Bakan Fidan: Avrupa Birliği'nin İçinde Çözülmesi Gereken Sorunlar Var
Dışişleri Bakanı Fidan, Avusturya'da yaptığı açıklamalarda AB'nin Türkiye'ye yönelik siyasi irade eksikliğine değindi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya'ya yaptığı ziyaret sırasında Avusturya Federal Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile düzenlediği ortak basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, ABD ve İsrail-İran çatışmasıyla ilgili değerlendirmesinde, "Bu birkaç gün, tarafların pozisyonlarını netleştirmesi açısından kritik. İki tarafın da kalıcı bir ateşkes ve barış sağlama niyetiyle hareket etmesi ve Hürmüz Boğazı'nı açma yönünde adımlar atması son derece önemli. Bu noktada bazı detaylı konuların çözülmesi gerekiyor. Pakistanlı kardeşlerimizin bu konuda yeteneklerine güveniyoruz. Biz de desteğimizi sürdüreceğiz" dedi.

‘AVRUPA BİRLİĞİ'NDE SİYASİ İRADE BULUNMUYOR’
Avrupa Birliği'ne Türkiye'nin üyelik sürecine değinen Fidan, "Rusya-Ukrayna Savaşı'nda Türkiye'nin üstlendiği rolden hareketle, Avrupa Birliği aslında neyi bekliyor? Türkiye'nin sunabileceği jeostratejik, jeopolitik ve jeoekonomik faydalar ortadayken, bu üyelik neden gerçekleşmiyor? Her hikayenin iki tarafı vardır. Biz hiçbir zaman üyelik koşullarının sağlanmadan kabul edilmesini talep etmedik. Bir yere girmek için şartlar vardır ve bu şartlar yerine getirilince kabul edilirsiniz. Ancak sorun şu ki, Avrupa Birliği'nde 'Türkiye şartları sağladığında üyeliğini kabul ederiz' şeklinde bir siyasi irade yok."

"Maalesef bu siyasi irade, 2007 yılında Sayın Sarkozy tarafından ortadan kaldırıldı. Daha önce Sayın Schröder ve Sayın Chirac tarafından ortaya konan irade, Sarkozy ile bitti. Avrupa Birliği'nin, Türkiye'nin değerlendirme aşamalarına geçmesi için siyasi bir irade beyan etmesi gerekiyor. Sonrasında hangi şartlarda ve nasıl açılıp kapanacağına bakarız. Ancak jeostratejik gelişmeler bizi Avrupa Birliği ile işbirliğine zorluyor. Rusya-Ukrayna krizi, Orta Doğu'daki ve bölgemizdeki gelişmeler, Balkanlar'daki istikrar gibi konular bizi işbirliğine mecbur kılıyor. NATO'da ne yapacağız? Yeni Avrupa güvenlik mimarisi nasıl oluşacak? Rekabet şartları nasıl geliştirilecek? Türkiye ve Avrupa'yı bir araya getirdiğinizde 500 milyonluk bir nüfustan bahsediyoruz."

‘TÜRKİYE VE AVRUPA İLİŞKİLERİ HER ZAMAN İYİ OLMALI’
AB'nin kendi sisteminde bazı kurallara dayalı açmazlar bulunduğunu belirten Fidan, "27 ülkenin 26'sı, 400 milyon insan bir şey isteyebilir ancak az sayıda insanın tercihi bunu yetersiz hale getirebilir. Türkiye-AB ilişkileri, küçük bir ülke tarafından esir alınabilir. Mevcut sistem bunu mümkün kılıyor. Üyelik dışında, ilişkilerde atılacak pragmatik adımlar da bu sorundan etkileniyor. Avrupa güvenliği, kritik altyapı sorunları, ticari rekabet gibi konularda, 500 milyonluk bir yapı bir şey elde edebilecekken, küçük bir ülke buna engel olabilir ve kimse bir şey diyemez. Böyle bir taktik sorun, büyük stratejik menfaatleri engelliyor ve çözüm bulunamıyor. Bu, Avrupa'nın kendi içinde çözmesi gereken bir sorun."

"Türkiye olarak realist bir politika izliyoruz; Türkiye ve Avrupa'nın ilişkileri her zaman iyi olmalı. Ticaret hacmi 250 milyar dolara yaklaşıyor ve bu oranda neredeyse eşit. Gümrük Birliği Anlaşması güncellenirse, bu rakam 500 milyar dolara çıkabilir. İki taraf da bunu istiyor ancak adım atılamıyor. Avrupa Birliği tarafında irade sıkıntısı var. Üyelikten bahsetmiyoruz; mevcut anlaşmamız olan Gümrük Birliği Anlaşması'nı güncelleyelim. Bu her iki tarafın da yararına, Avrupa Birliği bürokratları da bunu söylüyor ancak bir irade tıkanıklığı var. Umarım bu aşılır. Cumhurbaşkanımızın Türk milleti adına bu konuda aldığı irade bellidir. Bizim bu konuda sorunumuz yok. Mevcut ilişkilerimizi daha ileriye taşımayı umuyoruz."

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!