Bakan Bolat: Türkiye'yi Destekleyen AB Politikacıları Memnuniyetle Karşılıyoruz
Bakan Bolat, Türkiye'nin AB ile ticaret ilişkilerinin güçlendiğini ve AB'de Türkiye yanlısı politikacıları görmekten memnuniyet duyduklarını belirtti.
Bakan Bolat, İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) tarafından düzenlenen "30. Yılında Gümrük Birliği ve Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri" etkinliğinde konuştu. Avrupa Birliği'nin, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olduğunu vurgulayan Bolat, 1995'te 26,6 milyar dolar olan toplam ticaret hacminin 2025'te 233 milyar dolara ulaştığını belirtti.
Bu gelişmenin ticaret hacminde 9 kat artış anlamına geldiğini açıklayan Bolat, "Gümrük Birliği kapsamında geçen 30 yılda, AB en önemli ticaret ortağımız olurken, Türkiye de AB için önemli bir partner haline geldi. İhracatımızın yüzde 43'ü AB'ye yapılırken, ithalatımızın yüzde 32'si bu bölgeden gerçekleştiriliyor. 30 yıllık süreç içinde AB'ye olan ihracatımız 11 milyar dolardan 117 milyar dolara yükseldi, ithalatımız ise 15,5 milyar dolardan 116 milyar dolara çıktı. Son dönemde Türkiye-AB ilişkilerinde olumlu bir sürecin başladığını söyleyebilirim. Bu ilişkiler yalnızca ticaretle sınırlı değil, doğrudan yatırımlar da büyük öneme sahip." dedi.
Ticaret Bakanı Bolat, 2003-2025 arasında Türkiye'ye giren 287 milyar dolarlık doğrudan uluslararası yatırımın yüzde 70'inin AB kaynaklı olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin Avrupa sanayisinin ve tedarik zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Bolat, "Avrupa Birliği'nde, hem kendi çıkarları için hem de Türkiye ile olan dostluk ilişkileri çerçevesinde Türkiye yanlısı politikacı ve iş çevrelerini görmekten mutluyuz." şeklinde konuştu.
Bolat, bu ticaret diplomasisinin ve kararlılığın sonuçlarını, AB Komisyonu'nun 4 Mart Çarşamba günü kabul ettiği Sanayi Hızlandırma Yasası taslağında kısmen de olsa görmekten büyük memnuniyet duyduklarını belirtti.
"Özellikle Gümrük Birliği'nin bu kapsama alınması, hem ülkemizin AB ile karşılıklı ticaretini hem de AB'nin Türkiye'deki yatırımlarını güvence altına alıyor." değerlendirmesinde bulundu.
AVRUPA BİRLİĞİ LİDERLERİNE GÖNDERİLEN MEKTUPLAR
"Made in Europe" konusu aralık ayında gündeme geldiğinde endişelendiklerini belirten Bolat, "O günden bu yana oldukça stresli bir dönem geçirdik. Endişelerimizi dile getirdik, görüşlerimizi ilettik ve mektuplar sunduk. Fakat en önemlisi, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın aralık ortalarından itibaren AB liderlerine gönderdiği kapsamlı mektuplardı." diye konuştu.
Bolat, bu mektuplarda "Made in EU"da çelik kotaları ve hurda ihracatına sınırlama gibi konularda derin endişelerin dile getirildiğini ve olumlu karar beklentilerinin ifade edildiğini anlattı.
AB liderleriyle yapılan telefon görüşmelerinin öneminden bahseden Bolat, "Bu konular görüşmelerde gündeme alındı. Özel sektör kuruluşlarımız da bizimle tam koordinasyon halinde çalıştı. Beraberce hareket ettik ve muhatapları nezdinde yoğun temas kurarak AB sanayisinin ve ekonomisinin bundan zarar görebileceğine dair endişeleri ilettiler. Tüm bu süreçte gördük ki AB sanayicileri, özellikle Türkiye'de yatırımları olanlar, bu konuda oldukça istekliler. Şimdi gündemimiz Gümrük Birliği'nin güncellenmesi. Bu konuda AB Komisyonu ile olumlu ve yapıcı bir ilerleme ile diyalog içindeyiz. Yaklaşık üç yıldır çalışmalar sürüyor." dedi.
