Bölgesel Gerginlikler, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu'nun Stratejik Önemini Artırdı
Bölgesel çatışmalar, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu'nun önemini artırdı.
AA muhabirinin derlediği verilere göre, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın bu saldırılara karşılık vermesi, bölgedeki ulaşım risklerini ciddi şekilde artırdı. Hürmüz Boğazı'nın kapanması ve Orta Doğu'daki birçok ülkenin hava sahasının uçuşlara kapatılması, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi 'güvenli' ulaşım yollarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Orta Koridor, Çin ile Avrupa ülkelerini Kazakistan, Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden birbirine bağlayan stratejik bir hattır. Avrupa ve Asya arasındaki nakliye süresini 15 güne kadar düşüren bu koridor, Türkiye'yi 21 ülkeye doğrudan bağlayan bir ticaret omurgası haline getiriyor.
Kalkınma Yolu ise Irak, Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin imzaladığı, Irak'taki Büyük Fav Limanı'ndan Türkiye üzerinden Avrupa'ya ticareti kolaylaştıracak kara ve demir yolu ulaşım projesi olarak biliniyor.
Rusya-Ukrayna savaşından önce Kuzey Koridoru, ulaşımda ana güzergah olarak kullanılırken, çatışmalar nedeniyle bu güzergah gözden düştü. Güney Koridoru ise savaş ve kaosun etkisi altında kaldı. İsrail'in bölgedeki saldırıları ve Körfez'deki gerginlikler, bu koridorları kullanılamaz hale getirdi. ABD ve İsrail'in İran'ı hedef alması, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla bu bölgedeki ulaşım yolları daha da sorunlu bir hale geldi.
Son dönemlerde trafik yoğunluğunun arttığı ve Türkiye'nin merkezinde bulunduğu Orta Koridor, en güvenli ve sürdürülebilir hat olarak öne çıktı. Kalkınma Yolu'nun da hızla tamamlanmasıyla birlikte bu güzergahın önemi daha da artacak.
'Bölgesel Ekonomide Yeni Dengeler Oluşturma Potansiyeline Sahipler'
Gazi Üniversitesi Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Aksoy, İran'ın Avrasya'daki ticaret yolları üzerinde önemli bir konumda olduğunu ve Güney Koridoru'nun gelişmesini desteklediğini belirtti.
Aksoy, İran'ın Orta Koridor'un gelişmesine temkinli yaklaştığını, çünkü bu hattın İran'ın transit ülke konumunu zayıflatabileceğini dile getirdi. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının Güney Koridoru'nu da riskli hale getirdiğini söyledi.
Orta Koridor'un Kuzey ve Güney koridorlarına kıyasla stratejik bir avantaj sunduğunu belirten Aksoy, Orta Koridor'un daha kısa bir güzergah sunduğunu ve bu durumun taşımacılık süresini ve maliyetlerini düşürdüğünü ifade etti.
Aksoy, Orta Koridor'un jeopolitik öneminin sadece ekonomik avantajlarından kaynaklanmadığını, aynı zamanda Avrasya'da yeni güç dengeleri oluşturmaya katkı sağladığını vurguladı. Türkiye'nin stratejik coğrafi konumu nedeniyle bu koridorun en kritik aktörlerinden biri olduğunu belirtti.
Türkiye'nin bu koridor üzerindeki konumunun, ülkenin küresel ticaret ağlarındaki önemini artırdığını vurgulayan Aksoy, şöyle devam etti:
'Kalkınma Yolu Projesi, Orta Koridor ve diğer Batı-Asya ticaret ağlarıyla entegre şekilde bölgesel ekonomide yeni dengeler yaratma potansiyeline sahiptir. Orta Koridor ve Kalkınma Yolu, Türkiye’nin jeopolitik konumunu jeoekonomik güce dönüştürme stratejisinin iki temel ayağını oluşturmaktadır.'
'Koridorlar Stratejik Çeşitlendirme Araçları Olarak Öne Çıkıyor'
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Resul Yalçın, küresel ticaret ağlarının son yıllarda jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri kırılmaları ve enerji güvenliği sorunları nedeniyle yeniden şekillendiğini belirtti.
Yalçın, Türkiye merkezli Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi stratejik ulaştırma girişimlerinin sadece lojistik bir işlev görmediğini, aynı zamanda jeoekonomik ve jeopolitik yeniden konumlanma araçları olarak öne çıktığını ifade etti.
Yalçın, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nda yaşanan güvenlik sorunlarının küresel ticaret ağlarının stratejik boğazlara aşırı bağımlı olduğunu gösterdiğini söyledi. Bu durumun sistemik risk yarattığını ve deniz yollarında yaşanan aksaklıkların enerji arzını tehdit ettiğini belirtti.
Yalçın, Türkiye'nin Orta Koridor'un Avrupa bağlantı noktası olarak merkezi bir rol üstlendiğini ve ülkenin transit gelirler, lojistik yatırımlar, sanayi entegrasyonu ve enerji boru hatları sayesinde en yüksek katma değeri elde eden aktörlerden biri haline geldiğini açıkladı.
İran ve bölgedeki son jeopolitik gelişmelerin, Türkiye-Irak eksenindeki Kalkınma Yolu açısından alternatif güzergahların önemini ve deniz yollarına aşırı bağımlılığın risklerini ortaya koyduğunu söyleyen Yalçın, şöyle devam etti:
'Çoklu ve yedekli ticaret güzergahlarının varlığı, devletlerin ve küresel aktörlerin kriz dönemlerinde ekonomik esneklik kazanmasını sağlamakta ve sistemik şoklara karşı dayanıklılığı artırmaktadır. Bu bağlamda Orta Koridor ve Kalkınma Yolu gibi alternatif kara-demir yolu güzergahları, ticarette risk dağılımını sağlamak ve sistemik dayanıklılığı güçlendirmek açısından kritik bir stratejik araç olarak öne çıkmaktadır.'
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!