AB’ye Mektup: İsrail ile İşbirliği Askıya Alınsın
60'tan fazla kuruluş, İsrail ile AB ortaklık anlaşmasının askıya alınmasını talep eden bir mektupla AB'ye seslendi.
Avrupa Birliği'ne (AB) gönderilen bir mektupta, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve üye ülkelerin dışişleri bakanlarına hitap edildi.
Mektupta, İsrail'in Filistin'de uyguladığı baskı ve ilhak politikalarının yanı sıra Filistin ve Lübnan'daki uluslararası hukukun ihlalleri dile getirilerek, AB'nin Eylül 2025'te öngördüğü yaptırımların uygulanması talep edildi.
Bu bağlamda, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması, yasa dışı yerleşimlerle ticaretin yasaklanması ve İsrail'e silah ve malzeme transferlerinin durdurulması çağrısı yapıldı.
Mektupta, AB'nin Haziran 2025'te İsrail'in anlaşmanın 2. maddesini ihlal ettiğini tespit ettiği hatırlatıldı. Bu madde, insan hakları ve demokratik ilkelerin anlaşmanın temel unsurları olduğunu belirtiyor.
İsrail'in hem kendi topraklarında hem de işgal altındaki bölgelerdeki uygulamalarının bu ihlali derinleştirdiği ve geniş çaplı insani sonuçlar doğurduğu vurgulandı.
İsrail parlamentosunun geçtiğimiz ay kabul ettiği idam cezası yasasına da değinilen mektupta, bu düzenlemenin Filistinlileri hedef aldığı ve yaşam hakkı ile adil yargılanma hakkını ihlal ettiği belirtildi.
Ayrıca, bu yasa değişikliğinin Filistinlilere karşı ayrımcı politikaların bir parçası olduğu ve Uluslararası Adalet Divanı'nın Temmuz 2024 tarihli görüşüne atıf yapıldı.
Mektupta, Batı Şeria'da İsrail'in ilhak politikalarını hızlandırdığı, Filistinlilere yönelik baskı ve ihlallerin arttığı, hareket kısıtlamalarının genişletildiği, yeni kontrol noktaları kurulduğu ve yerleşimci şiddetinin arttığı kaydedildi.
Birleşmiş Milletler'in (BM) verilerine göre, İsrail güçleri ve yerleşimcilerin Filistinliler arasında can kayıplarına yol açtığı ifade edildi.
Mektupta, İsrail'in gözaltı uygulamaları da ele alınarak, binlerce Filistinlinin yargılanmadan tutulduğu ve çocukların da bu süreçten etkilendiği belirtildi.
Gözaltı koşullarında kötü muamele ve işkenceler yapıldığı, Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin bu merkezlere erişiminin sağlanmadığı ifade edildi.
Gazze Şeridi'nde devam eden insani kriz vurgulandı ve İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı'nın bağlayıcı kararlarına uymadığı belirtildi. BM Soruşturma Komisyonu ve diğer kuruluşların değerlendirmelerine göre bölgede ciddi ihlallerin sürdüğü kaydedildi.
Mektupta, Ekim 2025'te ilan edilen ateşkese rağmen can kayıplarının devam ettiği, saldırıların sürdüğü ve insani yardım kuruluşlarının faaliyetlerinin kısıtlandığı ifade edildi.
Lübnan'da ise İsrail'in askeri operasyonları nedeniyle yerinden edilmelerin yaşandığı ve sivil altyapı ile sağlık tesislerinin hedef alındığı belirtildi.
AB'nin İsrail politikalarına ilişkin açıklamalarının somut sonuçlar doğurmadığı, bazı üyelerin yasa dışı yerleşim ürünlerine kısıtlama getirme girişimlerinden bahsedildi.
Mektupta, AB Konseyi'nde AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın ticari hükümlerinin askıya alınmasına yönelik nitelikli çoğunluğun sağlanamadığı ve bu durumun insan hakları maddesinin uygulanabilirliğini zayıflattığı ifade edildi.
Kuruluşlar, AB ve üye ülkelerin İsrail'e yönelik silah, mühimmat ve çift kullanımlı ürün transferlerini derhal askıya alması gerektiğini belirtti ve bunun uluslararası hukuk ve AB düzenlemeleri kapsamında bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Mektupta, bu taleplerin siyasi bir tercih değil, hukuki bir yükümlülük olduğu belirtilerek, Filistin ve Lübnan halkları için somut adımlar atılması çağrısında bulunuldu.
Bu mektuba, 15 uluslararası ve 49 ülke bazlı kuruluş imza attı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!