Batı Şeria'da Abluka Altındaki Filistinli Aileler İçin Seferberlik: Aktivistler Kusra'daki Kuşatmayı Kırmak İçin Harekete Geçti
Batı Şeria'nın Kusra beldesinde İsrailli yerleşimcilerin kuşatması altındaki 3 Filistinli aileye ulaşmak isteyen aktivistler, askeri engellere meydan okudu.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın kuzey kesiminde yer alan Kusra beldesinde, Filistin topraklarını gasbeden aşırılık yanlısı İsraillilerin kuşatması altında yaşam mücadelesi veren Filistinli aileler için uluslararası bir dayanışma hareketi başlatıldı. Filistinli, İsrailli ve yabancı aktivistlerden oluşan bir grup, günlerdir en temel insani ihtiyaç maddelerinden mahrum bırakılan 3 eve ulaşarak ablukayı kırmak için yoğun bir çaba sarf ediyor.
Kusra Beldesinde İnsani Kriz: 15 Kişi Günlerdir Açlık ve Susuzlukla Mücadele Ediyor
Nablus kentinin güneyinde konumlanan Kusra beldesinin Ras el-Ayn bölgesinde, pazar gününden bu yana büyük bir dram yaşanıyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) verilerine göre, 9 Ağustos'tan itibaren bölgeyi abluka altına alan İsrailli gruplar, evlerin girişlerini kapatarak aralarına bir çadır kurdu. Elektrik ve su kaynakları kesilen bu 3 evde, 2'si çocuk olmak üzere yaklaşık 15 Filistinli sivil mahsur kalmış durumda. Bölgedeki İsrail güçlerinin ise kuşatmayı sonlandırmak yerine, bölgeye ulaşmaya çalışan sağlık ekiplerini, gazetecileri ve dayanışma gruplarını engellediği bildirildi. Çarşamba günü yerleşimcilere ait çadırlar sökülse de ertesi gün baskıcı grupların bölgedeki varlığı devam etti.
Aktivistler ve Hak Savunucuları Askeri Engelleri Aşmaya Çalışıyor
Bölgedeki duruma müdahale etmek isteyen aktivistler, askeri kısıtlamalara rağmen ailelere su, gıda ve hayati ilaçları ulaştırmak için mücadele veriyor. İsrailli sol görüşlü aktivist Jonathan Tolk, ailelerin yaklaşık bir haftadır dışarı çıkamadığını, doktor ve temel ihtiyaç erişimlerinin tamamen engellendiğini belirtti. Tolk, ordunun ve yerleşimcilerin koordineli hareket ettiğini vurguladı. Remle kentinden eyleme katılan Arap aktivist Huriyye es-Sadi de askerlerin son derece acımasız davrandığını ve bu kuşatmanın amacının Filistinlileri topraklarından tamamen uzaklaştırmak olduğunu ifade etti. Yaklaşık 80 aktivistin katıldığı protestoda, "İnsan Hakları İçin Hahamlar" oluşumunun Direktörü Anton Goodman da yer alarak, bu eylemin tüm Batı Şeria'daki hak ihlallerine karşı bir başkaldırı olduğunu dile getirdi.
Uluslararası Tepkiler ve Sistematik Zorla Yerinden Etme Politikası
Kuşatma altındaki ailelerden birinin ABD vatandaşı olması, krizin uluslararası boyut kazanmasına yol açtı. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, büyükelçiliğin duruma müdahil olduğunu ve İsrail makamlarından yerleşimcilerin bölgeden uzaklaştırılmasını talep ettiklerini açıkladı. Huckabee, yaşananları net bir dille "suç" olarak tanımladı. İsrail ordusu ise Kusra ve Calud köyü çevresindeki iki yasa dışı noktayı dağıttığını ve bir kişiyi gözaltına aldığını duyurdu. Ancak Kusra Köy Meclisi Başkanı Abdülazim el-Vadi, askeri varlığın sürdüğünü, ordunun 16 eve el koyarak buraları askeri mevziye dönüştürdüğünü aktardı. İsrail Meclisi'nin muhalif milletvekili Ofer Cassif de Kusra'ya girişinin engellenmesini "apartheid ve işgal" olarak niteleyerek sert tepki gösterdi. İsrailli insan hakları kuruluşu B'Tselem ise tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekerek, Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da 64 yerleşim yerinin tamamen boşaltıldığını ve 4 bin 800'den fazla Filistinlinin zorla yerinden edildiğini raporladı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!