali olduğunu vurguladı.

Yemen’de Seferberlik ve Hürmüz’ü Devre Dışı Bırakacak Stratejik Petrol Hamlesi
Yemen’de meşru hükümet ile İran destekli Husiler arasında patlak veren "İran uçağı krizi", ülkeyi yeniden topyekun bir savaşın eşiğine getirdi. Yemen Başkanlık Konseyi, Husilerin kontrolündeki devlet kurumlarını geri almak için askeri operasyon sinyali verirken, Husiler ise başkent Sana başta olmak üzere birçok şehirde on binlerce kişinin katılımıyla gövde gösterisi yaparak genel seferberlik ilan etti. Yaşanan bu küresel enerji güvenliği riskine karşı Irak ve Suriye, Washington’da stratejik bir anlaşmaya imza attı. İki ülke arasında 2003 yılında ABD'nin Irak'ı işgali sırasında tahrip olan ve atıl durumda kalan Kerkük-Suriye ham petrol boru hattının yeniden inşası için mutabakat sağlandı. İmza töreninde konuşan ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, bu hattın faaliyete geçmesiyle birlikte Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji arzındaki hayati rolünün ikinci plana düşeceğini ve bölge için yeni bir alternatif yaratılacağını vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!