Altın Fiyatları Orta Doğu Gerilimleriyle Düşüşte
Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler, enerji emtialarını etkileyerek altın ve gümüş fiyatlarında düşüşe neden oldu.
Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler enerji emtialarını etkilerken, bu durumun ABD Merkez Bankası'nın faiz indirim beklentilerini azaltması altın ve gümüş gibi değerli metallerin fiyatlarını olumsuz etkiledi.
Hafta boyunca küresel risk algısı, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat akışına dair endişelerle şekillendi. Orta Doğu ve Asya arasında petrol ve LNG taşımacılığındaki aksaklıklar, yalnızca arz riskini değil, aynı zamanda sigorta ve navlun maliyetleri üzerinde de baskı yarattı.
ABD'de enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerindeki etkileri hakkındaki kaygılar, faiz indirimlerine yönelik beklentilerin daha temkinli bir şekilde değerlendirilmesine yol açtı.
Analistler, artan jeopolitik risklerin değerli metalleri desteklemesi beklense de, faiz indirimi olasılığının zayıflamasıyla bu yükseliş potansiyelinin sınırlandığını belirtti.
DEĞERLİ METALLERDE DENGELEYİCİ GÜÇ: DOLAR
Değerli metaller hafta boyunca dalgalı seyir izleyerek haftayı düşüşle kapattı.
Hafta başında enerji fiyatlarındaki sert artış ve güçlenen dolar, değerli metaller üzerinde satış baskısı oluşturdu.
Hafta sonuna doğru Orta Doğu'daki çatışmaların genişlemesi güvenli liman talebini artırsa da ABD'de açıklanan zayıf istihdam verileri Fed'in faiz indirimi yapabileceği beklentilerini güçlendirdi ve satış baskısını sınırladı. Ancak değerli metaller haftayı negatif kapattı.
Spot altın cuma günü 5153 dolardan, gram altın ise 7304 TL'den işlem gördü. Spot gümüş ise 83,86 dolardan işlem gördü.
Analistler, değerli metallerin fiyatlamasının sadece jeopolitik risklerle değil, aynı zamanda bu gelişmelerin tahvil faizleri ve dolar endeksi üzerindeki etkileriyle de şekillendiğini belirtti. Güvenli liman talebi bazı seanslarda doların güçlenmesiyle baskılandı, bazı seanslarda ise yeniden alımları destekledi.
Bu gelişmelerle birlikte, değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 10, platinde yüzde 9,4, altında yüzde 1,8 ve paladyumda yüzde 1 azaldı.
ALÜMİNYUM ARZ ENDİŞELERİYLE YÜKSELDİ
Baz metallerde alüminyum dışında genel bir düşüş görüldü.
Alüminyum fiyatları, Körfez bölgesindeki sevkiyat sorunları ve Bahreyn'den gelen mücbir sebep açıklamaları ile Katar'daki üretim kesintisi ihtimalinin arz endişelerini artırması nedeniyle 2023 başından bu yana en güçlü yükselişini kaydetti.
Bölgenin küresel alüminyum arzındaki yüzde 8'lik payı ve Hürmüz Boğazı üzerinden yılda 5 milyon tondan fazla sevkiyat yapılması fiyatlardaki yükselişi destekledi.
Bank of America'nın 2026 yılı için küresel alüminyum açığı tahminini 1,5 milyon tona yükseltmesi ve Londra Metal Borsası (LME) stoklarının 456 bin 875 tona gerileyerek Temmuz 2025'ten beri en düşük seviyeyi görmesi de yükselişi destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Bakır fiyatları ise Çin'den gelen düşük imalat sanayi PMI verileri ve yüksek stok seviyelerinin etkisiyle baskı altında kaldı.
LME bakır stokları, 284 bin 325 tonla Ekim 2024'ten bu yana en yüksek seviyeye çıkarken ABD'nin 2025 boyunca 1,4 milyon ton rafine bakır ithal etmesi ve yıllık artışın yaklaşık 730 bin tona ulaşması, tarife beklentileriyle bağlantılı stoklama eğiliminin sürdüğüne işaret etti.
Nikel ve çinko tarafında ise arz yönlü riskler öne çıkmasına rağmen fiyatlar, haftayı negatif seyirle tamamladı.
Analistler, Endonezya'daki nikel üreticilerinin kritik girdi olan sülfürün yaklaşık yüzde 75'ini Orta Doğu'dan karşıladığını, lojistikte yaşanan bozulmaların rafinaj maliyetleri ve üretim sürekliliği açısından risk oluşturduğunu belirtti.
Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar alüminyumda yüzde 8,8 artarken bakırda yüzde 3,5, nikelde yüzde 1,2, çinkoda yüzde 0,5 ve kurşunda yüzde 0,8 düşüş kaydetti.
PETROL VE DOĞAL GAZDA SEVKİYAT RİSKLERİ FİYATLARI ETKİLEDİ
Enerji emtialarında haftanın ana belirleyicisi, Hürmüz Boğazı çevresindeki sevkiyat riski ve Orta Doğu kaynaklı ham petrol arzına ilişkin endişeler oldu.
Brent petrol, arz kesintisi ihtimalinin fiyatlanması ve Orta Doğu'daki çatışmaların genişlemesinin etkisiyle 90,8 dolara yükselerek Ekim 2023'ten bu yana en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirdi.
