Belçika Savunma Bakanı Francken: Türk Savunma Sanayisi İlham Kaynağı
Belçika Savunma Bakanı Francken, Türkiye'nin savunma sanayisini ilham verici buluyor. Ekonomik misyon ziyareti ile işbirliklerinin güçlenmesi amaçlanıyor.
Belçika Savunma Bakanı Francken, 10-14 Mayıs tarihleri arasında Ankara ve İstanbul'da düzenlenecek olan Belçika Ekonomik Misyonu öncesinde Anadolu Ajansı'na açıklamalarda bulundu.
Ekonomik misyonların en önemli unsurlarının temaslar ve anlaşmalar olduğunu belirten Francken, "Türkiye'ye yönelik bu değerli ekonomik misyonun birçok yeni iş bağlantısı, yaratıcı fikirler ve işbirlikleri doğurmasını umuyorum." dedi.
Türk ve Belçikalı şirketler arasında, ayrıca araştırma enstitüleri ile üniversiteler arasında üst düzey işbirlikleri hedeflediklerini aktaran Francken, bunun yanı sıra sözleşmelerin ve ticari ortaklıkların da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Bakan Francken, "Şu ana kadar 40 iş anlaşması imzalanmış durumda ve bu olumlu bir gelişme. Gelecek günlerde bu sayının artmasını bekliyoruz." bilgisini verdi.
Belçika için bu misyonun önemine değinen Francken, Türkiye'nin önemli bir ticaret ortağı olduğunu ve iki ülke arasındaki ticaret hacminin 8 milyar dolara ulaştığını ifade etti.
Bu rakamın oldukça yüksek olduğunu belirten Francken, "Bu durum Türkiye'yi stratejik bir ortak haline getiriyor. Asya, Orta Doğu ve Avrupa arasında köprü görevi gören Türkiye, kritik bir merkezdir." yorumunu yaptı.
Türkiye ile Belçika'nın NATO bünyesinde müttefik olduklarını ve tarihi bağlarının güçlü olduğunu ifade eden Francken, Belçika'da büyük bir Türk topluluğun yaşadığını da hatırlattı.
Francken, Kraliçe Mathilde'nin başkanlığında ve bölge hükümetleriyle bu ziyareti gerçekleştirmekten mutluluk duyduğunu belirtti.
Misyonun çok olumlu geçeceğine inandığını vurgulayan Francken, "Türkiye'nin büyük bir ekonomik ve jeopolitik güç olduğunu düşünüyorum. İşbirliği yapmamız her iki ülkenin de yararına olacaktır." dedi.
Türk savunma sanayisinin önemine ilişkin Francken, Türkiye'nin Ar-Ge, inovasyon ve üretim alanlarında bir rol model olduğunu düşündüğünü söyledi.
450'den fazla katılımcının yer alacağı heyette, 60 ila 80 savunma sanayisi şirketinin bulunacağını belirten Francken, "Savunma sektörümüz, Türk savunma sanayisinden öğrenecek çok şey olduğuna inanıyor." dedi.
Türk savunma sanayisinin inovasyon ve güçlü bir savunma kapasitesi oluşturma konularında ileri düzeyde olduğunu yineleyen Francken, "Bu nedenle Türk savunma sanayisi benim için bir ilham kaynağıdır." diye konuştu.
NATO içinde daha az gerilim yaşanmasını umduğunu belirten Francken, "Bu kolay değil. Bunu bir 'evlilik krizi' olarak tanımlıyorum. 80 yıldır birlikteyiz ve son bir yıldır bu tür bir kriz yaşıyoruz. Diyalog kurmak, empati yapmak ve süregelen diyalogu sürdürmek bu süreçlerde çok önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.
Francken, Ankara’daki zirveden olumlu sonuçlar beklediğini ifade ederek, "Zirve oldukça önemli." dedi.
Zirvede savunma sanayisinin kapasitesi, geliştirme ve ortak üretim konularının ön planda olacağını belirten Francken, ABD, Avrupa, Kanada ve Türkiye arasındaki işbirliği açısından önemli bir toplantı olacağını vurguladı.
Francken, "Umarım ABD Başkanı Trump zirveye olumlu bir tutumla katılır ve herkes yapıcı bir ortamda bulunur." dedi.
