Bacak Damar Tıkanıklığının Sinsi Belirtisi: Vitrin Hastalığına Karşı Uzman Uyarısı
Yürürken aniden giren baldır krampları ciddi bir damar tıkanıklığının habercisi olabilir. Prof. Dr. Cengiz Köksal, "vitrin hastalığı" tehlikesine karşı uyardı.
Alışveriş merkezlerinde ya da sokakta yürürken sık sık durup vitrinleri inceleyen 50 yaş üzerindeki erkeklerin tek amacı alışveriş yapmak olmayabilir. Medipol Sağlık Grubu bünyesindeki Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Köksal, halk arasında "vitrin hastalığı" olarak adlandırılan bacak atardamar tıkanıklığının en tipik belirtisinin, yürüyüş esnasında baldırda oluşan ve dinlenince geçen kramplar olduğunu açıkladı.
Yürürken Gelen Baldır Ağrısına Dikkat: Vitrin Hastalığı Nedir?
Yürüyüş yaparken kısa mesafelerde ortaya çıkan ve kişiyi durmaya zorlayan baldır ağrıları, bacak atardamarlarındaki tıkanıklığın en önemli göstergelerinden biridir. Bu durumun tıp dünyasında ve halk arasında "vitrin hastalığı" olarak bilindiğini belirten Prof. Dr. Cengiz Köksal, hastalığın seyrini şu sözlerle aktardı: "Hasta yaklaşık 50 ila 100 metre yürüdükten sonra baldır bölgesinde şiddetli bir kramp hisseder ve durmak zorunda kalır. Çevresindekilere belli etmemek için de genellikle vitrinlere bakıyormuş gibi yaparak dinlenir. Ağrı hafifleyip geçince yürümeye devam eder ancak kısa bir mesafe sonra aynı şikayetler tekrar baş gösterir. Bu sebeple, özellikle 50 yaşın üzerindeki bireylerde görülen bu belirti asla ihmal edilmemeli ve ciddiye alınmalıdır."
Sessiz Düşman: Sigara, Diyabet ve Yüksek Tansiyon Tetikliyor
Bacak damar tıkanıklığının gelişiminde belirli risk faktörlerinin başrol oynadığı bilinmektedir. Hastalığın en sık sigara kullananlarda, diyabet (şeker hastalığı) ve yüksek tansiyon hastalarında görüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Cengiz Köksal, erken teşhisin önemine dikkat çekti. Yürümekle tetiklenen ve istirahat halinde kaybolan baldır ağrısı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurması gerektiğini belirten Köksal, erken dönemde yapılacak detaylı muayene ve tetkiklerle damardaki darlıkların kolayca tespit edilip tedavi edilebileceğini söyledi. Ayrıca, sigara kullanımının bu hastalığın ilerlemesini en çok hızlandıran faktör olduğunu da sözlerine ekledi.
Ameliyatsız Çözüm: Hastaların Yüzde 95'i Sağlığına Kavuşuyor
Gelişen tıp teknolojisi ve modern tedavi yöntemleri sayesinde bacak damar tıkanıklıklarının çok büyük bir kısmında açık ameliyata gerek kalmıyor. Günümüzde bacak atardamar tıkanıklığı vakalarının yaklaşık yüzde 95'ini anjiyografik yöntemlerle, yani ameliyatsız olarak başarılı bir şekilde açabildiklerini ifade eden Prof. Dr. Cengiz Köksal, şu açıklamalarda bulundu: "Çok ileri evre vakalarda veya özellikle şeker hastalarında, duruma göre anjiyografi ile cerrahi yöntemleri bir arada uyguladığımız hibrit tedavileri planlayabiliyoruz. Ancak tüm bu modern tedavilerin kalıcı bir başarıya ulaşması için en temel şart, hastanın sigara başta olmak üzere tüm tütün ürünlerini tamamen hayatından çıkarmasıdır. Sigara içilmeye devam edildiği takdirde, damara yerleştirilen stentlerin veya yapılan diğer girişimsel işlemlerin yeniden tıkanma riski oldukça yüksektir."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!