Balkanlar'ın En Büyüğüydü, Şimdi Sessizliğe Gömüldü: Gökçeada’nın 'Hayalet Köyü' Dereköy
Bir dönemin en kalabalık yerleşim yerlerinden biri olan Gökçeada'daki tarihi Dereköy, göç dalgalarının ardından adeta bir 'hayalet köy'e dönüştü.
Türkiye'nin en batı ucunda konumlanan, doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla büyüleyen en büyük adası Gökçeada, çok kültürlü geçmişinin izlerini taşımaya devam ediyor. Sakin yaşam tarzı, el değmemiş koyları ve özgün mimarisiyle her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan ada, özellikle tarihi Rum köyleriyle dikkat çekiyor. Bu köyler arasında en hüzünlü ve etkileyici hikayeye sahip olanı ise şüphesiz Dereköy'dür. İlçe merkezine 14 kilometre mesafede bulunan bu yerleşim yeri, bir zamanlar bölgenin en canlı ve kalabalık merkezlerinden biriydi.
Piri Reis'in Haritalarından Günümüze Ulaşan Tarih
Dereköy, sadece Gökçeada'nın değil, bir dönem tüm Balkanlar'ın en büyük ve en gelişmiş köylerinden biri olarak kabul ediliyordu. Tarihi geçmişi oldukça köklü olan köy, 16'ncı yüzyılda ünlü denizci Piri Reis'in kaleme aldığı Kitab-ı Bahriye'de bahsettiği iki önemli yerleşim yerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir. Yüzyıllar boyunca canlılığını ve stratejik önemini koruyan köy, kendine has taş mimarisi ve sosyal yapısıyla adeta bir çekim merkezi konumundaydı.
22 Kahvehane ve Sinemalardan Geriye Kalan Sessizlik
Dereköy'ün altın çağını yaşadığı dönemlerdeki sosyal ve ekonomik hareketlilik, günümüz koşullarına göre bile oldukça şaşırtıcı düzeydedir. Köyde günlük yaşamın kalbinin attığı 22 kahvehane, kültürel etkinliklerin merkezi olan 2 sinema ve bölgenin en önemli geçim kaynağı olan zeytinciliği taçlandıran 3 zeytinyağı imalathanesi bulunuyordu. Ayrıca çok sayıda berber, terzi ve bakkal dükkanıyla kendi kendine yeten, hatta çevre yerleşimlere hizmet veren devasa bir ekosisteme sahipti.
Ancak bu parlak dönem, 1960 ve 1970 yılları arasında yaşanan yoğun göç dalgasıyla son buldu. Köyde yaşayan Rum nüfus, çeşitli sosyal ve ekonomik nedenlerle evlerini, topraklarını ve anılarını geride bırakarak dünyanın farklı ülkelerine göç etmek zorunda kaldı.
250 Yıllık Taş Evler ve Turizmin Yeni Gözdesi
Göçlerin ardından köyde yaşamın neredeyse tamamen sona ermesiyle birlikte, yüzlerce yıllık taş yapılar zamanın yıpratıcı etkisine yenik düştü. Yaklaşık 250 yıllık geçmişe sahip olan terk edilmiş Rum evleri, günümüzde Dereköy'e gizemli ve melankolik bir "hayalet köy" görünümü kazandırdı. Sokaklarında rüzgarın uğultusundan başka ses duyulmayan bu tarihi yerleşim yeri, havadan çekilen dron görüntüleriyle de adeta zamanın durduğu hissini uyandırıyor.
Tarihi dokusunu ve mistik atmosferini büyük ölçüde korumayı başaran Dereköy, günümüzde hüzünlü hikayesiyle merak uyandırıyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist, bu sessiz sokakları adımlamak ve tarihin izlerini yerinde görmek için köyü ziyaret ediyor.
Kaynak: Milliyet
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!