Ahbap Soruşturmasında Tutuklanan Ece Güner’den Şok Mektup: "Haluk Levent Bana 1 Yıl Boyunca Kan Kusturdu"
Ahbap soruşturmasında tutuklanan avukat Ece Güner, cezaevinden gönderdiği mektupta Haluk Levent ile yaşadığı 1.5 milyon dolarlık borç krizini ve çarpıcı detayları paylaştı.
Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilen avukat Ece Güner, avukatları aracılığıyla kamuoyuna seslendi. Sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan 6 sayfalık detaylı mektubunda, kanser tedavisi gördüğü zorlu süreci ve aile yaşantısını anlatan Güner, ünlü sanatçı Haluk Levent ile yollarının nasıl kesiştiğini ve sonrasında yaşanan çarpıcı olayları ilk kez gün yüzüne çıkardı. Kendisini başarılı bir hukukçu olarak tanımlayan Güner, kurnazlığa yatkın bir zekaya sahip olmadığını ve "sokak zekasından" yoksun olduğunu belirterek, karşılaştığı manipülasyonları zamanında fark edemediğini itiraf etti.
Deprem Sonrası Başlayan "İyilik Meleği" İllüzyonu ve Evdeki Moral Konseri
Ülkeyi yasa boğan 6 Şubat depremlerinin ardından televizyon ve sosyal mecralarda Haluk Levent'in yürüttüğü çalışmaları hayranlıkla izlediğini belirten Ece Güner, ünlü sanatçıyı adeta bir "iyilik meleği" olarak gördüğünü ifade etti. Bu etkilenme sonucunda Ahbap Derneği'ne yüklü miktarda bağışta bulunduğunu belirten Güner, bu adımın ardından Haluk Levent'in kendisiyle bizzat iletişime geçtiğini yazdı. Levent'in ofisine büyük bir çiçek buketiyle gelerek teşekkür ettiğini aktaran Güner, ilişkilerinin ailevi bir boyuta taşınma sürecini şu sözlerle anlattı: "Mayıs 2023’te bir akşam Haluk Levent; annem, babam, erkek kardeşim ve oğlumla birlikte yaşadığım eve geldi. Elinde gitarıyla bize adeta özel bir moral konseri verdi. Sonrasında bizi konserlerine davet ederek en ön sırada ağırladı."
"Ben Haluk Levent'im" Diyerek 1 Milyon 570 Bin Dolar Borç İstedi
Samimiyetin ilerlemesiyle birlikte borç taleplerinin başladığını iddia eden Güner, Levent’in kendisinden ilk etapta 3 milyon dolar istediğini öne sürdü. Bu kadar büyük bir bütçesinin olmadığını belirtmesi üzerine yoğun bir psikolojik baskı altında kaldığını ifade eden Güner, yaşadığı vicdan azabı nedeniyle günlerce hastanede yattığını belirtti. Sonunda, ev almak için ayırdığı ve en geç bir ay içinde geri verilmesi şartıyla 1 milyon dolar vermeyi kabul ettiğini yazan Güner, aralarında geçen diyalogu şöyle aktardı: "Kendisine bu paranın benim için önemini anlattığımda bana, 'Ben Haluk Levent'im. Türkiye'nin en güvenilir insanı seçiliyorum. Bana güvenmemek hakarettir' diyerek güvence verdi. En kötü senaryoda konserler verip, reklam anlaşmaları imzalayarak bu borcu ödeyeceğini söyledi. Ancak ilerleyen haftalarda benzer manipülatif yöntemlerle benden aldığı borç miktarını tam 1 milyon 570 bin dolara kadar çıkardı."
"Paramı Geri Alabilmek İçin Bir Yıl Boyunca Mücadele Ettim"
Borcun geri ödenme sürecinde büyük bir psikolojik yıpranma yaşadığını vurgulayan Ece Güner, Haluk Levent’in borcunu ödememek adına sürekli yeni bahaneler ve sağlık sorunları öne sürdüğünü iddia etti. "Bir borç verdim ve bir yıl boyunca adeta kan kustum" diyen Güner, sürecin ancak avukat olan dayısının devreye girmesiyle çözüldüğünü belirtti. Dayısının sert bir dille savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını iletmesinin ardından Haluk Levent'in birkaç hafta içinde borcun tamamını ödediğini ifade eden Güner, bu gelişme üzerine sadece zor durumda olduğunu düşündüklerini ancak daha sonra tedbir amaçlı kendisini tamamen hayatından çıkardığını yazdı. Yaklaşık iki yıldır Levent ile hiçbir irtibatının bulunmadığını ekleyen Güner, onun kadar ikna edici bir hikaye anlatıcısıyla daha önce hiç karşılaşmadığını belirtti.
"Haluk Levent'in Karanlık Bir Yüzü Olduğunu Çok Geç Anladım"
Yaşanan bu süreçten hiçbir maddi veya manevi kazanç elde etmediğini, aksine iyi niyetinin ve acıma duygularının suistimal edildiğini vurgulayan Güner, mektubunu şu çarpıcı sözlerle sonlandırdı: "O dönemlerde kahramanlaştırılan bir figüre güvendim. Haluk Levent'in muhtemelen gerçekten iyilik yaptığı durumlar olmuştur ancak madalyonun bir de karanlık yüzü varmış. Eğer bu karanlık tarafı önceden bilseydim, ne Ahbap'a tek bir kuruş bağışta bulunurdum ne de kendisiyle aynı sokaktan geçerdim."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!