Böbrek Sağlığınız İçin Kritik Uyarılar: Risk Altında Olabilirsiniz
Prof. Dr. Mehmet Tanrısev, böbrek hastalıklarının sinsi ilerlediğini belirterek, gece idrara çıkmanın erken bir belirti olduğunu vurguladı.
SBÜ İzmir Tıp Fakültesi Nefroloji Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Mehmet Tanrısev, böbrek hastalıklarının sinsi doğasına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Tanrısev, özellikle 'gece idrara çıkma' belirtisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti ve böbrek nakli için diyalizin zorunlu olmadığının altını çizdi.
12 Mart Dünya Böbrek Günü dolayısıyla açıklamalar yapan Prof. Dr. Tanrısev, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış beslenme alışkanlıklarının böbrek sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Toplumun her kesiminin bu konuda bilinçlenmesi gerektiğini vurgulayan Tanrısev, böbrek hastalıklarının genellikle ileri evrelere kadar belirti vermediğini ifade etti.
Gece İdrara Çıkma Önemli Bir Belirti
Böbrek hastalıklarının en tehlikeli yönünün, semptomların uzun süre fark edilmemesi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tanrısev, “Böbreklerimiz işlevlerini kaybetmeye başladığında bile vücut buna bir süre uyum sağlayabilir. Ancak bu durum, hastalığın genellikle çok ileri bir aşamada tespit edilmesine yol açar. Gece idrara çıkmak, erken belirtilerden biridir ve bu durumla karşılaşan bireylerin mutlaka bir uzmana başvurması gerekir” şeklinde konuştu.
Tuz ve Su Tüketimi
Hipertansiyon ve diyabet hastalarının en yüksek risk grubunda yer aldığını belirten Tanrısev, böbrek sağlığını korumak için şu önerilerde bulundu:
Tuz tüketimi: Günlük olarak 3 gramdan fazla tuz tüketmeyin.
Su içmek: Günde en az 1,5 litre su içmeye dikkat edin ve susadıkça su içmeyi ihmal etmeyin.
Düzenli kontrol: Risk grubundaki bireyler, düzenli olarak idrar testi yaptırmalıdır.
Bilinçsiz İlaç Kullanımı
Ağrı kesiciler ve bitkisel takviyelerin masum olmadığını belirten Prof. Dr. Tanrısev, “Her türlü bilinçsiz ilaç kullanımı böbrekler üzerinde yük oluşturur. Özellikle içeriği bilinmeyen bitkisel takviyeler ciddi risk taşır. Kısa süreli kullanımlar zararları geri çevirebilse de, uzun vadeli bilinçsiz kullanım kalıcı hasarlara yol açabilir” dedi.
Diyaliz Beklenmeden Nakil
Böbrek yetmezliği sürecinde doğru bilinen bir yanlışı dile getiren Tanrısev, 'erken nakil'in en etkili yöntem olduğunu belirtti. “Böbrek nakli için diyalize başlanmış olması şart değil. Canlı vericisi olan hastalar, diyalize başlamadan doğrudan nakil yapıldığında, yaşam kalitesi açısından en iyi sonuçları alıyor” diye ekledi.
Organ Bağışında Güven ve Şeffaflık
Kadavradan organ bağışını artırmak için şeffaflığın önemine işaret eden Prof. Dr. Tanrısev, sağlık sistemine olan güvenin bağış kararlarını etkilediğini belirtti. “Bağışçı yakınları, hasta için her şeyin yapıldığına ve sürecin titizlikle yönetildiğine inanırsa, bağış yapma konusunda daha istekli davranıyorlar” dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!