Son dönemde Avrupa ile yaşanan gerilim sonrası ABD'nin kıtadan güvenlik ve nükleer korumasını çekme ihtimali üzerine Francken, "Bu, konuşmayı istemediğim bir senaryo. NATO tarihinin en güçlü ittifaklarından biri olarak, birlik içinde kalmamız gerekiyor. Bölünürsek kaybederiz." ifadelerini kullandı.
Bu yüzden “Avrupa, kendi nükleer kapasitesini oluştursun” gibi bir yaklaşımın olmadığını belirten Francken, ABD'nin konvansiyonel kapasite açısından Avrupa’nın daha fazla sorumluluk alması gerektiğini söylediğini hatırlattı.
Nükleer konuda ABD'nin rol oynamaya devam edeceğini ve NATO'nun savunması ile caydırıcılığının temel unsuru olmaya devam edeceğini belirten Francken, Avrupa'nın kendi nükleer savunmasını oluşturması gerektiği yönündeki söylemlerin doğru olmadığını ifade etti.
Francken, "Bazen bu konuda insanlar ve liderler, özellikle Avrupalı liderler, nükleer kapasite edinmekten bahsederken çok basit bir şeymiş gibi konuşuyorlar. Bu, iyi bir yaklaşım değil. Nükleer konuyu sürekli gündeme getirmek doğru değil çünkü düşmanlarımız bizi izliyor. Söylediklerimizi, dinlediklerini düşünmemek oldukça naif olur. Bu, stratejik bir konudur ve dikkatle yönetilmelidir. Bu yüzden mesajım şu: Daha az konuşup daha çok icraatta bulunun." diye konuştu.
Dış ticaretten de sorumlu olan Francken, Türkiye ile Belçika arasında ticaret hacmini artırmak için gümrük tarifelerinin kaldırılmasının önemine değindi.
Francken, bazı ülkelerin tarifeleri bir araç olarak kullandığını ancak bu politikayı tercih etmediğini belirterek, "Türkiye ile gümrük tarifeleri istemiyorum. İyi bir ortaklığımız var ve tarım gibi alanlarda daha fazla işbirliği yapabiliriz." değerlendirmesinde bulundu.
Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında yaşam bilimleri, biyoteknoloji, sağlık ve savunma gibi birçok odak noktasının bulunduğunu belirten Francken, Belçika'nın tarım ve gıda işleme sektörlerinin temsilcilerinin de misyona katılacağını ifade etti.
Belçika'nın bira ve çikolata gibi güçlü ihracat ürünlerinin olduğunu söyleyen Francken, "Türkiye’nin de dikkat çekici bir iş gücü piyasası var. Çalışkan insanlar ve emek yoğun bir yapıdan oluşuyor. İşçilik maliyetleri de Belçika'ya göre daha düşük. Bu, birlikte büyük fırsatlar yakalayabileceğimiz anlamına geliyor. Ayrıca çok sayıda yüksek nitelikli genç insan üniversitelerden mezun oluyor." dedi.
Tüm bu bağlamlarda temaslar ve anlaşmalar yapılabileceğini belirten Francken, siyasi görüşmelerin de olumlu ilerleyeceğini söyledi.
Türkiye’de en çok hangi yemeği yemek istediği sorulan Francken, kuzu etli yemekleri çok sevdiğini ifade etti.
Francken, "Bu yüzden Türkiye’ye gideceğim için ve güzel kuzu eti yiyeceğim için mutluyum." dedi.
Türkiye ziyaretini sabırsızlıkla beklediğini belirten Francken, "Önümüzdeki hafta Türkiye’de, Ankara ve İstanbul’da harika günler geçireceğimize eminim. Hazırım ve dört gözle bekliyorum." ifadelerini kullandı.
Francken, röportaj öncesinde Anadolu Ajansı'nın geçen yılın önemli gelişmelerini kronolojik bir çerçevede ele aldığı "Yıllık 2025" adlı eserini inceledi.
Dünya tarihine damga vuran olayları içeren "Yıllık 2025" için "Çok güzel." diyen Francken, eseri makamında baş köşeye yerleştirdi.
Anadolu Ajansı'nın, geçen yılın önemli gelişmelerini kronolojik bir çerçevede ele aldığı "Yıllık 2025" adlı eseri Anadolu Ajansı Yayınlarından inceleyen Francken, eserin odasında en güzel yerde duracağını belirtti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!