Devlet Bahçeli'den CHP'ye Eleştiri: 4S Kıskacından Kurtulmalı
Devlet Bahçeli, CHP'ye 4S eleştirisi getirdi ve FETÖ ile mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk siyasetinde reform ve şeffaflık ihtiyacına vurgu yaparken, CHP'ye yönelik olarak "4S" eleştirisini gündeme taşıdı. Bahçeli, CHP'nin Saraçhane, Söğütözü, Silivri ve sosyal medya odaklı siyasetten uzaklaşıp, halkla daha doğrudan bir ilişki kurması gerektiğini belirtti.
Milliyetçi Hareket Partisi'nin lideri Devlet Bahçeli, güncel siyasi gelişmeleri değerlendirirken, ana muhalefet partisi CHP'ye sert eleştiriler yöneltti. Bahçeli, FETÖ'nün yeniden canlandığını öne sürdü.
Bahçeli, Türk siyasetinin temizlenme ve netleşmeye ihtiyaç duyduğunu dile getirerek, "Toplumun huzurunu koruyan ahlaki değerler vardır ve bunların korunması şarttır. Aksi takdirde yozlaşma yaygınlaşır. Siyaset, bu konuda sorumluluk alanıdır ve Türk siyasetinin de benzer bir arınmaya ihtiyacı vardır. Bu durum tüm siyasi partiler için geçerlidir. Siyaset daha şeffaf, tutarlı ve sorumlu bir zemine taşınmalıdır." açıklamasını yaptı.
"ŞEFFAF SİYASET ZARURİDİR"
Bahçeli, ana muhalefet partisinin kendi iç temizliğini yapması gerektiğini ifade etti. "MHP, bu konuda üzerine düşeni her zaman yapmıştır; en ufak bir iddia olduğunda üzerine gider ve gerekli temizliği yapar. Şu an için özellikle ana muhalefet partisinin buna acilen ihtiyacı vardır. CHP, kendi iç arınmasını gerçekleştirerek toplumsal hassasiyetlere uygun hareket etmelidir." dedi.
CHP'YE YÖNELİK "4S" ELEŞTİRİSİ
TV100 Genel Yayın Yönetmeni Deniz Gürel ve TV100 Dış Haberler Müdürü Ahmet Yeşiltepe'ye konuşan Bahçeli, "CHP'nin 4S kıskaçından kurtulması gerektiğini defalarca belirttik. Parti, Saraçhane, Söğütözü, Silivri ve sosyal medya odaklı bir kıskaçta sıkışmış durumda. CHP'nin bu kıskaçtan kurtulup, Anıtkabir'e ve halka yüzünü dönmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
"FETÖ'NÜN YENİDEN HAREKETLENMESİ"
Bahçeli, FETÖ ile mücadele konusuna da değinerek, "Terörle mücadele çok yönlü bir süreçtir ve FETÖ ile mücadele kararlılıkla sürdürülmelidir. Son dönemde yeniden hareketlenmeye başladılar ve ülkeye, kurumlara ve kişilere yönelik operasyonlar düzenliyorlar. Hem içerde hem de dışarda uzantıları var ve bu yapılarla mücadele kesintisiz devam etmelidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu yapıyı tamamen temizleyecek güce sahiptir." dedi.
"MECLİS'TE SOMUT ADIMLAR ATILMALI"
"Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Bahçeli, "Bu süreç hızlandırılmalıdır. Siyaset üzerine düşeni yaptı ve şimdi sıra, Meclis'te somut adımlar atılmasında. Hasta ve yaşlı hükümlüler gibi konular başta olmak üzere, gerekli kanunlar hızla çıkarılmalıdır. Süreç uzadıkça iç ve dış yapılar boş durmayacak. Kimlik siyaseti ve mezhepsel ayrışmalarla bir yere varmak mümkün değildir. Sabır ve sağduyu ile hareket edilmelidir." diye konuştu.
"ORTADOĞU'DA YENİ JEOPOLİTİK HAT"
Orta Doğu'daki gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, "ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları gerekçesizdir. Bölgemizdeki her gerilim, yeni kırılmaların önünü açmaktadır. Bu denklemde Suriye ve Lübnan ortak hareket edebilir, bu da Ortadoğu'da yeni bir jeopolitik hat oluşturabilir. Türkiye, bu süreçte geniş bir güvenlik ve dış politika perspektifiyle hareket etmelidir." dedi.
"ÇOK BOYUTLU KIRILMA NOKTASI"
Bahçeli, şu sözlerle devam etti:"Terörsüz Türkiye süreci yalnızca bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek çok boyutlu bir kırılma noktasıdır. PKK sorununa dar bir çerçeveden değil, geniş bir tarihsel perspektiften yaklaşmak zorundayız. Terör meselesi sadece iç dinamiklerle açıklanamaz; çevremizdeki bölgesel ve küresel aktörlerin rolünü görmezden gelmek eksik bir analiz olur. Bu sorun çözüldüğünde, sadece güvenlik değil, ekonomi, diplomasi, toplumsal huzur ve devlet kapasitesi gibi birçok alanda rahatlama sağlanacaktır. Sürecin, TBMM çatısı altında hukuki ve demokratik adımlarla ilerlemesi gerekmektedir."
"Terörle mücadele, aynı zamanda tarihsel ve jeopolitik bir iddianın konusudur. Türkiye, Doğu ve Batı arasında denge kuran çok yönlü bir strateji geliştirmeli. Bu strateji, Türkiye'yi uzun vadede önemli bir güç merkezi haline getirecek kapasiteye sahiptir."
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!