Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Bölge Savaşlardan Büyük Zarar Gördü
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, MTTB'nin 44. Geleneksel İftarında barış ve adalet mesajları verdi. Bölgenin savaşlardan gördüğü zararı vurguladı.
Birlik Vakfı Genel Merkezi'nde düzenlenen "Milli Türk Talebe Birliği 44. Geleneksel İftar" etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, katılımcılara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını iletti.
Yılmaz, Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak, "Ramazan, Kur'an ayıdır. Bu ay, yüce kitabımızın indirilmesine başlanan ve 'oku' emriyle ilim yolunda adım atmamızı sağlayan bir dönemdir. Bu ayın bizlere ilim ve hikmetle dolu bir zaman dilimi geçirmemizi sağlamasını diliyorum." ifadelerini kullandı.
Milli Türk Talebe Birliği'nin (MTTB), Türkiye'nin gençlik tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Yılmaz, bu teşkilatın 110 yıllık geçmişiyle birçok düşünür ve fikir insanının gençlerle buluştuğu bir çatı oluşturduğunu belirtti. Yılmaz, MTTB'nin gençlerin düşünce dünyalarını genişleten ve topluma yön veren fikirlerin ortaya konduğu bir platform olduğunu söyledi.
Yılmaz, teşkilatın kurucu liderlerinden Necip Fazıl Kısakürek'in "Ne zemin ne de bir teras katıyız, Biz vatan köşkünde çökmez çatıyız." sözlerini hatırlatarak, MTTB'nin fikirsel ve ideolojik anlamda zorluklara rağmen varlığını sürdürdüğünü ifade etti.
Bu köklü geleneğin, Türkiye'nin fikir, siyaset ve kültür sahasında birçok önemli ismin yetişmesine zemin hazırladığını belirten Yılmaz, "Birçok akademisyen, sanatçı, fikir ve ilim insanı bu ocakta şekillenen düşünce atmosferiyle tanışmıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın gençlik yıllarında bu teşkilatın etkinliklerinde aktif rol almış olması, MTTB'nin yetiştirdiği kadroların ülkenin yönetiminde etkili olduğunu göstermektedir." dedi.
MTTB'nin gençlik çalışmaları, kültürel ve eğitim faaliyetleri, burslar ve sosyal sorumluluk projeleri gibi alanlarda aktif olduğunu belirten Yılmaz, "Son yıllarda başlatılan Milli Teknoloji Akademisi gibi girişimler, gençliğin bilim, teknoloji ve üretim alanında söz sahibi olmasına yönelik kayda değer bir iradeyi ortaya koyuyor. Üniversite gençliğinin fikri birikimi, sorumluluk bilinci ve ahlaki duruşu toplumumuzun geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Milletin geleceği, yetiştirdiği genç nesillerin vizyonu, karakteri ve idealleriyle doğrudan ilişkilidir." diye konuştu.
Yılmaz, geçmişte Kalkınma Bakanlığı yaptığını belirterek, kalkınmanın sadece ekonomik bir kavram olmadığını, insan unsurunun en önemli faktör olduğunu ve iyi organize olabilen toplumların kalkınmada başarılı olduğunu vurguladı.
MTTB'nin tarihinde Kudüs ve Filistin meselelerinin her zaman güçlü bir karşılık bulduğunu söyleyen Yılmaz, Mescid-i Aksa'ya yönelik saldırılar karşısında bu çatıda yükselen seslerin gençliğin adalet duygusunu güçlü bir şekilde yansıttığını ve Kudüs duyarlılığının MTTB'nin hafızasında nesilden nesile aktarılan bir bilinç olarak yaşamaya devam ettiğini belirtti.
Yılmaz, Gazze'de yaşanan yıkımın insanlık vicdanını derinden yaraladığını ifade ederek, "Yıkılan şehirler, hayatını kaybeden binlerce sivil ve kuşatma altında yaşam mücadelesi veren masum insanlar, dünyanın gözleri önünde büyük bir insani dram yaşandığını göstermektedir. Ramazan ayının rahmet atmosferinde Gazze'de yaşanan acılar hepimizin yüreğinde derin bir sızı bırakmaktadır. Filistin meselesi insanlığın vicdan meselesidir ve bu, vicdan çağrısının en güçlü başlıklarından biri olarak gündemimizde yer almaya devam edecektir." dedi.
