DEM Partili Tuncer Bakırhan'dan Gülistan Doku dosyasına dair önemli açıklamalar
DEM Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasını memnuniyetle karşıladı ve bu gelişmenin adaletin sağlanması için önemli bir adım olduğunu belirtti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasının önemine vurgu yaptı.
Bakırhan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasının 6 yıl sonra tekrar açılmasını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Bakırhan, bu gelişmenin sadece bir isimden ibaret olmadığını, ülkenin vicdanına yöneltilmiş bir soru olduğunu ve cevabının hala bulunamadığını ifade etti. Konunun titizlikle incelenmesi gerektiğini vurguladı. Bakırhan ayrıca, bu olayı örtbas edenlerin hesap vermesi gerektiğini, sonucun nereye varırsa varsın her sorumlu kişinin yargılanması gerektiğini söyledi.
Basın toplantısında, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarının toplumda derin bir yara açtığını dile getiren Bakırhan, bu tür olayların münferit olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Yaşananların, yılların birikimi olan bireysel ve toplumsal öfkenin yansıması olduğunu söyledi. Bakırhan, bu tür olayların arka planında çaresizlik, yalnızlaştırma ve duyarsızlık gibi faktörlerin yattığını ifade etti.
Bakırhan, "Sistem, maalesef dokunduğu her şeyi çürütüyor," diyerek toplumdaki yalnızlaşmanın, eşitsizliklerin derinleşmesine neden olduğunu belirtti. Kurumların çöktüğünü, insanların birbirine yabancılaştığını ve bu durumun geleceği karanlığa sürüklediğini dile getirdi. Bu ortamda şiddetin normalleştiğini ve güvensizliğin arttığını, bu yükün en çok çocukların omuzlarına bindiğini aktardı.
Okulların artık güvenli yerler olmaktan çıktığını ileri süren Bakırhan, uygulanan politikaların toplumu dayanışmadan uzaklaştırdığını söyledi. Toplumun rekabet, yoksulluk ve kutuplaşma üzerinden şekillendiğini savundu.
Ekonomik krizin kalıcı hale geldiği görüşünü paylaşan Bakırhan, yoksulluğun kuşaktan kuşağa geçtiğini belirtti. Gençlere çıkmaz sokakların gösterildiğini, tekçi ve rekabetçi bir anlayışla çocukların metalaştırıldığını söyledi.
Uyuşturucu kullanımının yaygınlaştığını ifade ederek, "Uyuşturucu yaşı 12-14 yaşlarına kadar indi" dedi. Mahalle aralarında ve okul önlerinde çocukların artık uyuşturucuya kolayca ulaşabildiğini belirtti. Çeteleşmenin sıradanlaştığını ve şiddetin bir güç gösterisi olarak görüldüğünü aktardı. Bazı medya organlarının suç kültürünü estetik hale getirdiğini ve bu durumun sosyal medyada da normalleştiğini söyledi.
Bireysel silahlanmanın arttığını dile getiren Bakırhan, ruhsatsız silah sayısının 10 milyonu aştığını ve neredeyse her dört kişiden birinde silah bulunduğunu iddia etti.
Siyaset kurumunun bu sorunları ele alması gerektiğini belirten Bakırhan, "Çocukların güvende olmadığı bir ülkenin hiçbir yeri güvende değildir," dedi. Çözümün herkesin omuzlarında olduğunu vurguladı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a seslenen Bakırhan, Meclis'teki tüm siyasi parti liderlerini bir araya getirerek çocukların güvenliği ve gençlerin geleceği için ortak bir masa kurulması gerektiğini söyledi. Okullardaki şiddet olaylarına karşı psikolojik destek hizmetleri verilmesi gerektiğini ve çocuklara yönelik sosyal hizmetlerin artırılması gerektiğini ifade etti.
Gülistan Doku dosyasının tekrar açılmasının önemine dikkat çeken Bakırhan, bu gelişmenin ailenin, kadın örgütlerinin ve kamuoyunun ısrarlı baskısı sayesinde mümkün olduğunu belirtti. Konunun titizlikle araştırılması gerektiğini vurguladı ve olayın üzerini örtenlerin hesap vermesi gerektiğini ifade etti. Bağımsız ve demokratik bir yargının işlemesi gerektiğini belirtti.
Kurumsal Reform İhtiyacı
Bakırhan, hukuka ve demokrasiye olan inancın önemine vurgu yaptı. Toplumu bölen, ötekileştiren ve ayrıştıran dilden vazgeçilmesi gerektiğini söyledi. Siyasi normalleşmenin sağlanması, kurumsal reformların yapılması ve hukuka güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirtti. Demokratikleşmenin normalleşmenin ön şartı olduğunu ifade etti.
Ekonomik kriz ve eşitsizliğin toplumdaki sorunların temel nedeni olduğunu vurgulayan Bakırhan, devletin vergi gelirlerinin büyük kısmının faiz ödemelerine gittiğini iddia etti. "Emekli ve asgari ücretli için kaynak yok ama faiz ödemelerinde artış var," dedi. Faize giden 20 milyar doların okulları güvenli hale getirmek için kullanılabileceğini belirtti.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!