Çocuk Doktorunun İlham Veren Sanat Yolculuğu: Mesai Bitince 50 Kilometre Yol Kat Edip Su Kabağı İşliyor
Samsun'da Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Kader Apaydın, mesai bitiminde 50 kilometre yol giderek eşinin atölyesinde su kabaklarını sanat eserine dönüştürüyor.
Samsun'da görev yapan bir çocuk doktoru, yoğun hastane mesaisinin ardından bambaşka bir dünyaya adım atarak el sanatlarıyla hayat buluyor. Çarşamba Devlet Hastanesi’nde Çocuk Hastalıkları Uzmanı olarak şifa dağıtan Dr. Kader Apaydın, mesaisi biter bitmez yaklaşık 50 kilometre yol kat ederek soluğu eşi Melahat Türkkan Apaydın’ın (51) sanat atölyesinde alıyor. İlkadım ilçesindeki Tarihi Bedestan Çarşısı’nda yer alan bu hobi ve sanat atölyesinde eşine destek veren Dr. Apaydın, su kabaklarını büyük bir titizlikle işleyerek göz alıcı aydınlatma ve dekoratif ürünler üretiyor.

Tıp Dünyasından Sanat Atölyesine Uzanan 50 Kilometrelik Yolculuk
Hastanelerdeki yoğun temponun ardından hobisine zaman ayırmanın kendisini dinlendirdiğini belirten Dr. Kader Apaydın, ahşap işlerine olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını ifade ediyor. İnternette tesadüfen karşılaştığı su kabağı işleme sanatının kendisinde yeni bir kapı araladığını söyleyen Dr. Apaydın, ahşap üzerindeki ince işçiliğin su kabağına da uygulanabildiğini görünce bu alanda kendini geliştirmeye karar verdiğini dile getiriyor.

Yaklaşık 4-5 yıldır bu sanatsal uğraşla aktif olarak ilgilendiğini belirten Dr. Apaydın, hem kendi tasarımlarını hayata geçirdiklerini hem de müşterilerin özel taleplerine göre su kabaklarını işleyerek benzersiz aydınlatma gereçleri ürettiklerini vurguluyor. Eşinin atölyedeki teknik ihtiyaçlarına da destek olan deneyimli hekim, burada kendileri için huzur dolu ve mutlu bir sosyal yaşam alanı inşa ettiklerini aktarıyor.

Pandemi Döneminde Hayata Geçen Çocukluk Hayali
Uzun yıllar ev aksesuarları ve dekorasyon sektöründe yöneticilik ve satış müdürlüğü yapan 51 yaşındaki Melahat Türkkan Apaydın ise bu girişimin arkasındaki ilham dolu hikayeyi paylaşıyor. Pandemi döneminde çalıştığı firmanın devredilmesiyle işsiz kalan Apaydın, evde geçirdiği süreyi eşiyle birlikte çocukluk hayallerini gerçekleştirmek için bir fırsata dönüştürdüğünü belirtiyor. Hobilerini ticari bir boyuta taşımaya karar veren çift, ilk etapta ürettikleri el emeği aksesuarları dijital platformlar üzerinden evden satarak büyük bir ilgiyle karşılaştıklarını ifade ediyor.

Kadın Girişimcilere Destek ve Sosyal Yaşam Alanı
Ürün çeşitliliğinin artması, artan lojistik maliyetler ve kargo süreçlerinde yaşanan kırılma gibi zorluklar, çifti fiziksel bir mağaza açmaya yönlendiriyor. Tarihi Bedestan Çarşısı'ndaki atölyeyi açarak sadece kendi üretimlerini sergilemekle kalmadıklarını belirten Melahat Türkkan Apaydın, aynı zamanda diğer kadın üreticilerin de ürünlerini satabileceği bir dayanışma platformu oluşturduklerini söylüyor. Atölyede düzenledikleri kurslar ve workshoplar sayesinde samimi bir sosyal çevre edindiklerini dile getiren Apaydın, el emeği ürünlerin takdir görmesinin kendilerini daha da motive ettiğini vurguluyor.

Eşinin mesai sonrası her gün yorulmadan atölyeye gelerek kendisine omuz vermesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Melahat Türkkan Apaydın, eşinin su kabağı işlemeciliğiyle sanata değer kattığını belirtiyor. Çift, bu sayede hem ortak çocukluk düşlerini gerçeğe dönüştürmenin hem de severek yaptıkları bir hobiyi başarılı bir ticari girişime dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyor.


Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!