İçeriğe geç
3 Kasım 2026, Salı Resmî Gazete'de Bugün Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
DEVLET.TC Kamu İlanları · Resmî Gazete · Mevzuat Bağımsız haber ve ilan rehberi · Resmî kurum değildir
Sağlık

Dijital Bağımlılık: Bireyler ve Toplum İçin Büyüyen Bir Tehlike

Dijital bağımlılık, bireysel olmanın ötesinde toplumsal bir kriz haline geliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuzhan Tüzün, ergenlerin bu süreçte en fazla etkilenen grup olduğunu ifade ediyor.

Dijital Bağımlılık: Bireyler ve Toplum İçin Büyüyen Bir Tehlike

Kısaca

  • Dijital bağımlılık, bireysel olmanın ötesinde toplumsal bir kriz haline geliyor.
  • Dijital Bağımlılık: Hem Bireysel Hem Toplumsal Bir Sorun Dijital dünyanın hız kesmeyen ilerleyişi, bireyleri ve toplumu etkileyen büyük bir bağımlılık sorununu beraberinde getiriyor.
  • Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuzhan Tüzün, bu durumun sadece bireyleri değil, toplumun genelini de etkilediğini belirtiyor.

Dijital Bağımlılık: Hem Bireysel Hem Toplumsal Bir Sorun

Dijital dünyanın hız kesmeyen ilerleyişi, bireyleri ve toplumu etkileyen büyük bir bağımlılık sorununu beraberinde getiriyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Oğuzhan Tüzün, bu durumun sadece bireyleri değil, toplumun genelini de etkilediğini belirtiyor.

Dr. Tüzün'e göre, ergenler, kimlik gelişimlerinin en kritik döneminde oldukları için sosyal medya üzerindeki beğeni ve takipçi sayısının baskısını en yoğun hisseden grup. Algoritmalar tarafından sunulan sanal göstergeler, kişinin gerçekten sevilip sevilmediği hissini dolaylı olarak şekillendiriyor. Bu durum, kaygı, depresyon ve yalnızlık gibi duygusal sorunların artmasına yol açıyor.

Teknolojinin Hızlı Entegrasyonu ve Bağımlılık Riski

Teknolojinin hayatımıza entegre olması baş döndürücü bir süratle devam ediyor. Akıllı telefonlar, sosyal medya ve çevrim içi oyunlar artık sadece bir araç değil, günlük yaşamın vazgeçilmez parçaları haline geldi. Ancak bu yoğun kullanım, dijital bağımlılık gibi ciddi tehditleri de beraberinde getiriyor. Uzm. Dr. Tüzün, beynimizin milyonlarca yıllık evrimi sonucu ödül mekanizmalarıyla şekillendiğini belirtiyor. Sosyal medya bildirimleri ve oyunlar dopamin salgısını tetikleyerek beynin daha fazla uyaran talep etmesine neden oluyor. Bu durum, tıpkı nikotin veya şeker bağımlılığında olduğu gibi bir kısır döngü oluşturuyor.

Sosyal Medyanın Etkileri ve Ergenler Üzerindeki Baskılar

Sosyal medya, insanların en temel ihtiyacı olan ait olma duygusuna hitap ederken, aynı zamanda sürekli bir karşılaştırma döngüsü de yaratıyor. Ergenlik dönemindeki gençler, sosyal medyanın getirdiği beğeni ve takipçi sayısı baskısını en fazla hisseden kesim.

Bu sanal göstergeler, gerçek hayattaki sevgi ve kabul görme hissinin yerini alarak kaygı, depresyon ve yalnızlık gibi duygusal bozuklukların riskini artırıyor. Bu bağlamda, sosyal medyada geçirilen uzun saatler, ruh sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturabiliyor.

Çevrim İçi Oyunlar ve Oyun Oynama Bozukluğu

Çevrim içi oyunlar, eğlencenin ötesinde sosyal bir deneyim sunarken, bu deneyim bazen gerçek yaşam sorumluluklarının önüne geçebiliyor. Uzm.

Dr. Tüzün, Dünya Sağlık Örgütü'nün 2019 yılında "Oyun Oynama Bozukluğu"nu resmi bir tanı olarak kabul etmesini bu sorunun ciddiyeti olarak nitelendiriyor. Bazı gençler, oyun uğruna derslerini ihmal ederek uyku düzenlerini bozuyor ve aile ilişkilerinin zedelenmesine neden oluyor. Bu noktada oyunlar, eğlence aracı olmaktan çıkıp yaşamı kontrol eden bir mekanizma haline geliyor.

Dijital Bağımlılıkla Mücadele: Çözüm Yolları
Dijital bağımlılıkla mücadelede en önemli adım, teknolojinin bilinçli kullanımıdır. Uzm.

Dr. Tüzün, günlük ekran süresinin sınırlandırılmasının yanı sıra, yatak odası gibi "ekransız bölgeler" ve aile yemekleri gibi "ekransız zamanlar" oluşturmanın etkin bir başlangıç olabileceğini dile getiriyor. Ebeveynlerin kendi ekran sürelerini yönetmesi, çocuklara örnek teşkil ediyor. Spor, sanat, kitap okuma gibi çevrim dışı etkinlikler, dijital ve gerçek dünya arasında denge kurma konusunda yardımcı olabilir.

Eğer kişinin günlük yaşamında işlev kaybı veya ilişkilerinde bozulma geliştiyse, psikoterapi, aile danışmanlığı veya medikal tedavi alternatifleri değerlendirilmelidir.

Dr. Tüzün, dijital bağımlılığın sadece kişisel bir zaaf olmadığını, teknoloji şirketlerinin tasarım tercihleri ve toplumun eğitim düzeyinin de bu soruna katkı sağladığını vurguluyor.

Aileler, öğretmenler, sağlık çalışanları ve yasa koyucular, daha etik dijital tasarımlar ve bilinçlendirme kampanyaları oluşturarak bu sorunun çözümünde ortak hareket etmelidir. .

Kaynak: IHA

Bu haberi paylaş
Devlet.TC Haber Masası

Devlet.TC Haber Masası

Bu haber, kaynağı gösterilen içerikten Devlet.TC yayın ilkelerine göre derlenmiştir. Hata bildirimi ve düzeltme talepleri için bize yazın.

Tüm yazıları görüntüle

Sağlık

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz, yalnızca moderasyon için kullanılır. Gizlilik Politikası

Yorumlar moderatör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!