Askeri Yığınağın Ekonomik Yansıması: ABD-İran Gerilimi
ABD ve İran arasında gerilim tırmanırken, askeri yığınağın maliyeti dikkat çekiyor. Diplomatik görüşmeler devam ederken, bölgedeki askeri hazırlıklar büyük harcamalara yol açıyor.
ABD ve İran arasındaki diplomatik görüşmeler, dün son bir umut olarak nitelendirilen bir toplantıyla devam etti. Ancak, ABD'nin potansiyel bir askeri müdahaleye hazırlık için bölgeye yaptığı askeri yığınak, ciddi finansal yükümlülükler getiriyor.
Her gün, ABD'nin İran çevresindeki askeri varlığını sürdürmesi için yaklaşık 25-40 milyon dolar harcadığı tahmin ediliyor. Bölgede bulunan iki uçak gemisi saldırı grubu, 50'den fazla savaş uçağı ve genişletilmiş füze savunma sistemleri, operasyonel maliyetleri oldukça artırıyor. Uzmanlar, bu harcamaların sadece caydırıcılık için bile aşırı yüksek olduğunu belirtiyor.
Bu maliyetlerin büyük kısmı, ABD'nin bölgeye konuşlandırdığı deniz kuvvetlerinden kaynaklanıyor. Bir uçak gemisi grubunun günlük maliyeti 9 milyon dolara ulaşıyor. Hava operasyonları ise günlük 10 ila 20 milyon dolar arasında değişen bir bütçe gerektiriyor. Bölgede konuşlu Amerikan hava kuvvetlerinin sürekli operasyona hazır tutulması da her gün milyonlarca dolara mal oluyor.

Brown Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, ABD'nin Ekim 2023'ten bu yana Hamas, Hizbullah ve Husilere karşı yürüttüğü operasyonlar için yaklaşık 34 milyar dolar harcadığını ortaya koydu. Bu harcamaların 22 milyar doları İsrail'e destek için yapılırken, diğer 12 milyar dolar çevre ülkeler ve müttefikler için harcandı.
7-10 Günlük Müdahale İhtimali
ABD'nin olası askeri müdahalesinin 7 ila 10 gün süreceği tahmin ediliyor. New York Times'ın haberine göre, mevcut askeri yığınağa rağmen ABD, uzun süreli bir bombardıman için yeterli güç ve mühimmata sahip değil ve operasyonlar bu süre zarfında sınırlı kalabilir.
Olası bir saldırının hedefleri arasında İran'ın nükleer ve füze tesisleri bulunabilir, ancak bu saldırıların neyi başarmayı amaçladığı hala belirsiz. ABD yönetimindeki bazı yetkililer, askeri bir saldırının İran'ı nükleer zenginleştirme programından vazgeçmeye zorlayabileceğini düşünürken, diğerleri bu konuda şüphe duyuyor. Askeri bir saldırının İran'ı taviz vermeye zorlayabileceği düşüncesi, bazı yetkililer tarafından dile getiriliyor.

Viyana'da Müzakerelerin 4. Turu
İran ve ABD arasındaki nükleer müzakerelerin üçüncü turu, dün İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleşti. Umman'ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen toplantı, sabah 09.00'da başlayarak üç saat sürdü ve bir süre ara verildikten sonra akşam saatlerinde yeniden başladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, bazı konularda anlaşmaya yaklaştıklarını ancak bazı farklılıkların devam ettiğini belirtti. Arakçi, teknik düzeyde yapılacak 4. tur görüşmelerin Avusturya'nın başkenti Viyana'da pazartesi günü yapılacağını duyurdu. Üst düzey bir ABD yetkilisi de müzakerelerin olumlu geçtiğini açıkladı.

Nükleer Silah Sahibi Olamaz
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini vurgulayarak, "Eğer nükleer silah üretmeye çalışırlarsa bu bizim için ciddi bir sorun olur. Bunu yapmaya çalıştıklarına dair kanıtlar gördük" dedi. Trump yönetiminin, bu meseleleri ele almak için müzakerecileri Cenevre'ye gönderdiğini belirten Vance, "ABD Başkanı, bu sorunu diplomatik yollarla çözmek istediğini defalarca belirtti ancak elbette başka seçenekler de mevcut" ifadesini kullandı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise, İran lideri Ali Hamaney'in nükleer silah konusundaki sözlerine atıfta bulunarak "Toplumun lideri, siyasetçiler gibi yalan söylemez, nükleer silahımız olmayacağını söylediğinde gerçekten olmayacak demektir" dedi.

İsrail'in İlk Saldırıyı Yapması Beklentisi
Amerikan yönetimindeki bazı isimler, İran'a yönelik askeri müdahalenin İsrail tarafından başlatılmasının daha uygun olacağı görüşündeler. Politico'ya konuşan kaynaklar, "Yönetim içinde ve çevresinde, İsraillilerin önce ve yalnız hareket etmesinin ve İranlıların bize karşı misilleme yapmasının siyaset açısından çok daha iyi olacağı yönünde bir düşünce var" dedi. Trump yönetiminin üst düzey danışmanları, böyle bir hamlenin kamuoyunda daha iyi bir algı oluşturacağına ve ABD'nin İran'a yönelik bir saldırısı için seçmen desteğini artıracağına inanıyor.
Pizzadan Yakalanmayalım
İsrail Hava Kuvvetleri, Tel Aviv'deki Kirya askeri karargahına yemek siparişi verilmemesi yönünde yeni bir yönerge yayınladı. Hava Kuvvetleri, siparişlerdeki artışın dışarıdan askeri harekatların fark edilmesine yol açabileceğinden endişe ediyor. Bu durum, ABD'de sıklıkla gündeme gelen 'Pentagon pizza endeksi'ne benzetiliyor, burada Pentagon'a yönelik yemek siparişlerinin hacmi üzerinden askeri operasyonların tahmin edilebileceği düşünülüyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!