ABD ve İran Arasında Karşılıklı Saldırılar: Orta Doğu’da Çatışma Dönemine Hızlı Dönüş
ABD ve İran arasındaki askeri gerilim tırmanırken, CENTCOM operasyonlarını tamamladığını açıkladı. İran ise bölge ülkelerindeki hedeflere misilleme yaptı.
Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki askeri hareketlilik ve karşılıklı misillemeler, Orta Doğu'daki tansiyonu yeniden zirveye taşıdı. Bölgedeki güvenlik dengeleri, Ağustos ayı öncesindeki kritik çatışma ortamına geri döndü. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), son hava operasyonlarının başarıyla tamamlandığını duyurdu. Amerikalı askeri yetkililer, gerçekleştirilen bu bombardımanlar sayesinde İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki saldırı potansiyelinin ciddi oranda zayıflatıldığını iddia etti. Yapılan açıklamada, ticari gemilere yönelik tehdit seviyesinin düşürülerek küresel deniz ticareti için en az bir aylık bir güvenlik penceresi açıldığı savunuldu. Diğer yandan İran yerel kaynakları; Keşm Adası, Sirik şehri, kritik liman kenti Bender Abbas, güney kıyısında yer alan Asuliye, Çabahar ve Kunarek bölgelerinde güçlü patlama seslerinin yankılandığını aktardı. Kirman eyaletinde konumlanan Ciroft Havaalanı’nın da doğrudan hedef alındığı bildirilirken, saldırılar sonucunda İran genelindeki can kaybının 18’e ulaştığı açıklandı.
Sivil Kayıplar ve Yeni Tanker Politikası
Operasyonlar sırasında Sirik ilçesinde meydana gelen bir olay, uluslararası kamuoyunda tartışmalara yol açtı. ABD hava saldırılarından birinin, bir düğün merasiminin yapıldığı binaya isabet ettiği belirtildi. Konuyla ilgili açıklama yapan CENTCOM, "ABD ordusu sivilleri asla hedef almaz" savunmasını yaptı. Binanın sahibi Ali Malahi ise İran devlet televizyonuna verdiği demeçte, saldırı anında yapıda bulunan herkesin sivil davetlilerden oluştuğunu vurguladı ve binaya büyük bir şarapnel parçasının isabet ettiğini doğruladı. Bu sırada, ABD Deniz Kuvvetleri’nin uygulamaya koyduğu yeni "tankere tanker" doktrini çerçevesinde, İran’a ait iki petrol tankerini vurduğu öne sürüldü. Bu hamlenin, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndan geçen uluslararası tankerleri hedef almasını engellemek ve caydırıcılık sağlamak amacıyla yapıldığı ifade ediliyor.
İsrail Teyakkuzda: "Uçaklarımız Kalkışa Hazır"
Bölgesel kriz derinleşirken İsrail cephesinden de sert açıklamalar geldi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Washington’ın Tahran üzerindeki ekonomik yaptırımları ve baskıyı artırmasıyla birlikte, İran’ın İsrail topraklarına doğrudan saldırma ihtimalinin her geçen gün yükseldiğini belirtti. Katz, "Uçaklarımız her an havalanmaya hazır durumda bekliyor" diyerek askeri hazırlık düzeyine dikkat çekti. İsrailli Bakan, olası bir saldırının eylül ayında kutlanacak olan kutsal Yahudi bayramları döneminde gerçekleşebileceğini iddia etti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise İran ile olan mücadelenin henüz sona ermediğini belirterek, yakın gelecekte İran’daki mevcut rejimin çökeceğini öne sürdü.
USS Abraham Lincoln 250 Gün Sonra Karada
Aylardır zorlu görev koşulları ve personelin yaşam standartları üzerinden tartışılan USS Abraham Lincoln uçak gemisi, dokuz aylık kesintisiz görev süresinin ardından ilk liman ziyaretini gerçekleştirdi. Çarşamba günü Tayland kıyılarına demirleyen dev gemide görevli yaklaşık 5 bin askeri personel, tam 250 gün sonra ilk kez karaya ayak basma fırsatı buldu. ABD’li denizciler, Vietnam Savaşı döneminden bu yana Amerikan askerlerinin geleneksel dinlenme ve eğlence merkezlerinden biri olan Tayland’ın ünlü Pattaya tatil beldesine akın etti.
İran’ın Misillemesi ve Trump’ın "Trump Boğazı" Önerisi
Tüm bu gelişmelere karşın İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın doğrudan ve sert uyarılarını dikkate almayarak misilleme saldırılarını başlattı. Tahran; Ürdün, Bahreyn, Kuveyt ve Irak’taki çeşitli stratejik noktaları hedef aldı. Ürdün askeri yetkilileri, ülke hava sahasını ihlal eden 13 balistik füzeden 10’unun hava savunma sistemleriyle imha edildiğini, kalan 3 füzenin ise boş arazilere düştüğünü açıkladı. Yaşanan güvenlik krizi nedeniyle bazı uluslararası havayolu şirketleri Ürdün uçuşlarını askıya aldı. Kuveyt hükümeti, İran kaynaklı insansız hava araçları (İHA) ve füze tehditlerine karşı vatandaşlarını uyararak ulusal hava savunma sistemlerinin aktif hale getirildiğini bildirdi. Bahreyn de benzer şekilde İran’dan gönderilen İHA’ların hava savunma unsurlarınca engellendiğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Ordusu ise Kuveyt’te bulunan Ali es-Salim Hava Üssü ile Irak’ın Erbil kentindeki ABD askeri üslerinin başarıyla vurulduğunu iddia etti. Trump ise İran’ın yeni bir adım atması durumunda çok daha yıkıcı saldırılar düzenleyeceklerini belirterer, Washington’ın elindeki en büyük askeri kartları henüz oynamadığını hatırlattı.
Gerilimin bir diğer boyutu ise Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımlarıyla şekillendi. Hürmüz Boğazı’ndaki duruma değinen Trump, bölgenin tamamen ABD kontrolünde olduğunu savunarak, "Hürmüz Boğazı artık bizim denetimimizde olduğuna göre, buranın adını 'Trump Boğazı' olarak değiştirmeli miyiz? Tıpkı Amerika gibi, eskisinden çok daha popüler bir isim olurdu" ifadelerini kullandı. Oval Ofis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı, tehditkar üslubunu sürdürerek İran’a istedikleri her an yeniden askeri harekat düzenleyebileceklerini söyledi. Trump, "Arada bir İHA düşürüyorlar ancak boğaz üzerindeki mutlak kontrolümüz ve hakimiyetimiz son derece nettir" şeklinde konuştu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!