Çölyak Hastalarına Özel Glütensiz Seyahat Keyfi
Çölyak hastalarına yönelik özel tasarlanan tur, glütensiz menü sunan mekanlarda rahat bir seyahat deneyimi sağlıyor.
Tur operatörü Mustafa Eren Küçükkibar ve çölyak hastası eşi, bir etkinlik sırasında aynı rahatsızlığı yaşayan içerik üreticisi Şeyma Şahin ile karşılaştı.
Küçükkibar, eşinin sağlık sorunlarından dolayı konuyla ilgili bilgi sahibiyken, Şahin ile çölyak hastalarının seyahat sırasında karşılaştıkları gıda güvenliği ve menü seçimindeki zorlukları tartıştı.
Glüten hassasiyeti yaşayan bireylerin dışarıda yemek yemekteki sıkıntıları ve bunun seyahat planlarına etkisini değerlendiren ikili, turizm sektöründe bu alanda büyük bir eksiklik olduğuna karar verdi.
Bu değerlendirmeler sonucunda, tamamen çölyak hastalarına özel bir tur programı oluşturuldu.
Geleneksel tur anlayışının dışına çıkan bu program, glütensiz menü sunan kafeler, restoranlar ve oteller üzerine kuruldu. Katılımcıların seyahatleri boyunca güvenli bir şekilde yemek yiyebilmesi sağlanarak sosyal yaşamlarına daha rahat katılmaları hedeflendi.
İzmir'den hareketle, Ankara ve Eskişehir'i kapsayan turda tüm yiyecekler glütensiz olarak sunuldu ve katılımcıların yiyecek taşıma, mekan arama veya menü içeriğini sorgulama zorunluluğu ortadan kaldırıldı.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği İzmir Bölge Temsil Kurulu Üyesi Mustafa Eren Küçükkibar, AA'ya yaptığı açıklamada, çölyak hastalarının etkinliklerde sürekli gıda sıkıntısı yaşadığını belirtti.
Küçükkibar, eşi ve Şeyma Şahin'in girişimiyle bu soruna çözüm bulmayı amaçladıklarını ifade ederek, "İzmir ve çevresinden yoğun talep aldık ve katılım oldukça yüksek. Bu durum, bu alanda gerçekten ihtiyaç olduğunu gösterdi. Turumuz hızla doldu ve bu da doğru bir iş yaptığımızı kanıtladı." dedi.
Küçükkibar, benzer turların İtalya ve İspanya'da popüler olduğunu, Türkiye'nin de bu tarz turlarla turist çekebileceğini sözlerine ekledi.
Bu organizasyonun, Türkiye'de çölyak hastalarına özel planlanan ilk tur olduğunu belirten Küçükkibar, şu ifadeleri kullandı:
"Başlangıçta talep konusunda tereddütlerimiz vardı ancak denemeye karar verdik ve gerçekten böyle bir ihtiyacın olduğunu gördük. Tur fiyatlarını belirlerken kar düşünmedik çünkü glütensiz ürünler dünyada genellikle daha pahalı. Bu çalışmamız bir sosyal sorumluluk projesi olarak değerlendirilebilir."
Küçükkibar, bu çalışmanın diğer işletmelere de örnek olmasını umduklarını söyledi.
Şeyma Şahin ise yemek yemenin sosyal bir aktivite olduğunu ve çölyak hastalarının bu sosyal yaşamdan çoğu zaman uzak kaldığını dile getirdi.
Çölyak hastalığına dair farkındalığın az olması nedeniyle birçok çölyak hastasının glütensiz gıda temininde ve sosyal hayatlarında zorluk çektiğini belirten Şahin, şöyle dedi:
"Eğer glütensiz farkındalığı olmayan bir tura katılmış olsaydım, yanımda yiyecek taşımak zorunda kalırdım ve birçok lokasyonda yemek yiyemezdim. Bu turda ise hiçbir glütensiz ürünü yanımda taşımadan, başlangıçtan bitiş noktasına kadar rahat bir seyahat deneyimi yaşadım. Amacımız, yemeğe değil gezinin kendisine odaklanmak ve katılımcıların gezinin tadını çıkarmasını sağlamak. Burada önemli olan, katılımcının hiçbir eksiklik hissetmeden sadece gezinin keyfini çıkarması."
Tura katılan ve 8 yıldır çölyak hastalığı ile yaşayan Ebru Öztürk, ilk defa hastalığını düşünmeden rahat bir tur deneyimi yaşadığını ve bu turu muhteşem bulduğunu ifade etti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!