Ahbap Soruşturmasında Yeni Gelişme: Feyza Altun ve Mahsun Kırmızıgül’ün İfadeleri Ortaya Çıktı
Ahbap Derneği soruşturmasında ifade veren avukat Feyza Altun ve sanatçı Mahsun Kırmızıgül'ün savcılıkta dile getirdiği çarpıcı açıklamalar ortaya çıktı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Ahbap suç örgütü" soruşturması kapsamında, kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin ifadeleri alınmaya devam ediyor. Son olarak avukat Feyza Altun ve ünlü sanatçı Mahsun Kırmızıgül, İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek savcılık karşısında ifade verdi. Ortaya çıkan ifadelerde her iki ismin de hayal kırıklığı, üzüntü ve şaşkınlık vurgusu dikkat çekti.
Feyza Altun: "Bu Rezalette Birlikte Anılmaktan Esef Duyuyorum"
Savcılıkta ifade veren avukat Feyza Altun, yaşanan gelişmeler karşısında büyük bir öfke ve kırgınlık içerisinde olduğunu belirtti. Kaotik deprem döneminde sadece faydalı olabilmek amacıyla derneğin çalışmalarını takdir ettiğini dile getiren Altun, gelinen noktada büyük bir şok yaşadığını ifade etti. Altun ifadesinde, "Duygularımı ifade etmeden önce ilk olarak duygusal anlamda çok üzgün, rahatsız ve de kızgın olduğumu ifade etmek istiyorum. Yapılanları ya da iddia edilenleri duydukça öfkelenip üzüldüm. Asla beklemediğim bir şeydi. O dönem ortaya çıkan kaotik ortamda faydalı olabilmek adına bu derneğin çalışmalarını takdir ettik. Amacımız ihtiyaç sahiplerine ya da mağdur olmuş insanlara faydalı olacağını düşündüğümüz bir organizasyon hakkında iyi niyet göstermekti" şeklinde konuştu.
Devlet kurumlarına duyulan güven konusundaki sosyal medya paylaşımına da açıklık getiren Altun, o dönemki duygusal atmosferle bu hatayı yaptığını kabul etti. Derneğe yönelik herhangi bir maddi desteği ya da bağış çağrısı olmadığını vurgulayan ünlü avukat, "Bana sormuş olduğunuz devlet kurumlarına dair güveni konu ettiğim tweet'i bu duygularla paylaştım. Gelinen noktada bunun hata olduğunu görüyorum. Bu rezalette birlikte anılmaktan esef duyuyorum. Ben zaten bağış çağrısı yapmamıştım. Bağış da yapmamıştım. Herhangi bir parasal ilişkim olmamıştır. Sadece sosyal medya üzerinden gördüğüm sahadaki çalışmaları bende güzel fikirler uyandırmıştı" dedi.
Mahsun Kırmızıgül: "Haluk Levent’in Daha Düzgün Bir İş Yapacağını Ummuştum"
Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan bir diğer isim olan yönetmen ve sanatçı Mahsun Kırmızıgül ise Haluk Levent ile geçmişe dayanan dostluğunu anlattı. Levent'in gençlik yıllarındaki zorlu süreçlerine ve cezaevi dönemine değinen Kırmızıgül, geçmişte kendisine maddi ve manevi olarak destek olduklarını belirtti. 2023 yılında meydana gelen büyük deprem felaketinde Ahbap Derneği'nin öne çıkmasıyla umutlandığını söyleyen Kırmızıgül, "Ben Haluk Levent’i çok uzun bir süre önce tanıdım. Yaptığım açıklamadan da anlaşılacağı üzere gençlik zamanlarımdan ve hayat serüveninin başlarındayken beraberdik. O dönem kendisi bir takım sorunlar yaşadı, bazı alışkanlıkları vardı. Bunlar kendisini zor şartlara sürüklüyordu. Bir dönem cezaevine girdi. Onu kuruma bizzat biz götürüp teslim etmiştik. Bu zor durumlardan kurtulması için maddi manevi çok çaba gösterdik. Ardından 2023 yılında büyük bir deprem felaketi yaşandı. O dönem Ahbap Derneği önemli bir çıkış yaptı. Ben de iç dünyamda gerek yapılacak yardımlar dolayısıyla gerekse de Haluk Levent’in daha düzgün bir iş çıkaracağı umuduyla mutlu olmuştum. Gelinen noktada yaşananlar ve iddiaları duydukça inanılmaz derecede üzülüyorum" ifadelerini kullandı.
"Şahsi Bir Bağışta Bulunmadım, AFAD ile Koordineli Çalıştık"
Deprem sürecinde kişisel imkanlarıyla Adıyaman bölgesine giderek yardım faaliyetlerini bizzat koordine ettiğini belirten Kırmızıgül, süreç boyunca kamu kurumlarıyla iş birliği içinde hareket ettiğini vurguladı. Ahbap Derneği aracılığıyla bölgeye ulaştırılan 1500 adet çadırın dağıtımını bizzat gerçekleştirdiklerini söyleyen ünlü sanatçı, "Ben o dönem kendi imkanlarımla Adıyaman’a gittim. Maddi manevi ciddi bir çaba gösterdim. Bizzat yardımları organize ve koordine ettim. Haluk Levent’le de görüştüm. Derneğin çadırlarının 1500 adedini gönderdi. Bizzat dağıttık ancak şahsi olarak bir yardımda bulunmadığım gibi yardımda bulunulması için çaba da göstermedim. Elimizden geleni yapmak için gerek AFAD’la, gerek kamu kurumlarıyla ve bu dernekle iletişim kurmuştuk. Ülkemizin, vatandaşlarımızın ve herhangi bir insanın bu yaşananları hak ettiğini düşünmüyorum. Keşke bunlar yaşanmasaydı. Vicdanlar yaralanmıştır" diyerek yaşananlardan duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!