SON HABERLER
• Türkiye ve Irak Arasında Sincar ve Başika'yı Kapsayan Yeni Güvenlik Mutabakatı İmzalandı • AYM, YENİ Parti'nin İsim ve Rumuzunun Hükümsüzlüğü Talebini 29 Eylül'de Görüşecek • Alina Habba ve Turhan Mildon Evleniyor; Beyaz Saray'da Basın Kartı Krizi Sürüyor • Argela ve Stanford Araştırma Enstitüsü Yeni Nesil İletişim Teknolojileri İçin İşbirliği Yaptı • Bakan Şimşek ve DMM İstifa İddialarını Yalanladı • Türkiye'de Kanser Tedavisinde Sağkalım Oranını Artıran Klinik Araştırmalar Öne Çıkıyor • UEFA Uluslar Ligi'nde Hollanda ile Almanya 1-1 Berabere Kaldı • Bağcılar'da Bir İş Yerine Uyuşturucu Operasyonu: 22 Kilo 970 Gram Ham Madde Ele Geçirildi • Kosta Rika Cumhurbaşkanı, Trump ile Görüşen Dışişleri Bakanı Manuel Tovar'ı Görevden Aldı • Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinden Arif Hikmet Düzcan'ın Terekesi İçin Alacaklılara Çağrı • Türkiye ve Irak Arasında Sincar ve Başika'yı Kapsayan Yeni Güvenlik Mutabakatı İmzalandı • AYM, YENİ Parti'nin İsim ve Rumuzunun Hükümsüzlüğü Talebini 29 Eylül'de Görüşecek • Alina Habba ve Turhan Mildon Evleniyor; Beyaz Saray'da Basın Kartı Krizi Sürüyor • Argela ve Stanford Araştırma Enstitüsü Yeni Nesil İletişim Teknolojileri İçin İşbirliği Yaptı • Bakan Şimşek ve DMM İstifa İddialarını Yalanladı • Türkiye'de Kanser Tedavisinde Sağkalım Oranını Artıran Klinik Araştırmalar Öne Çıkıyor • UEFA Uluslar Ligi'nde Hollanda ile Almanya 1-1 Berabere Kaldı • Bağcılar'da Bir İş Yerine Uyuşturucu Operasyonu: 22 Kilo 970 Gram Ham Madde Ele Geçirildi • Kosta Rika Cumhurbaşkanı, Trump ile Görüşen Dışişleri Bakanı Manuel Tovar'ı Görevden Aldı • Akyazı Sulh Hukuk Mahkemesinden Arif Hikmet Düzcan'ın Terekesi İçin Alacaklılara Çağrı

Batı'dan Uyarı Geldi: Türkiye'nin Çin ile Nükleer İş Birliği Olasılığı

Batı, Türkiye'nin Çin ile nükleer iş birliği yapabileceğine dair uyarılarda bulunuyor. Bölgedeki jeopolitik sarsıntılar nükleer caydırıcılık teorisini yeniden gündeme getiriyor.

Fatih Mehmet HAN Fatih Mehmet HAN
15 0
Paylaş:
Batı'dan Uyarı Geldi: Türkiye'nin Çin ile Nükleer İş Birliği Olasılığı

         
HABER7

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı sürdürülen savaşın ana hedefinin, Tahran'ın nükleer silah sahibi olmasını engellemek olduğunu belirtti. Ancak uluslararası ilişkiler ve güvenlik uzmanları, bu stratejinin tam tersi sonuçlar doğurabileceği konusunda endişeliler.

Bölgede jeopolitik açıdan meydana gelen sarsıntılar, nükleer caydırıcılık teorisinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Nükleer silahlara sahip olmak, uluslararası ilişkilerde en güçlü caydırıcı unsur olarak kabul ediliyor. Bu durum, sık sık Kuzey Kore örneği ile açıklanıyor; çünkü bu ülkenin nükleer kapasitesi, rejimini dokunulmaz kılıyor.

