Alihan Kuriş Soruşturmasında Çarpıcı Detaylar: Milyarlık Para Trafiği, Gizemli Ada ve 191 Gayrimenkul İddiası
Süleymancılar lideri Alihan Kuriş'in ifadesi ve hakkındaki şok iddialar ortaya çıktı: 45 milyon dolarlık ada, 191 gayrimenkul ve firari kardeş aranıyor.
"Suç örgütü kurma ve yönetme", "kara para aklama" ile "kamu kurumlarını dolandırma" iddialarıyla tutuklanan Süleymancılar cemaati lideri Alihan Kuriş'in savcılık ve emniyetteki ifadesine ulaşıldı. Kuriş, milyarlarca liralık şüpheli para trafiği, yurt dışına aktarılan finansal kaynaklar ve cemaatin Almanya yapılanmasına yönelik tüm ağır suçlamaları kesin bir dille reddetti.
"İtibar Suikastı Yapılıyor" Savunması ve Aylık Gelir Beyanı
Hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu ve kendisine yönelik organize bir "itibar suikastı" yürütüldüğünü savunan Alihan Kuriş, aylık gelirinin 380 bin Türk Lirası olduğunu beyan etti. İkametgahında gerçekleştirilen aramalarda ele geçirilen yüklü miktardaki altın ve ziynet eşyalarının kaynağı sorulan Kuriş, bu varlıkların tamamen "düğün takıları ve aile birikimlerinden" oluştuğunu iddia etti.
Ticari faaliyetlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Kuriş, Arden Gıda bünyesinde 2021 yılına kadar yalnızca yüzde 5 oranında sembolik bir hissesinin bulunduğunu, bu tarihten sonra ortaklıktan tamamen ayrıldığını ve şirketin yönetim kademesinde hiçbir zaman görev almadığını dile getirdi. Örgüt üyelerinin kendi aralarında gizli haberleşme amacıyla kullandığı öne sürülen özel iletişim programı "GLOPPER" hakkında ise "Böyle bir uygulamayı ilk kez duyuyorum, ne amaçla kullanıldığını kesinlikle bilmiyorum" dedi.
Yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerini yönettiği iddia edilen Ayakkabı Dünyası'nın ortaklarından Mehmet Akbacakoğlu ile hiçbir organik bağı bulunmadığını savunan Kuriş, "Kendisini yalnızca sahibi olduğu ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yapmış olmam sebebiyle gıyaben tanırım. Aramızda herhangi bir ticari ortaklık ya da ilişki söz konusu değildir" ifadelerini kullandı. İfadede adı geçen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöze'yi ise sosyal çevresinden "Hocaefendi" olarak tanıdığını belirten Kuriş, bu isimlerle de ticari bir bağının olmadığını ileri sürdü. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu iddia edilen Osman Aslanali adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında ise bu belgenin geçmişte gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı karşılığında alınan bir teminat senedi olduğunu iddia etti.
Kendisine yöneltilen suç örgütü liderliği suçlamasını kesinlikle kabul etmeyen Kuriş, ifadesini şu sözlerle tamamladı: "Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni de sever, ben de onları severim. Kur'an-ı Kerim hizmetlerini dedemin usulüyle sürdürmek benim en büyük vazifemdir. Bu doğrultuda bir sivil toplum kuruluşunun kanaat önderliğini yürütmekteyim. İddia edilen suç faaliyetleriyle ilgili hiç kimseye hiçbir şekilde emir veya talimat vermedim."
Ege’nin Maldivleri'nde 45 Milyon Dolarlık Ada ve 191 Tapu
Soruşturma dosyasında yer alan tapu kayıtları, Kuriş ailesinin devasa gayrimenkul ağını da gözler önüne serdi. "Ege’nin Maldivleri" olarak nitelendirilen İzmir'in Dikili ilçesindeki tarihi Kalem Adası'nın 258 dönümlük büyük bir kısmının, 2021 yılında Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Kuriş adına tescil edildiği belirlendi. Tarihi Milattan Önce 406 yılındaki Atina-Sparta savaşına kadar uzanan bu stratejik ada için Kuriş ailesinin yaklaşık 45 milyon dolar ödeme yaptığı iddia edildi.
Sorgu sırasında şahsi malvarlığı sorulan Alihan Kuriş; babasından kalan mirasların yanı sıra Sakarya Erenler'de bir ofis binasında hisse, Üsküdar Çamlıca'da 3 katlı bir konut, Kısıklı'da aile bireyleriyle ortak 450 metrekarelik bir arsa ve 2008 model bir binek araç sahibi olduğunu beyan etti. Banka hesabında ise sadece 650 bin TL civarında bir nakit bulunduğunu iddia etti. Ancak adli makamlarca yapılan derinlemesine incelemelerde, Kuriş ailesi adına kayıtlı tam 191 adet gayrimenkul tespit edildi. Kuriş, bu devasa gayrimenkul portföyünün kaynağını açıklamakta yetersiz kaldı.
Firari Kardeş, Altın Külçeleri ve Bakan Gürlek’ten Net Mesaj
İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Mali Suçlarla Mücadele şube müdürlükleri, dosyanın firari sanığı olan ve Alihan Kuriş'in ticari ortaklıklarını birlikte yürüttüğünü beyan ettiği kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'i yakalamak için operasyonlarını sürdürüyor. Soruşturma kapsamında Yılmaz Kimya firmasına ait depoda yapılan aramalarda; 206 kilogram külçe altın, 358 bin dolar ve 102 bin euro nakit para ele geçirilmişti. Şüpheli Hilmi Tuna Kuriş'in, 19 Kasım 2025 tarihi itibarıyla Yılmaz Kimya’nın Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptığı resmi kayıtlara yansıdı.
Konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden önemli açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, dini değerlerin suç örtüsü olarak kullanılamayacağını vurguladı. Bakan Gürlek açıklamasında, "Vatandaşlarımızın temiz inançlarını ve kutsal dini duygularını istismar ederek haksız kazanç sağlayan ve suç işleyen tüm yapılara karşı kararlılıkla gidilmektedir. Buradaki temel kriterimiz kişilerin inancı veya topluluk kimliği değil, doğrudan suç teşkil eden fiillerdir. Hiçbir inanç ve dini değer, suç faaliyetlerinin kalkanı yapılamaz" ifadelerine yer verdi.
Bakan Gürlek ayrıca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı mali operasyonlar hakkında da bilgi verdi. Yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen teknik ve mali takipler neticesinde; Daltonlar, Barış Boyun, Gündoğmuşlar ve Şapkalılar adlı 4 ayrı organize suç örgütüne mensup 818 şüphelinin kiralık kasaları, banka hesapları ve kripto varlıkları dahil tüm finansal kaynaklarına el konulduğunu duyurdu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!