Dubai ham petrolünün nakit primi 19,63 dolarla 2018'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Brent petrolün Dubai petrolüne göre fiyat farkını gösteren EFS primi de hafta içinde 10,42 dolar kadar yükseldi. Bu durum, Asya'daki rafineriler açısından Dubai'ye kıyasla Brent bağlantılı ve diğer Atlantik havzası menşeli alternatif ham petrol türlerinin maliyetini artırdı.
Doğal gaz tarafında da hem ABD iç verileri hem küresel LNG riski birlikte izlendi.
Bu gelişmelerle Brent petrolün varil fiyatı haftalık bazda yüzde 24,4 artarken New York Ticaret Borsasında işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 9 yükseldi.
MAKROEKONOMİK VERİLER, FAİZ BEKLENTİLERİNİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRDİ
Makroekonomik veri akışı da bu hafta emtia piyasalarındaki fiyatlamaların üzerinde etkili olmayı sürdürdü.
ABD'de şubat ayına ilişkin veriler, ekonomide ivme kaybına işaret ederken enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümünü bozabileceğine yönelik endişeler, yatırımcıların temkinli kalmasına neden oldu.
Bu dönemde ABD'de tarım dışı istihdam 92 bin kişi azalırken işsizlik oranı yüzde 4,4'e yükseldi. Ortalama saatlik kazançlar ise aylık bazda yüzde 0,4 arttı.
Bu veriler ışığında istihdam piyasasına yönelik artan endişeler, Fed'in daha güvercin tutum benimseyebileceği beklentisini güçlendirdi ve başta değerli metaller olmak üzere emtia piyasalarındaki fiyatlamaları yukarı yönlü destekledi.
ABD'de hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi de şubatta 56,1 ile son 3,5 yılın en yüksek seviyesine çıkarak ekonomik aktivitede karışık görünüm ortaya koydu.
Avrupa tarafında da enerji şokunun enflasyon görünümüne etkisi öne çıktı. Avrupa Merkez Bankası yetkilileri, Orta Doğu'daki gerilimin enerji fiyatları üzerinden kısa vadeli enflasyon risklerini artırabileceğine işaret ederken para politikasında veri odaklı yaklaşımın korunacağını vurguladı.
Euro Bölgesi'nde imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi, şubatta 50,8'e yükselerek yaklaşık 4 yılın en yüksek seviyesini gördü ancak aynı dönemde girdi maliyetlerinde son 38 ayın en hızlı artışı ve satış fiyatlarında Mart 2023'ten bu yana en sert yükseliş kaydedildi.
Çin'de ise ekonomik aktiviteye ilişkin veriler, karışık sinyaller verdi. Resmi imalat sanayi PMI verisi, şubatta 49 ile daralmaya işaret ederken özel sektör imalat PMI verisi 52,1 ile genişlemenin sürdüğünü gösterdi.
Ayrıca Çin Merkez Bankası, döviz vadeli işlemlerinde uygulanan yüzde 20 risk rezerv oranını 2 Mart itibarıyla sıfıra indirerek finansal koşulların daha esnek olacağına dair mesaj verdi.
Bu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yüzde 4,14 seviyesinde tamamlarken dolar endeksi yüzde 1,4 artışla 99 seviyesine yükseldi.
TARIM EMTİALARINDA LOJİSTİK VE GÜBRE MALİYETLERİ ÖNE ÇIKTI
Tarım emtialarında tamamlanan haftada fiyatlamalar, jeopolitik ve lojistik risklerin etkisiyle şekillenirken özellikle Karadeniz hattındaki güvenlik endişeleri ile Orta Doğu'daki çatışmaların navlun, sigorta, enerji ve gübre maliyetleri üzerinden yarattığı baskı yatırımcıların odağına yerleşti.
Buğday ve mısırda risk primi güç kazanırken soya kompleksinde biyoyakıt ve soya yağına yönelik beklentiler, destekleyici unsur olarak izlendi.
Öte yandan, ABD Tarım Bakanlığının haftalık ihracat satışları verileri mısırda güçlü, buğday, soya fasulyesi ve pirinçte ise daha zayıf dış talep görünümüne işaret etti.
Buğday tarafında, ABD Plains bölgesindeki kuraklık ve yağış belirsizliği, Avrupa'da ise yağış kaynaklı kalite kaygıları fiyatlamalarda etkili oldu. Karadeniz hattındaki riskler ve Ukrayna limanlarının çevresindeki gelişmeler de buğdayda arz ve lojistik endişelerini canlı tuttu.
Bununla birlikte, Orta Doğu kaynaklı gübre arzı riskinin ekim maliyetleri üzerindeki etkisine ilişkin haber akışı yatırımcıların odağına yerleşti.
Bu gelişmelerle Chicago Ticaret Borsasında kilo başına fiyatlar buğdayda yüzde 4,5, soya fasulyesinde yüzde 2,7, pirinçte yüzde 4,9 ve mısırda yüzde 2,73 yükseldi.
Kakao tarafında ise devlet alım politikaları ve arz akışına ilişkin gelişmeler öne çıktı.
Fildişi Sahili'nde fazla kakao stoklarının belirli bir fiyat üzerinden alınmasına yönelik programın süreceği mesajı verilirken piyasada bu adımın arz akışı ve iç piyasa dengesi üzerindeki etkileri izlendi.
ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar, şekerde yüzde 1,4 ve kahvede yüzde 4,8 artarken pamukta yüzde 2,1 azaldı. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 11,8 yükselişle tamamladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!