ABD ve İran Arasında Anlaşma Umudu Artıyor
ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı'nda bir anlaşmaya varılmak üzere olduğu iddia ediliyor. Trump, müzakerelere şans tanımak için operasyonlara ara verdi.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'ndaki Özgürlük Projesi'ni müzakerelere yer açmak amacıyla kısa süreliğine durdurduğunu duyurdu. Bu gelişmenin, iki ülke arasında bir anlaşmaya varılmasını daha olası kıldığı belirtiliyor.
Trump, önceki açıklamalarında, "Pakistan ve diğer ülkelerden gelen talepler doğrultusunda, İran'a karşı yürüttüğümüz operasyonlarda elde ettiğimiz büyük askeri başarılar ve İran temsilcileriyle nihai bir anlaşmaya varma konusunda kaydedilen önemli gelişmeler nedeniyle, abluka tamamen devam etmekle birlikte, nihai bir anlaşma sağlanıp sağlanamayacağını görmek için Özgürlük Projesi'nin kısa bir süreliğine durdurulmasına karar verdik" ifadelerini kullanmıştı.
Mutabakat Taslağı Hazır
Amerikan basınında yer alan haberlere göre, iki ülke bir mutabakat zaptı imzalamaya oldukça yakın. Axios'un Beyaz Saray kaynaklarından aldığı bilgilere göre, Washington, İran'dan 48 saat içinde mutabakat zaptı hakkında yanıt bekliyor. ABD'li yetkililer, henüz resmi bir anlaşmaya varılmasa da, bu durumun savaşın başlangıcından bu yana en yakın noktada olduğunu belirtiyorlar.
Tek sayfalık ve 14 maddelik taslak mutabakat zaptında, İran'ın nükleer zenginleştirme faaliyetlerini durdurma taahhüdüne karşılık, ABD'nin yaptırımları kaldırmayı ve dondurulmuş İran fonlarını serbest bırakmayı kabul ettiği belirtiliyor.
Mutabakat zaptının mevcut haliyle, bölgedeki savaşı sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı'nın açılması, İran'ın nükleer programının sınırlandırılması ve ABD yaptırımlarının kaldırılması için 30 günlük bir müzakere sürecinin başlamasını öngördüğü ifade ediliyor. ABD'li bir yetkili, bu 30 günlük müzakere dönemi boyunca İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan gemi geçiş kısıtlamalarının ve ABD'nin deniz ablukasının kademeli olarak kaldırılacağını öne sürdü.
Kaynaklara göre, İran'ın nükleer programını askıya almayı öngören moratoryumun süresi 12 ila 15 yıl arasında değişebilir. ABD, İran'ın zenginleştirme konusunda bir ihlalde bulunması durumunda moratoryumun uzatılmasını öngören bir madde eklemek istiyor. Ayrıca, ABD'nin İran'dan BM müfettişleri tarafından yapılacak ani denetimleri kabul etmesini istediği ifade ediliyor.

Trump'tan Sert Uyarı
Diğer yandan, Trump dün yaptığı açıklamada İran'ı, "Anlaşmayı kabul etmezse, çok daha yoğun bir bombardımana maruz kalacağı" konusunda uyardı.
Trump, "İran'ın, üzerinde anlaşılan koşulları kabul edeceğini varsayarsak, zaten efsanevi olan Destansı Öfke Operasyonu sona ermiş olacak. Abluka son derece etkili olacak ve Hürmüz Boğazı'nın İran dahil herkese açık olmasını sağlayacak" ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, İran'ın kabul etmemesi halinde "bombardımanın daha önceki saldırılardan çok daha yoğun olacağını" belirtti. New York Post'a verdiği röportajda ise, İslamabad'daki yüz yüze müzakerelere ne zaman dönülebileceği sorusuna "Henüz erken" yanıtını verdi. ABD Başkanı, İran'ın bir anlaşmaya varmayı çok istediğini belirterek, "Son 24 saatte İran'la oldukça verimli görüşmeler yaptık ve bir anlaşmaya varmamız çok muhtemel" dedi. Trump daha önce "İran ile anlaşma yolunda büyük ilerleme var" diyerek Hürmüz'deki operasyona ara verildiğini açıklamıştı.
İran'dan Yanıt Bekleniyor
İran Devrim Muhafızları'ndan olumlu sinyaller geldi. Devrim Muhafızları Donanması, "ABD'den gelen tehditlerin sona ermesiyle birlikte Hürmüz Boğazı'nda güvenli ve istikrarlı geçişin sağlanabileceğini" açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, Washington'ın 14 maddelik barış teklifini "değerlendirdiklerini" ve "İran, bunun ardından görüşlerini Pakistan tarafına iletecek" dedi.
