Devlet Bahçeli'den Trump ve Netanyahu'ya Sert Eleştiri
MHP lideri Devlet Bahçeli, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını sert bir dille eleştirdi. Trump ve Netanyahu'nun telafisi güç bir hata yaptığını belirtti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. ABD ve İsrail'in İran'a karşı yaptığı saldırıları eleştiren Bahçeli, "Dünyada değerler sistemi çökmüş durumda. Trump ve Netanyahu telafisi güç bir hataya imza attı. Bu yanlışı sürdürmekte ısrarlılar," ifadelerini kullandı.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD, İsrail ve İran arasında süregelen saldırılara dikkat çekti. Bahçeli, "İran'a yönelik saldırılar her geçen gün daha fazla can kaybına yol açarken, altyapı hasarını da büyütmektedir. Trump ve Netanyahu'nun güçle kurdukları hegemonyanın sürdürülemez olduğunu görmezden gelmeleri büyük bir hata," dedi.
Bahçeli'nin konuşmasında öne çıkan noktalar ise şöyleydi:
Alparslan Türkeş'in ölüm yıl dönümünde onu saygı ve rahmetle anıyoruz. Türkeş, eşsiz bir dava adamıydı. Milleti merkezine alan bir siyaset anlayışını temsil etti. O, zorlu dönemlerin simgesiydi. Karanlık senaryolar karşısında aydınlık bir meşale gibi parladı. Türk milletinin birliğini her türlü siyasi hesabın üzerinde tuttu. Onun Türk birliği ve Turan ülküsü mirası mutlaka hayata geçirilecektir.
Değerler sisteminin çöktüğü, büyük anlatıların iflas ettiği tarihi bir dönemeçteyiz. Küresel düzenin derinden sarsıldığı bu dönemde, kararlarımızı ortak bir sorumlulukla almalıyız. Tarihin kopuş anlarında en etkili güvenlik, milli birlik içerisinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Bu, hepimizin ahlaki ve vicdani sorumluluğudur.
Yaşanan çatışmalar, eski düzenin tam anlamıyla sona erdiğini ve yeni bir düzenin henüz kurulmadığını gösteriyor. Bu durum tam bir kriz hali. Her kriz, değişim için bir fırsattır.
"Trump yönetimi gerçekle yüzleşmek zorunda kalacak"
Küresel örgütler işlevselliğini kaybetti ve çözüm üretme yeteneğini yitirdi. Trump ve Netanyahu'nun güçle kurdukları hegemonyanın sürdürülemez olduğunu görmezden gelmeleri büyük bir hata. Bu hatalarını sürdürmeye devam ediyorlar. Söz varlığı tükenmiş ve Batılı akıl için yolun sonu görünmüş durumda. Trump'a karşı yürüyüşler ve savaş karşıtı tartışmalar karşısında Trump yönetimi gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaktır.
ABD ve İsrail ibretlik bir hata yaptı. Masum insanlar yaşamını yitiriyor.
Son 20 yılda adımlarını duyduğumuz yeni dünya düzeni, bugün bir kaos olarak karşımıza çıkıyor. Bu kaos insanlığı derinden etkiliyor, istikrarsızlık dünyayı sarsıyor. Bugünkü dünya durumu, fetret dönemi özellikleri taşıyor ve geçmişin çatışmacı günlerine geri götürüyor.
Sıcak çatışmalar her geçen gün daha da derinleşiyor. Savaş 39. gününde karşılıklı saldırılarla devam ediyor. İran'a yönelik saldırılar her geçen gün daha fazla can kaybına neden oluyor ve altyapı tahribatını büyütüyor.
"Savaş tedarik zincirini etkiliyor"
Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının dayanıklılığı dünya kamuoyunun dikkatini çekti. Bu durum, başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini boşa çıkardı. Savaş tedarik zincirini etkiliyor.
Küresel sistem derinden sarsıldı. Değerler sistemi çöktü. Trump ve Netanyahu telafisi güç bir hata yaptı.
Hürmüz Boğazı
Tüm bu çok yönlü baskı ve kuşatma girişimlerine rağmen İran halkının direnci, kararlılığı ve toplumsal refleksi dünya kamuoyunun ilgisini çekti. Bu direniş, uluslararası arenada şaşkınlıkla karşılandı ve başta Trump olmak üzere birçok siyasi aktörün öngörülerini boşa çıkardı.
Özellikle Hürmüz Boğazı'na odaklı çatışmalar, bir yandan enerji krizini beslerken, diğer yandan da tedarik zincirlerini etkiliyor ve sorunu belirsiz bir geleceğe doğru sürüklüyor. Dünyada öngörülemez bir istikrarsızlığı derinleştiren bu savaş, uluslararası örgütlerin işlevselliğini ve kalıcı barış için arabuluculuk yapmada yetersiz olduklarını da gösteriyor.
Sayın milletvekilleri, değerli dava arkadaşlarım, zaman, mekan ve insan hakkında konuştuğumuzda aslında insanın tarihsel varlığından bahsediyoruz. İnsan tarihsel bir varlıktır. Çünkü atalarımızın aldığı kararlar, bugün yaşadıklarımızın genel çerçevesini oluşturur.
Tarihsel hafızaya dayanarak alacağımız kararlar, milletimizin geleceğine yön verecektir. Bu gerçeği idrak ederek, milli bir bilinçle, bugünkü dünya durumunun semptomlarını dikkatlice çözümlemek ve bunları akıl yoluyla incelemek siyaset yapan herkesin ortak sorumluluğudur. İçinden geçtiğimiz zaman diliminde, her zamankinden daha fazla tarihî ve ahlaki bir sorumluluk taşıyoruz.
Çünkü bugün aldığımız kararlarla gelecek nesillerimizin yaşamını belirleyecek, onlara ya mutlu ve huzurlu bir gelecek sunacağız ya da başa çıkmakta zorlandıkları sorunlar olarak kötü bir miras bırakacağız.
Tarihin tecrübesinden süzülen milli kültürümüz, bize her türlü başarının, her türlü gücün ve kudretin hakiki kaynağının milletin kendisi olduğunu öğretmektedir. Bu nedenle, devlet ve millet yaşamımızı saat akrebi ve yelkovanı gibi uyum içinde yürütmeliyiz.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!