Bostan'dan Çarpıcı Analiz: Trump'a Ankara'da Suikast İhbarının Arkasındaki İsrail Oyunu ve Bölgesel Gerilimler
Gazeteci Yahya Bostan, Trump'a Ankara'da suikast düzenleneceği yönündeki asparagas ihbarın arkasındaki İsrail parmağını ve bölgedeki gizli planları yazdı.
Yeni Şafak gazetesi yazarı Yahya Bostan, ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik Ankara ziyareti sırasında suikast düzenleneceğine dair ortaya atılan iddiaların perde arkasını araladı. Bostan, Washington Post gazetesinde de geniş yankı uyandıran ve Trump'ın Esenboğa Havalimanı'nda gizlice bir catering aracına bindirilerek başka bir askeri uçakla Türkiye'den ayrıldığı iddialarını değerlendirdi. Yazar, bu asılsız ihbarın arkasında doğrudan İsrail istihbaratının yer aldığını vurgulayarak, "Asıl hedef, Trump'ı paralize etmek, Washington-Tahran arasındaki olası müzakereleri baltalamak ve Türkiye'nin güvensiz bir ülke olduğu imajını dünyaya yaymaktı" ifadelerini kullandı.
İran Hücresi Yalanı ve Ankara'da Alınan Olağanüstü Önlemler
Gazeteci Ragıp Soylu'nun paylaştığı bilgilere atıfta bulunan Yahya Bostan, söz konusu suikast ihbarının detaylarını aktardı. İhbarda, Trump'ı taşıyan uçağın Türkiye'den kalkışı sırasında bir İran hücresi tarafından taşınabilir hava savunma sistemi (MANPADS) ile hedef alınacağı iddia edilmişti. Konuyla ilgili başka hiçbir somut ayrıntı sunulmadığını belirten Bostan, normal şartlarda müttefikler arasında teyit edilen bu tür kritik istihbaratların kaynağı sorulduğunda, ABD'li yetkililerin yalnızca "Bir ülkeden geldi" diyerek geçiştirdiğini yazdı.
Türk güvenlik birimleri, bu gizemli kaynağın İsrail olduğunu anında tespit ederek duruma şüpheyle yaklaştı. ABD istihbaratı da Trump yönetimini ihbarın güvenilmezliği konusunda uyarmasına rağmen, Ankara'da güvenlik önlemleri en üst düzeye çıkarıldı. Bostan, alınan olağanüstü tedbirleri şu sözlerle özetledi: "Trump'ın Türkiye'den ayrılış rotası tamamen değiştirildi. Uçuş noktası Etimesgut'tan Esenboğa'ya kaydırıldı. Çevredeki hobi bahçeleri de dahil olmak üzere her iki havalimanının etrafı didik didik arandı. Trump, Air Force One uçağına biniyormuş süsü verilerek gizlice bir hamburger aracıyla askeri uçağa nakledildi. Türk jetleri ise ABD uçağına hava sahamızı terk edene kadar eşlik etti. Sonuçta beklendiği gibi ihbar tamamen asılsız çıktı."
MOSSAD'ın ABD'yi Yanılttığı İkinci Büyük Fiyasko
Bu olayın, İsrail istihbaratının ABD yönetimini kasıtlı olarak yanılttığı ikinci büyük skandal olduğunu belirten Bostan, ilk vakanın Gazze saldırıları sonrası "İran rejiminin bir hafta içinde çökeceği" yönündeki asılsız öngörü olduğunu hatırlattı. Trump'ın bu yanlış yönlendirmeler nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya karşı büyük bir öfke duyduğu biliniyor. Bostan, bu ikinci fiyaskonun Trump'ı iç politikada zor duruma düşürdüğünü ve geçtiğimiz günlerde MOSSAD'ın İran masası şefi ile iki üst düzey yöneticisinin görevden alınmasının bu başarısızlıklarla doğrudan bağlantılı olabileceğini öne sürdü.
Libya'da Kritik Süreç: Suikastlar ve Petrol Tesislerine Saldırılar
Analizinde bölgesel gelişmelere de geniş yer ayıran Yahya Bostan, Doğu Akdeniz ve Libya hattındaki son durumu masaya yatırdı. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından meşru kabul edilen Abdülhamid Dibeybe hükümeti ile ülkenin doğusunu kontrol eden Mareşal Halife Hafter arasında, devlet kurumlarının birleştirilmesi yönünde tarihi bir uzlaşıya çok yaklaşıldığını belirtti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın gerçekleştirdiği sürpriz Libya ziyaretinin tam da bu kritik döneme denk geldiğine dikkat çeken yazar, süreci sabote etmek isteyen odakların devreye girdiğini ifade etti.
Bostan, uzlaşı çabalarının hemen ardından yaşanan iki karanlık olaya dikkat çekti: "İlk olarak Hafter'in Askeri İstihbarat Başkanı Mansuri uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti. Hemen ardından ise ülkenin batı kesimindeki stratejik petrol tesislerine yönelik insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlendi." Libya'da sağlanacak bir ulusal birliğin Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika'daki dengeleri tamamen değiştireceğini vurgulayan Bostan, bu tablodan en çok Atina ve Tel Aviv'in endişe duyduğunu, Türkiye destekli barış adımlarını baltalamak için provokasyonların sürebileceğini belirtti.
Kızıldeniz'de Sular Isınıyor: Uluslararası Koalisyon Yolda
Son olarak ABD-İran geriliminin yansıması olarak Kızıldeniz'deki krize değinen Bostan, Yemen'deki Husilerin Babülmendeb Boğazı'nda uyguladığı abluka ile Suudi Arabistan'ın ekonomik ve lojistik hatlarını hedef aldığını yazdı. Riyad yönetimi için durumun katlanılamaz bir boyuta ulaştığını ifade eden yazar, Suudi Arabistan'ın Yemen hükümetini Husilere karşı kapsamlı bir kara operasyonu düzenlemesi yönünde teşvik ettiğini belirtti.
Bölgede güvenliği sağlamak amacıyla Türkiye'nin de katılımı beklenen uluslararası bir deniz koalisyonunun kurulmasının an meselesi olduğunu kaydeden Bostan, "Riyad, seyrüsefer güvenliğini tesis edecek bu koalisyonun bir an önce hayata geçirilmesini istiyor. Önümüzdeki günlerde bu uluslararası gücün resmi olarak ilan edilmesi bekleniyor" diyerek yazısını sonlandırdı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!