Ancak İran basını, Tahran-Washington'un anlaşmaya yakın olduğu iddialarının doğru olmadığını ve İran'ın "bazı kabul edilemez maddeler içeren" teklife henüz yanıt vermediğini bildirdi.
Fransa ve İngiltere'nin Deniz Güvenliği Planı
Fransa ve İngiltere, Hürmüz Boğazı'nda güvenliği artırmak amacıyla çok uluslu bir deniz misyonu hazırlıklarına hız verdi. Fransız Donanması'na ait nükleer uçak gemisi Charles de Gaulle ve bağlı gemiler, Süveyş Kanalı'nı geçerek Kızıldeniz'in güneyine doğru ilerliyor.
İki ülkenin öncülüğünde şekillenen plan, bölgedeki ticari gemi trafiğini korumayı ve olası tehditlere karşı hızlı müdahale kapasitesi oluşturmayı amaçlıyor. Fransız Savunma Bakanlığı, Charles de Gaulle uçak gemisi görev grubunun, Fransa ve İngiltere'nin yanı sıra diğer ülkelerin katılımıyla oluşturulacak çok uluslu deniz güvenliği girişimine destek amacı taşıdığını belirtti.
CENTCOM'dan Açıklama
Fransız nakliye şirketi CMA CGM, Malta bandıralı San Antonio adlı konteyner gemisinin Hürmüz Boğazı'nda saldırıya uğradığını doğruladı. Yaralananların tahliye edilerek tedavi altına alındığı bildirildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise, İran bandralı M/T Hasna adlı yüksüz petrol tankerine ABD ordusuna ait bir savaş uçağından ateş açıldığını açıkladı.
Çin'den Girişim Bekleniyor
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çeşitli ülkelerle diplomatik istişarelerin devamı kapsamında Çin'in başkenti Pekin'i ziyaret etti ve burada mevkidaşı Vang Yi ile görüştü. Çin, "Hürmüz Boğazı'nın acilen yeniden açılmalı" mesajı verirken, Vang, "Gerilimleri azaltma çabalarımızı sürdürmeye hazırız. Tam bir ateşkesin sağlanması gerekli ve kaçınılmazdır. Bölge kritik bir dönüm noktasından geçiyor ve iki taraf arasında doğrudan görüşmeler şart" ifadelerini kullandı. Arakçi ayrıca Suudi Arabistanlı mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin'in Tahran ile yakın ilişkilerini kullanarak Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için devreye girmesi gerektiğini belirtti.
İsrail'in Gözleri İran'da
Tahran ile Washington arasında bir anlaşmaya varma umudu artarken, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'den dikkat çekici bir açıklama geldi. Zamir, ABD ordusuyla iş birliği içinde olduklarını ve İran'da "vurulmaya hazır bir dizi hedef" belirlediklerini söyledi. Zamir, üst düzey komutanlarla yaptığı durum değerlendirmesinde, İran'a yönelik saldırılara yeniden başlamak için yüksek alarm durumunda olduklarını belirtti. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz ise ateşkesin ardından Lübnan'ın başkenti Beyrut'a ilk kez saldırı düzenlediklerini açıkladı. İsrail basını, saldırıda Hizbullah'a bağlı Rıdvan Güçleri'nin komutanı Malik Balut'un öldürüldüğünü iddia etti.

İran'dan Daha Fazla Saldırı İddiası
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısıyla başlayan savaşta, İran'ın bölgedeki ABD askeri tesislerine ait en az 228 hedefi vurduğu ve bu sayının ABD hükümetinin daha önce açıkladığından çok daha yüksek olduğu öne sürüldü.
İran devletine bağlı medya kuruluşlarının yayımladığı ve "Washington Post" tarafından doğrulanan görüntü analizlerine dayanan haberde, "İran'ın hava saldırıları savaşın başlamasından bu yana Orta Doğu'daki ABD askeri tesislerinde en az 228 yapıyı veya ekipmanı hasara uğrattı veya imha etti" denildi. Haberde, "Hangarlar, kışlalar, yakıt depoları, uçaklar ve önemli radar, iletişim ve hava savunma ekipmanları, (İran tarafından) hedef alındı. Yıkımın boyutu, ABD hükümeti tarafından kamuoyuna açıklanandan veya daha önce bildirilenlerden çok daha büyük" ifadelerine yer verildi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!