Avrupa'da Aşırı Sıcaklar ve Kuraklık Enerji Krizini Tetikledi: Elektrik Altyapısı Alarm Veriyor
Avrupa'da haziran ve temmuz aylarında etkili olan aşırı sıcaklar ve kuraklık, nehir sularının çekilmesiyle nükleer, termik ve hidroelektrik santrallerini vurdu.
Avrupa genelinde haziran ve temmuz aylarında etkisini gösteren olağanüstü sıcak hava dalgaları, kıtanın enerji altyapısındaki yapısal zayıflıkları bir kez daha gözler önüne serdi. Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember verilerinden derlenen bilgilere göre, termometrelerin 40 dereceyi aşmasıyla birlikte tırmanışa geçen klima kullanımı, elektrik talebinde benzeri görülmemiş bir artışa yol açtı. Sıcaklıkların mevsim normallerinde seyrettiği 13-19 Haziran haftasıyla kıyaslandığında, haziranın son haftasındaki aşırı sıcaklarda günlük elektrik talebi İtalya'da yüzde 28, Macaristan'da yüzde 23, Fransa'da yüzde 14 ve İspanya'da yüzde 13 oranında artış gösterdi.
Sıcaklık Artışı ve Kuraklık Elektrik Arzını Baskılıyor
Yükselen enerji talebine karşın, kuraklık ve nehirlerdeki su seviyelerinin kritik derecede düşmesi yaz dönemi boyunca elektrik üretimini ciddi şekilde sekteye uğrattı. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 11 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, kuraklık ve nehir debilerindeki azalma nedeniyle elektrik arzında ciddi bir sıkışıklık yaşandığını resmen duyurdu. Bu olumsuz tablo, özellikle Orta ve Doğu Avrupa'daki nükleer güç santrallerinde kendisini hissettirdi. 12 Temmuz tarihi itibarıyla Fransa'nın nükleer enerji kapasitesinin yüzde 43'ü devre dışı kaldı. Tuna Nehri'ndeki rekor düşük su seviyeleri ise Macaristan ve Romanya'daki nükleer tesislerin üretim kapasitelerini büyük oranda aşağı çekti.
Ağustos ayı içerisinde Romanya'da faaliyet gösteren Cernavoda Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) iki reaktörü tamamen devre dışı bırakılırken, Macaristan'daki Paks NGS bünyesinde üretim kademeli olarak azaltıldı ve soğutma suyunun yetersiz kalması sebebiyle bazı üniteler geçici olarak kapatılmak zorunda kalındı. Benzer şekilde, İngiltere'de 5 doğal gaz santralindeki üretim kaybı 2,5 gigavatlık bir kapasiteyi devre dışı bıraktı. İtalya'da ise Po Nehri'ndeki aşırı çekilme, ülkedeki termik santrallerin yaklaşık üçte birini olumsuz etkiledi. Polonya'da da nehir sularının azalması sonucunda kömür santrallerinde yaklaşık 1,3 gigavatlık üretim kapasitesi durduruldu.
Hidroelektrikte Tarihi Düşüş ve Fiyat Patlaması
Kuraklık dalgası hidroelektrik santrallerini de doğrudan vurdu. AB genelinde hidroelektrik kaynaklı elektrik üretimi mayıs, haziran ve temmuz döneminde son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. Temmuz ayında, AB'nin hidroelektrik üretiminin yüzde 90'ından fazlasını üstlenen en büyük 8 üreticiden 7'si, son 5 yıllık üretim ortalamalarının oldukça altında kaldı. Hidroelektrikteki bu büyük açık ve termik santrallerdeki kesintiler, elektrik piyasalarında fiyatların fırlamasına neden oldu. Haziran sonu ve temmuz başındaki günlük ortalama elektrik fiyatları, 13-19 Haziran haftasına kıyasla Macaristan'da yüzde 119, Fransa'da yüzde 44, İtalya'da yüzde 13 ve İspanya'da yüzde 7 oranında artış kaydetti.
Güneş Enerjisi Can Simidi Oldu Ancak Depolama Yetersiz
Yaşanan tüm bu kriz ortamında, güneş enerjisi santralleri diğer kaynakların aksine üretimini artırarak sisteme hayati bir destek sağladı. Aynı dönemde Fransa ve Macaristan'da günlük ortalama güneş enerjisi üretimi yüzde 17, İspanya'da ise yüzde 5 artış gösterdi. AB genelinde güneşten elde edilen elektrik üretimi haziranda 52 teravatsaat, temmuzda ise 55 teravatsaat ile tarihi rekor kırarken, her iki ayda da toplam elektrik üretiminin yüzde 25'ini tek başına karşıladı.
Ember Kıdemli Analisti Chris Rosslowe, aşırı sıcakların kuraklıkla birleşerek üretim kaynaklarını baltaladığını belirterek, "Soğutma suyuna ihtiyaç duyan büyük termik santraller, bu tür sıcak hava dalgalarında kesintilere karşı en hassas tesisler konumunda. Nükleer ve hidroelektrikteki arz açıklarının yüksek taleple birleşmesi fiyatları tırmandırdı. Bu durum, ABD/İsrail-İran Savaşı öncesindeki seviyenin yaklaşık iki katına ulaşan yüksek doğal gaz fiyatlarıyla daha da ağırlaştı" dedi.
Rosslowe, güneş enerjisinin gündüz saatlerinde fiyat artışlarını frenlediğini ancak akşam saatlerinde üretimin sıfırlanmasıyla sistemdeki esneklik ve depolama eksikliğinin gün yüzüne çıktığını vurguladı. Gelecekte daha sık yaşanacak sıcak hava dalgalarına karşı şebekenin şimdiden planlanması gerektiğini ifade eden Rosslowe, "Güneş enerjisini akşam saatlerine taşıyacak enerji depolama sistemlerinin artırılması kritik önemde. Bu yaz, enerji depolama yatırımları açısından bir dönüm noktası olmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!