Bakan Kacır: Güçlü Olmak, Kendi Yolumuzu Çizmek İçin Kritik
Bakan Kacır, Türkiye'nin güçlü kalması gerektiğini vurguladı. Milli Teknoloji Hamlesi ve ekonomik gelişmelerle ilgili bilgiler verdi.
İstanbul
Bakan Kacır, Asrın İşinsanları Derneği (ASRİAD) tarafından İstanbul'da düzenlenen iftar programında konuştu. Türkiye'nin savaşlarla çevrili bir bölgede istikrarını koruyarak mazlumlara umut olmaya devam ettiğini belirtti.
Kacır, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde aktif bir diplomasi yürüttüğüne dikkat çekerek, "Adeta ateş çemberine dönmüş bu coğrafyada istikrar adası olarak varlığımızı sürdürüyoruz. Bu huzuru sağlarken, dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, itidalli ve kararlı bir diplomasi sürecini sürdürüyoruz." dedi.
📲 Artık haberler size gelsin
Kacır, son dört yıldır kuzeyde devam eden savaşta 1 milyondan fazla insanın hayatını kaybettiğini belirtirken, güneyde ise 800 günü aşkın bir süredir süren soykırımda İsrail'in 70 binden fazla kişiyi öldürdüğünü ve milyonlarca insanı yerinden ettiğini ifade etti. Gazze'deki cami, hastane ve okulların bombalanmasının dünyanın gözleri önünde gerçekleştiğini vurguladı ve doğuda İran'ın uluslararası hukuka aykırı saldırılara maruz kaldığını söyledi.
Kacır, bu gelişmelerin uluslararası sistemin işleyişine dair soru işaretlerini artırdığını belirterek, "Uluslararası kurumlar masumların ve mazlumların haklarını koruma konusunda yetersiz kalıyor." dedi.
Bakan Kacır, savaşın sadece askeri hedefleri etkilemediğini, savaşın ilk günlerinde bir kız okulunun bombalanarak 170'e yakın kız çocuğunun hayatını kaybettiğini örnek gösterdi. Gelecekte de çok sayıda masumun zarar göreceğini düşündüğünü ve uluslararası hukukun artık tamamen çöktüğünü belirtti. "Ne Birleşmiş Milletler ne de İnsan Hakları Mahkemesi masumların haklarını koruyacak güce sahip değil. Güçlü olanın hedeflerine ulaşabildiği adil bir düzen kurulamamış durumda." diye ekledi.
Kacır, "Bu coğrafyada ayakta kalmak ve kendi yolumuzu çizmek için güçlü olmak zorundayız." diyerek şöyle devam etti:
"Türkiye ve Türk milleti güçlü olmak zorunda. Sadece bizim için değil, umut ışığını Türkiye'den bekleyen tüm mazlumlar için bu şart. Son 23 yılda gösterdiğimiz çaba sayesinde Türkiye, geçmiş dönemlerden daha güçlü. Bir ülkenin gücünden bahsederken siyasi, askeri ve ekonomik göstergeleri değerlendirmek gerekir. Askeri olarak güçlü olmayan bir ülkenin siyasi olarak da güçlü olması mümkün değildir."
Milli Teknoloji Hamlesi ve Ekonomik Güç
Kacır, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ileri teknoloji kabiliyetleriyle dünyanın en güçlü orduları arasında yer aldığını söyledi. Milli Teknoloji Hamlesi sayesinde savunma sanayisinde birçok sistemi yerli ve milli imkanlarla geliştirdiklerini ve kara, deniz, hava ve uzay alanlarında önemli ilerlemeler kaydedildiğini vurguladı.
Ekonomik güç açısından üretim ve ihracat kapasitesinin önemini belirten Kacır, "Rekabetçi şekilde üretip ihraç edebildiğiniz ürün çeşidi ve pazar sayısı açısından Türkiye, Çin'den sonra Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşağın en önemli üretici gücü haline gelmiştir." dedi.
Türkiye'nin sadece daha fazla üretmekle kalmadığını, aynı zamanda daha nitelikli ve yüksek teknolojili ürünler geliştiren bir ülke konumuna yükseldiğini söyleyen Kacır, "Türkiye, muazzam bir araştırma geliştirme ekosistemi oluşturdu. 2002'de sadece 2 teknopark varken, bugün 114 teknoparkta 12 bin 500'den fazla şirket faaliyet gösteriyor. AR-GE kaynakları 29 binden 311 bine çıktı ve milli gelirimizin AR-GE'ye ayırdığı pay yüzde 0,5'ten yüzde 1,5'e yaklaştı. AR-GE harcamaları 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldi, bunun üçte ikisi özel sektör tarafından gerçekleştiriliyor." diye ekledi.
"Küresel Gelişmeler İş Dünyasını Etkiliyor"
ASRİAD Genel Başkanı İbrahim Cemil Yıldız, küresel siyasi ve ekonomik gelişmelerin iş dünyasını doğrudan etkilediğini belirtti. Mevcut uluslararası sistemin ciddi bir sorgulama sürecinden geçtiğini dile getirdi.
Yıldız, dünyanın çeşitli bölgelerinde meydana gelen çatışmalar ve siyasi müdahalelerin küresel düzeni sarstığını, bu ortamda üretmenin giderek zorlaştığını ifade etti.
Türkiye'nin tüm bu zorluklara rağmen bölgede bir "barış adası" olarak kalmaya devam ettiğini belirten Yıldız, bu politikalarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere yetkililerin önemli rol oynadığını kaydetti.
Ekonomide bazı olumlu göstergelere rağmen gelir dağılımındaki dengesizliğin dikkatle ele alınması gerektiğini ifade eden Yıldız, kalıcı kalkınma için özellikle imalat sanayinin güçlendirilmesi ve üretim odaklı büyümenin sürdürülmesinin önem taşıdığını vurguladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!