Boehringer Ingelheim Türkiye, Akciğer Sağlığı İçin Uzmanları Buluşturdu: "İzlerin Ötesinde" Projesiyle Pulmoner Fibrozis Farkındalığı
Boehringer Ingelheim Türkiye, pulmoner fibrozis hastalığına dikkat çekmek amacıyla uzmanları ve hasta derneklerini bir araya getirerek "İzlerin Ötesinde" kitabını tanıttı.
Yazar ve seslendirme sanatçısı Yekta Kopan'ın sunumuyla gerçekleştirilen anlamlı etkinlikte, akciğer sağlığını tehdit eden en ciddi rahatsızlıklardan biri olan pulmoner fibrozis tüm yönleriyle ele alındı. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AİFD), Pulmoner Hipertansiyon ve Skleroderma Hasta Derneği (PAHSSc) ve Nadir Hastalıklar Federasyonu işbirliğiyle düzenlenen bu özel buluşmada; erken teşhisin önemi, multidisipliner tedavi yaklaşımları ve hastalığın bireyler üzerindeki psikososyal etkileri masaya yatırıldı.
Gerçek Yaşam Mücadeleleri: "İzlerin Ötesinde" Kitabı Tanıtıldı
Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri, PAHSSc ve Nadir Hastalıklar Federasyonu katkılarıyla hazırlanan "İzlerin Ötesinde" kitabının tanıtımı oldu. Kitapta, pulmoner fibrozis teşhisiyle yaşamları tamamen değişen Edip Özdener ve Hasan Hüseyin Eşsiz'in gerçek hayat hikayelerine yer verildi. Hastaların ve hasta yakınlarının ağzından kaleme alınan bu eser; teşhis sonrası değişen günlük rutinleri, aile bağlarını, verilen büyük mücadeleyi ve hayata tutunma umudunu gözler önüne seriyor.
Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Boehringer Ingelheim Türkiye Genel Müdürü Okan Güner, insan hayatını iyileştirme vizyonuyla hareket ettiklerini vurguladı. Güner, "Pulmoner fibrozis hastalarının sesini duyurmak ve yaşadıkları zorlukları görünür kılmak bizim en temel sorumluluklarımızdan biri. Farkındalık yaratmak sadece tıbbi belirtileri anlatmak değildir; hastanın duygularını, ailesini ve mücadelesini anlamaktır. Bu amaçla hayata geçirdiğimiz 'İzlerin Ötesinde' projesinin, henüz tanı almamış kişilerin belirtileri önemsemesine ve tanı alan hastaların ise yalnız olmadıklarını hissetmelerine katkı sağlayacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Romatoid Artrit ve Akciğer Tutulumu Arasındaki Gizli Bağ
Etkinlikte söz alan Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nevsun İnanç, halk arasında sadece eklem hastalığı olarak bilinen romatoid artritin (eklem romatizması), aslında akciğerler başta olmak üzere birçok organı etkileyebilen sistemik bir hastalık olduğunu belirtti. Akciğer tutulumunun ciddi fonksiyon kayıplarına yol açabileceğine dikkat çeken İnanç, hastaların eklem ağrılarına odaklanırken hafif solunum şikayetlerini ihmal edebildiğini söyledi.
Prof. Dr. İnanç, erken teşhis için kritik ipuçlarını şu sözlerle aktardı: "Kronik öksürük, basit hareketlerde bile ortaya çıkan nefes darlığı ve enfeksiyonların bir türlü iyileşmemesi akciğer tutulumunun ilk belirtileri olabilir. Özellikle ileri yaş, erkek cinsiyet, sigara kullanımı, obezite ve genetik yatkınlık gibi risk faktörlerine sahip romatoid artrit hastalarının çok daha yakından izlenmesi gerekiyor. Kesin teşhis ve doğru tedavi planı için göğüs hastalıkleri ve radyoloji uzmanlarının romatologlarla birlikte çalışması büyük önem taşıyor."
Erken Tanıyla Akciğer Sağlığını Korumak ve İlerlemeyi Durdurmak Mümkün
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Kumbasar ise pulmoner fibrozisin, akciğerlerdeki hava keseleri ile kılcal damarlar arasındaki dokunun kalınlaşması ve sertleşmesiyle karakterize bir hastalık olduğunu açıkladı. Bu durumun akciğerin esnekliğini bozarak gaz alışverişini engellediğini belirten Kumbasar, en belirgin semptomların hareket halinde ortaya çıkan nefes darlığı ve inatçı kuru öksürük olduğunu ifade etti.
Erken tanının hayati önemine değinen Kumbasar, "Geçmiş yıllara kıyasla bugün çok daha güçlü ilaçlara sahibiz. Hastalığı tamamen ortadan kaldıramasak da ilerlemesini yavaşlatabiliyoruz. Ne kadar erken teşhis koyarsak, akciğeri o kadar sağlıklı bir seviyede koruyabilir, hastanın yaşam süresini ve kalitesini artırabiliriz" dedi. Türkiye'de 2014 yılında yapılan bir çalışmaya göre interstisyel akciğer hastalıklarının görülme sıklığının 100 binde 25 civarında olduğunu ve bu vakaların beşte birini idiyopatik pulmoner fibrozisin oluşturduğunu belirten Kumbasar; genetik, çevre, sigara ve tarama imkanlarının gelişmesinin bu oranlar üzerinde etkili olduğunu söyledi. Kumbasar ayrıca hastalara düzenli kontrol, sigarayı bırakma, tozlu ortamlardan kaçınma, sağlıklı beslenme ve aşılarını aksatmama tavsiyelerinde bulundu.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!