Ukrayna ise bu konuda zıt bir örnek teşkil ediyor. 1994'te Ukrayna, Rusya, ABD ve İngiltere'den güvenlik garantileri alarak dünyanın en büyük üçüncü nükleer cephaneliğinden vazgeçmişti. Bugün birçok analist, Ukrayna'nın bu silahları elinde tutmuş olsaydı Rusya'nın işgal girişiminde bulunamayacağını savunuyor.

Savaş öncesinde İran, nükleer silah üretme kapasitesine sahip ancak henüz üretmemiş bir nükleer eşik devlet olarak kabul ediliyordu.

ABD merkezli siyaset bilimi profesörü Rupal Mehta, Mart ayında London School of Economics için kaleme aldığı makalede bu durumu şöyle özetliyor:

"İran, yıllar boyunca stratejik bir belirsizlik içinde kaldı ve şu an maruz kaldığı saldırılardan kaçınmak için bombanın eşiğinde durdu. Ancak Tahran'ın yeni liderliği, nükleer silah peşinde koşmanın tehlikeli olduğu, ancak tamamlanmamış bir bombaya sahip olmanın ölümcül bir hata olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda."

Bu stratejik çöküşün ardından İranlı yetkililer, 1968 tarihli Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'ndan (NPT) çekilebileceklerini duyurdular. Bu antlaşmanın 191 üyesi bulunuyor.

İran savaşının bölgedeki güvenlik dengelerini derinden etkilemesi, Körfez ülkelerinin de nükleer silah arayışına girmesine zemin hazırlıyor. Washington merkezli Silah Kontrol Birliği'nin Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Politikası Direktörü Kelsey Davenport, Körfez ülkelerini nükleer silah edinmeye iten birçok faktör olduğunu doğruluyor.

Deutsche Welle (DW) ile yaptığı bir röportajda Davenport, Körfez ülkelerinin İran ve İsrail'in hegemonik arzuları arasında sıkıştığını ve ABD ile olan güvenlik ittifaklarına olan güvenlerini kısmen kaybettiklerini belirtiyor.

Ancak Davenport, teknik ve siyasi engellerin, hiçbir devletin anında nükleer bombaya ulaşamayacağını ve liderlerin öncelikle İran rejiminin ve nükleer programının akıbetini görmek için savaşın bitmesini bekleyeceklerini vurguluyor.

Bu süreçte dikkat çeken adımlar, Suudi Arabistan'dan geliyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, İran'ın nükleer bomba üretmesi halinde kendi ülkelerinin de benzer bir yol izleyeceğini açıkça belirtmişti. Kasım ayında ABD'ye yaptığı ziyaretin ardından Bin Selman'ın, ülkesine uranyum zenginleştirme izni verecek bir nükleer iş birliği anlaşmasıyla döndüğü bildirildi.

Paris merkezli bağımsız araştırmacı Nour Eid, bu tür bir anlaşmanın öncelikle ABD Kongresi'nden geçmesi gerektiğini hatırlatıyor. ABD'nin yaklaşık 155 ülkeyi kapsayan 26 nükleer iş birliği anlaşmasının neredeyse tamamı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile imzalanan ve kuruma sıkı denetim yetkisi veren bir "Ek Protokol" içeriyor. Ancak Suudi-ABD anlaşmasının yalnızca ikili bir güvenlik anlaşması gerektireceği iddia ediliyor. Eski UAEA Direktörü Robert Kelley, bu durumu "ABD yönetiminin, sırf bu yüzden İran'ı bombalarken Suudi Arabistan'a aynı yetenekleri vermeye hazır olması ikiyüzlülük gibi görünüyor" sözleriyle eleştiriyor.

Yine de uzmanlar, Suudi Arabistan'ın nükleer silah bir yana, nükleer enerji geliştirmesinin bile 10 ila 20 yıl süreceğini ve nitelikli işgücü eksikliği gibi ciddi sorunları olduğunu belirtiyor.