Küresel siyaset, ticaret ve küresel ekonominin köklü bir dönüşümden geçtiğini belirten Bolat, küresel değer zincirleri, jeopolitik ayrışmalar, içe dönük ekonomi politikaları, korumacılık rüzgarları ve gümrük vergisi savaşlarının dünya ekonomisinin ticaretini yeniden şekillendirdiğini ifade etti.
"Teknolojideki gelişmeler ve yapay zekanın geldiği nokta, iş dünyası ve ticaret üzerinde çok farklı etkiler yaratıyor, ülkelerin hem ekonomilerini hem de dış ticaretlerini derinden etkiliyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Bolat, tüm ülkeler arasında ticaret ortaklarını çeşitlendirme, tedarik zincirini güvence altına alma ve tedarik kaynaklarını, üretimlerini yakın pazarlara taşıma arayışının gözlemlendiğini söyledi.
Dünya genelinde sanayi ürünlerinde gümrük vergilerinin 2025'te yüzde 1,9'dan yüzde 4,7'ye yükseldiğini vurgulayan Bolat, "2025 tarihi, önemli kırılmaların yaşandığı bir yıl olarak kaydedilecek." dedi.
Bolat, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Dünya ekonomisi büyümeye devam ediyor. Geçen yıl ortalama yüzde 3,3 büyüdü ve bu yıl da aynı oranda büyüme bekleniyor. Ancak bu büyümede coğrafi dengesizlikler var. Başta Çin olmak üzere Uzak Doğu'nun etkisinin güçlü olduğunu görüyoruz. Batı'daki pazarlarımızda ise büyüme oranı oldukça kırılgan ve zayıf. Böyle bir dönemde, Gümrük Birliği'nin 30. yıl dönümünü kutladığımız Türkiye'de geçen yıl büyüme oranımız yüzde 3,6 oldu. Bu, OECD içinde ikinci büyük büyüme olarak kaydedildi."
TÜRKİYE'NİN EKONOMİK DURUMU
Bakan Bolat, Türkiye'nin büyüme performansına değinerek, yüzde 4-5 oranındaki büyümelerden biraz geride kalmalarına rağmen, deprem gibi büyük mali yükler ile mücadele ederken, hem enflasyonla mücadeledeki dengeleme politikaları, hem de uluslararası alanda ticareti sınırlayan ciddi engellerin bulunduğu bir dönemde bu başarıyı elde etmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Özel sektörle birlikte tarım, ticaret, sanayi ve hizmetler alanında bu büyümeyi başardıklarını vurgulayan Bolat, Türkiye'nin 1,6 trilyon dolar milli gelirle dünyanın 16. büyük ekonomisi olduğunu, satın alma gücü paritesine göre ise 11. sıraya yükseldiğini belirtti.
Kişi başına milli gelirin 18 bin 40 dolara çıktığını aktaran Bolat, "Geçen yıl mal ihracatında rekor kırarak 273,4 milyar dolara ulaştık. Hizmetler sektöründeki 122,6 milyar doları da dahil ettiğimizde toplamda 396 milyar dolara, yani 400 milyar dolar sınırına ulaştık." dedi.
TÜRKİYE'NİN AB İÇİNDEKİ YERİ
İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da Gümrük Birliği’nin, 6 Mart 1995'te Ortaklık Konseyi’nin 1/95 sayılı kararıyla yürürlüğe girdiğini hatırlattı.
30 yıl sonra Gümrük Birliği'nin, Türkiye-AB ilişkilerindeki en önemli unsur olduğunu belirten Zeytinoğlu, "İkili ticaretimize baktığımızda, AB’nin en önemli ticaret ve ihracat pazarımız olduğunu biliyoruz. Türkiye, AB’nin 5. sıradaki ticaret ortağıdır." dedi.
Zeytinoğlu, Türkiye ile AB arasındaki ticaretin son yıllarda dengeye geldiğini, "Ancak Çin ve Rusya’ya karşı önemli ticaret açığımız bulunuyor." şeklinde konuştu.
Sanayi Hızlandırma Yasası taslağına değinen Zeytinoğlu, "Türkiye’nin 'Made in EU' kapsamında yer alması bizi çok mutlu etti." ifadesini kullandı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!