Çocukların Suça Sürüklenmesinde Sosyal Faktörler Etkili
Çocukların suça sürüklenmesinde düşük sosyoekonomik düzey ve parçalanmış ailelerin yanı sıra kötü arkadaş çevresi ve istismar gibi faktörler etkili.
Burdur
Anadolu Ajansının (AA) "Küçük Yaş, Büyük Suç" başlıklı dosya haber serisinin bu bölümünde, Doç. Dr. Azime Arısoy'un gerçekleştirdiği bilimsel çalışma üzerinde duruluyor.
Arısoy, AA muhabirine verdiği demeçte, suça karışmış 9 çocuğun aileleriyle bire bir görüşmeler yaparak, çocukların suça yönelmelerinin nedenlerini bilimsel bir bakış açısıyla analiz etmeye çalıştıklarını aktardı.
"Ailelerin Perspektifinden Çocukların Suça Sürüklenme Sebepleri" başlıklı çalışmada, düşük sosyoekonomik düzeye sahip ve parçalanmış aile yapılarında çocukların suça daha fazla eğilim gösterdiğini belirlediklerini ifade eden Arısoy, "Bu faktörlerin yanı sıra, çalışmamıza katılan tüm aileler, özellikle kötü arkadaş çevresiyle tanıştıktan sonra çocuklarının suça bulaştığını belirttiler. Çocuklar, kötü örnek teşkil eden arkadaş grupları tarafından yanlış yönlendirilebiliyor." dedi.
Yoksulluk ile çocuğun ihmali ve istismarının da suça yönelmeyi artırdığına dikkati çeken Arısoy, şu ifadeleri kullandı:
"Düşük sosyoekonomik düzeye sahip ve parçalanmış aile yapılarının yanı sıra, aile üyelerinin alkol, uyuşturucu ve sigara gibi bağımlılık sorunları ya da psikolojik problemleri bulunması da çocukları psikolojik sorunlara ve suça itiyor. Çocukların suça karışması tek bir sosyal problemin ürünü değil. Çalışmamızda, suça eğilim gösteren çocukların birçok sosyal sorunla karşı karşıya kaldığını tespit ettik."
"Çocukların Yüksek Menfaati Gözetilmeli ve Sağlıklı Gelişimi Sağlanmalı"
Ailelerin çocuklarına karşı görevlerini ihmal etmeleri, cinsel, fiziksel veya duygusal istismarın da suça yönelmenin sebepleri arasında olduğunu vurgulayan Arısoy, "Bu durum, birçok toplumsal sorunun birleşiminden kaynaklanıyor. Çocukların yüksek menfaatleri korunmalı ve gelişimleri sağlıklı bir şekilde desteklenmeli. Ayrıca, suç mağdurlarının ortaya çıkmasını önlemek için dengeli bir profesyonel müdahale gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bu doğrultuda, ilgili kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapılması gerektiğini belirten Arısoy, dezavantajlı gruplardan oluşan suç eğilimli çocuklar ve ailelerine sürekli bir gelir sağlanması ve meslek edindirilmesinin önem taşıdığını dile getirdi.
Yoksul ailelerin düzensiz işlerde çalışmak zorunda kalmaları nedeniyle çocukların aile ilgisinden mahrum büyüdüğüne ve bu boşluğun suça yönelme unsuru olduğuna dikkat çeken Arısoy, bu ailelerin çocuklarına ücretsiz kreş ve gündüz bakım hizmetleri sunulması gerektiğini belirtti. Ayrıca, ergenlik dönemindeki çocukların spor, sanat ve kültürel etkinliklerle sosyal uyum projelerine yönlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!