Aile Öyküsü Hayat Kurtardı: 50 Yaşındaki Suzan Malcı Erken Teşhisle Kolon Kanserini Yendi
Ailesindeki kolon kanseri geçmişi nedeniyle rutin kontrollerini aksatmayan 50 yaşındaki Suzan Malcı, erken teşhis ve başarılı kapalı ameliyatla sağlığına kavuştu.
Hiçbir fiziksel şikayeti olmamasına rağmen rutin sağlık taramalarını aksatmayan 50 yaşındaki Suzan Malcı'nın hayatı, gerçekleştirilen bir MR çekimiyle tamamen değişti. Yapılan ileri tetkiklerin ardından kolon kanseri teşhisi konulan Malcı, Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi'nde uygulanan başarılı bir kapalı cerrahi operasyonla sağlığına yeniden kavuştu. Tedavi sürecini yöneten Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Gök, kolon kanserinde erken tanının tedavi başarısını doğrudan belirleyen en kritik unsur olduğunu vurgularken; sağlığına kavuşan Malcı ise, "Erken teşhis sayesinde bugün hayattayım. Herkes rutin kontrollerini mutlaka yaptırmalı" diyerek farkındalık çağrısında bulundu.
Ailesinde daha önce kolon kanseri nedeniyle acı kayıplar yaşayan Suzan Malcı, bu genetik riskin bilinciyle hareket etti. Hiçbir belirti göstermemesine rağmen yapılan taramalarda kanser hücresi saptanan Malcı'nın tedavi süreci, erken evrede müdahale edilmesini sağladı. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Gök, modern tarama programlarının hastalığı henüz başlangıç aşamasındayken yakalama imkanı sunduğunu belirtirken, Malcı da hiçbir rahatsızlık hissetmediği bir dönemde bu teşhisi almasının şaşkınlığını ve erken tanının hayat kurtarıcı rolünü dile getirdi.

Semptomsuz Seyreden Hastalık Rutin Kontrolde Yakalandı
Başarılı geçen operasyonun ardından tamamen sağlığına kavuşan 50 yaşındaki Suzan Malcı, hastalığının hiçbir belirti vermeden, tamamen rutin bir sağlık taraması esnasında saptandığını ifade etti. MR incelemelerinde rektum bölgesinde şüpheli bir kalınlaşma tespit edilmesi üzerine acilen kolonoskopi yapıldığını ve tümörün bu şekilde belirlendiğini aktaran Malcı, "Başarılı bir ameliyat geçirdim ve şu an kendimi çok iyi hissediyorum. Günlük yaşamıma kaldığım yerden devam edebiliyorum. 'Erken tanı hayat kurtarır' sözünün ne kadar doğru olduğunu bizzat yaşayarak tecrübe ettim. En ufak bir şüphede bile zaman kaybetmeden uzman bir hekime başvurulmalı" şeklinde konuştu.
Aile Geçmişindeki Kanser Öyküsü Tedavi Sürecini Hızlandırdı
Ailelerindeki kolon kanseri geçmişinin kendilerini her zaman tetikte olmaya yönelttiğini belirten anne Nadia Malcı, kızının MR sonuçlarında rektum bölgesinde şüpheli bir bulguya rastlanması üzerine hiç vakit kaybetmeden ileri tetkik aşamasına geçtiklerini söyledi. Genetik risk faktörünü göz önünde bulundurarak hızlı aksiyon aldıklarını ifade eden anne Malcı, "Ailemizde kolon kanseri öyküsü olduğu için süreci hiç geciktirmedik. Bu sayede hastalık çok erken bir evrede yakalandı ve kızım kemoterapi ya da radyoterapi gibi ağır tedavilere ihtiyaç duymadan sağlığına kavuştu. Erken teşhisin hayati önemini yaşayarak gördük" dedi.

Belirtiler Ortaya Çıktığında Kanserin Evresi İlerlemiş Olabilir
Kolorektal kanserlerin dünya genelinde en sık rastlanan kanser türlerinden biri olduğuna dikkat çeken Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Ali Gök, bu hastalığın genellikle ileri aşamalara gelene kadar ciddi bir belirti göstermediğini ifade etti. Erken tanının tedavi başarısını neredeyse yüzde yüze ulaştırdığını belirten Doç. Dr. Gök, "Hastalar genellikle bağırsak tıkanıklığı, dışkılama alışkanlıklarında değişiklik veya makattan kanama gibi şikayetlerle başvuruyor. Ancak bu semptomlar ortaya çıktığında hastalık maalesef ileri evrelere ulaşmış olabiliyor. Temel amacımız, tarama programları sayesinde kanseri henüz hiçbir klinik belirti vermeden yakalamaktır" açıklamasında bulundu.
Laparoskopik Cerrahi ile 5 Günde Sağlıklı Taburcu
Hastanın herhangi bir şikayeti olmadan tarama esnasında teşhis aldığını belirten Doç. Dr. Mehmet Ali Gök, 50 yaşındaki hastanın aile öyküsü bulunması sebebiyle vakit kaybetmeden kolonoskopi planladıklarını ve kalın bağırsakta saptanan tümörün patoloji sonucunda adenokarsinom olarak kesinleştiğini söyledi. Tedavide kapalı yöntemi (laparoskopik cerrahi) tercih ettiklerini belirten Doç. Dr. Gök, "Kapalı ameliyat yöntemi, hastanın iyileşme sürecini ciddi ölçüde hızlandırırken günlük hayata dönüş süresini de kısaltıyor. Ameliyat sonrası takipleri sorunsuz geçen hastamızı beşinci günde taburcu ettik" dedi. Aile öyküsünün kolon kanserinde en büyük risk faktörlerinden biri olduğunu hatırlatan Gök, Dünya Sağlık Örgütü'nden referansla özellikle kalıtsal risk taşıyan bireylerin yılda bir kez, 40 yaşından sonra ise herkesin en az bir kez kolonoskopi yaptırması gerektiğini vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!