Bir tatbikattan görüntü.

TÜRKİYE - ÇİN İŞ BİRLİĞİ

Bölgedeki diğer aktörlerin nükleer programları da mercek altında:

Türkiye: Rusya ile nükleer enerji programı geliştiren ve yakında Çin ile de iş birliğine başlayabilecek olan Türkiye'nin durumu farklı değerlendiriliyor. Nour Eid, Türkiye'nin nükleer silah edinmek için uluslararası toplumla ters düşmek isteyeceğini düşünmüyor. Eid, "Türkiye'nin savunma sanayisi çok iyi gelişiyor ve büyük takdir topluyor. Ayrıca Türkiye bir NATO üyesi ve ittifaktan ayrılmayı planlamadıkları sürece bu güçlü savunma şemsiyesine sahipler" tespitinde bulunuyor.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): Halihazırda Barakah nükleer santraline sahip olan BAE, 2009'da ABD ile yaptığı anlaşmada "Ek Protokolü" kabul etmiş ve uranyum zenginleştirmeden vazgeçmişti. Araştırmacı Nour Eid'e göre BAE için nükleer enerji, askeri bir hedeften ziyade "nükleer enerji geliştiren ilk Arap ülkesi" olma prestiji taşıyordu. Ancak anlaşmadaki "En çok kayrılan ülke" maddesi, komşu bir ülkenin (örneğin Suudi Arabistan) daha esnek bir anlaşma yapması halinde BAE'ye şartları yeniden müzakere etme hakkı tanıyor.

Mısır: Rusya ile işbirliği içinde Akdeniz kıyısında bir nükleer reaktör inşa ediyor. Ancak resmi olarak nükleer silahlardan arındırılmış bir Orta Doğu'yu savunan Mısır'ın, içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle nükleer enerjiyi bir silah programına dönüştürmesi pek olası görünmüyor.

Uzmanlara göre, Orta Doğu'da yeni ve yıkıcı bir nükleer silahlanma yarışını durdurmanın tek yolu bölgesel güvenlik diyaloğundan geçiyor.

Çatışma sonrası dönemde bu diyaloğun kolay olmayacağı aşikar; ancak devletlerin, düşmanlarını dengelemek veya topraklarına yönelik saldırıları önlemek için "nükleer caydırıcılığı" tek çare olarak görmelerini engellemenin başka bir alternatifi bulunmuyor.

Etiketler: Türkiye Nükleer var Çin uyarı Batıdan birliğine gidebilir
Bu haberi paylaş: Facebook Twitter
Fatih Mehmet HAN

Fatih Mehmet HAN

Yazar

Tüm yazıları görüntüle

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Döviz ve altın

Son alınan satış fiyatları

Çeyrek Altın

CollectAPI

↑ +0,13%

₺11.081,61

Alınma: 25.09 00:05

Güncelleme gecikti

EUR Euro

CollectAPI

↓ -0,01%

₺55,9915

Alınma: 25.09 00:05

Güncelleme gecikti

GBP İngiliz Sterlini

CollectAPI

– 0,00%

₺64,9557

Alınma: 25.09 00:05

Güncelleme gecikti

Gram Altın

CollectAPI

↑ +0,02%

₺6.710,32

Alınma: 25.09 00:05

Güncelleme gecikti

Tam Altın

CollectAPI

↑ +0,13%

₺44.191,73

Alınma: 25.09 00:05

Güncelleme gecikti

USD Amerikan Doları

CollectAPI

– 0,00%

₺48,9349

Alınma: 25.09 00:05

Güncelleme gecikti

Yarım Altın

CollectAPI

↑ +0,13%

₺22.196,91

Alınma: 25.09 00:05

Güncelleme gecikti

Fiyat zamanı: bazı kaynaklar belirtmedi.

Tüm kurları görüntüle