"Hukuku, Barışı, Diplomasiyi, Adaleti Savunmaya Devam Edeceğiz"
Türkiye Cumhuriyeti olarak bölgesel ve küresel düzeyde barışı, hukuku ve adaleti savunmaya devam ettiklerini belirten Yılmaz, "Dünyada maalesef şu an güç siyaseti egemen olmuş durumda. 'Ben güçlüysem istediğimi yaparım' zihniyeti hakim hale gelmiş durumda. Biz elbette ki bunu onaylamıyoruz. Ancak, güçlü ve haklı olmalıyız. Sadece haklı olmak yetmiyor, güçlüler gelip sizi eziyor. Sadece güçlü olup hakikatten uzak olmak da değersizdir. Dolayısıyla önemli olan hem güçlü hem de haklı olmaktır. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu yolda ilerlemeye devam edeceğiz. Hukuku, barışı, diplomasiyi, adaleti savunmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın bir an önce sona ermesini ve tarafların müzakere masasına dönmelerini beklediklerini ifade eden Yılmaz, "Bölgemiz savaşlardan çok çekti. Etnik, mezhebi fay hatlarını kaşıyarak, toplumları bölüp karşı karşıya getirerek, bölgemiz uzun yıllardır büyük kayıplar yaşadı. Hem insani kayıplar hem de yeterince gelişemedi, kalkınamadı. Şimdi biz diyoruz ki, hem ülkelerde hem de bölgede barış ve huzur olsun." dedi.
Yılmaz, iç cepheyi güçlendirme konusuna son dönemde daha fazla vurgu yaptıklarını belirterek, "İç cephemizi güçlendirelim ki bölgemiz üzerinde oynanan emperyalist oyunlar başarısız olsun. İç cephemizi güçlendirelim ki kaynaklarımızı boş yere harcamak yerine ülkemizin ve insanımızın refahı için kullanalım." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'de terörün neden olduğu ekonomik kaybın 2 trilyon doların üzerinde olduğunu hesapladıklarını belirten Yılmaz, bu kaynakların terör yerine kalkınmaya harcanmış olması durumunda Türkiye'nin bugün çok daha farklı bir seviyede olacağını vurguladı. Gereksiz polemik ve tartışmaları bir kenara bırakıp kardeşliği, birliği ve beraberliği yücelterek Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmeleri gerektiğini ifade etti.
Yılmaz, MTTB çatısı altında yetişen gençlerin geçmişten devraldıkları hassasiyetle insanlık ittifakının bir parçası olarak Filistin davası başta olmak üzere tüm çatışma alanlarında hakkın ve adil bir barışın yanında olacaklarını söyledi.
Bu sorumluluk bilincinin bu topraklarda yetişen her kuşağın omuzlarında taşıdığı büyük bir emanet olduğunu belirten Yılmaz, "Bu emaneti taşıyan gençliğin, milletimizin değerlerinden aldığı ilhamla hem ülkemizin geleceğine yön vereceğine hem de dünyanın farklı coğrafyalarında zulüm altında yaşayan insanların sesi olma sorumluluğunu güçlü bir şekilde sürdüreceğine inanıyorum." dedi.
Dünyada Türkiye Cumhuriyeti'ne göz dikmiş geniş bir kitlenin olduğunu ifade eden Yılmaz, "Bugün yaşadıklarımız ne olursa olsun, bilmeliyiz ki devirler gelir geçer. Her devir, o dönemde ortaya çıkan gelişmeler kendi tepkilerini de üretir. Zamanla gelen dip dalgalar yeni yapılara yol açar. Bugün eski dünya, o soğuk savaş dönemi yıkılmış durumda. Yeni bir düzen henüz oluşmuş değil. Bu nedenle geçiş sürecindeyiz. Bu geçiş süreçleri en tehlikeli olan süreçlerdir. Bu dönemlerde sağlam duranlar, dünya hiyerarşisinde daha üst bir noktaya gelme imkanına kavuşurlar. Bu tür dönemler olmasa, normal dönemlerde dünya hiyerarşisini değiştirmek kolay değil. Hiyerarşi kendini yeniden üretir. Ancak bu zorlu dönemlerde sağlam bir liderliğiniz varsa, dirençli bir yapınız varsa bu dönemlerden çok daha üst noktalarda çıkabilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti olarak bu anlamda şanslı olduğumuzu söyleyebilirim. Güçlü, tecrübeli bir liderimiz, uzun yıllar devlet ve yönetim tecrübesi olan kadrolarımız var. İstikrar içinde güçlü bir iradeyle bu zor dönemi atlatacağız." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ekonomisi, teknolojisi, sağlığı, yeni şehirleri, sivil toplum kuruluşları, üniversiteleri ve akademik camiasıyla topyekun kalkınma anlayışı içinde Türkiye Yüzyılı'nı inşa edeceklerini belirtti.
Programa, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, MTTB Genel Başkanı Tahsin Başarı ve diğer davetliler de katıldı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!