Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İsrail'in Yayılmacı Politikaları Küresel Güvenliği Tehdit Ediyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nda İsrail'in yayılmacı politikalarının küresel güvenliği tehdit ettiğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu'nun resmi açılış törenine katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, konuşmasına şu sözlerle başladı: "Sayın Cumhurbaşkanım, sizlerin öncülüğünde 5 yıl önce başlatılan Antalya Diplomasi Forumu'nun bir vizyonu vardı. Bu vizyon, bölgesel sorunlarımıza stratejik bir perspektifle çözümler sunan ve küresel dönüşüme katkı sağlayan yerli bir platform yaratmaktı. Aynı zamanda, dönemin ruhunu anlayan bir forum olmayı hedefledik."
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün, Sayın Cumhurbaşkanım, sizin liderliğinizde 5 yıl sonra büyük bir memnuniyetle görüyoruz ki forumumuz, farklı kıtalar ve siyasi geleneklerden gelen aktörlerin buluştuğu küresel bir marka haline gelmiştir. Forumumuzu diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, bu eşsiz buluşturma gücüdür. Bu yönüyle diplomasinin kalbi bugün Antalya'da atmaktadır."
'YARINI TASARLARKEN BELİRSİZLİKLERLE BAŞ ETMEK'
Bu yılki temamızı, mevcut uluslararası konjonktürü göz önünde bulundurarak 'Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek' olarak belirledik. Belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönemde asıl soru; geleceği hangi akıl, hangi irade ve hangi vizyonla şekillendireceğimizdir. Bu amaçla, küresel ve bölgesel meseleler Antalya'da tüm yönleriyle ele alınacak; çözümler ortak akıl ve hikmetle burada inşallah şekillenecektir.
Her gün şahit olduğumuz üzere, birbirlerini tetikleyen, eş zamanlı ve çok boyutlu krizlerle karşı karşıyayız. Burada söz konusu olan yalnızca krizlerin ve jeopolitik sınırlamaların artması değil; asıl mesele, belirsizlik ve krizlerin uluslararası sistemin geçici bir arızası olmaktan çıkıp çağımızın baskın bir karakteri haline gelmesidir.
Sayın Cumhurbaşkanım, geçtiğimiz yıl yine bu kürsüden çok net bir uyarıda bulunmuştunuz: 'Uluslararası sisteme yönelik en büyük tehdit; kuralsızlığın, belirsizliğin ve başına buyrukluğun hakim olduğu karanlık bir gelecektir' demiştiniz ve aklıselime, adalete ve etkin diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu dile getirmiştiniz. Bölgemizin içinde bulunduğu bu son buhran maalesef bu tespitlerinizin ne kadar haklı ve isabetli olduğunu acı bir şekilde göstermiştir.
'İSRAİL YAYILIMCILIĞI KÜRESEL GÜVENLİĞİ TEHDİT EDER HALE GELMİŞTİR'
Özellikle son üç ayda Gazze'deki olaylarla başlayan ve ardından Lübnan ve Suriye'ye yayılan İsrail yayılmacılığı, küresel güvenliği doğrudan tehdit eder hale gelmiştir. Bölgemiz içinde bulunduğu buhranla yüzleşmektedir...
Peki yarını tasarlama vizyonumuzu nasıl bir mimari üzerine kuracağız? Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu vizyonun iki ana taşıyıcı sütun üzerine yükselmesi gerektiğine inanıyoruz.
'KÜRESEL DÜZEYDE KURUMSAL REFORM'
Birinci temel olarak, küresel düzeyde kurumsal reform gereklidir. Uluslararası yönetim sisteminin daha kapsamlı, şeffaf ve hesap verebilir hale getirilmesi zorunludur. Temsil kabiliyeti eksik ve meşruiyeti aşınmış yapılarla krizleri yönetmenin mümkün olmadığı artık daha da belirgin hale gelmiştir.
Sayın Cumhurbaşkanım, adalet odaklı vizyonunuzla uluslararası karar alma mekanizmalarındaki tıkanıklıkları ve temsildeki adaletsizlikleri yıllar önce teşhis ettiniz. Küresel vicdanı yaralayan çifte standartlara defaatle dikkat çektiniz. 'Daha adil bir dünya' çağrınızla uluslararası sistemin izlemesi gereken yolu tekrar tekrar gösterdiniz.
Bugün birçok ülke, krizler nihayet kendi kapılarına dayandığında sizin işaret ettiğiniz noktaya geliyor. İnsanlık, ödediği ağır bedellerin ardından şu gerçeği yeniden hatırlıyor: Adil olmayan bir uluslararası sistem krizleri çözemez; sadece erteler, derinleştirir ve daha da yıkıcı hale getirir.
Uluslararası toplumun önünde artık ertelenemez bir vicdani muhasebe bulunmaktadır. Küresel düzeyde atmamız gereken ortak adımlar ve almamız gereken tutumlar var. Barış süreçleri, bozucu aktörlerin insafına bırakılmamalıdır. Uluslararası toplum tarafından güçlü bir iradeyle sahiplenilmeli ve süreçlerin sabote edilmesine izin verilmemelidir. Küresel ekonomik refahın adil bir şekilde paylaşılması zorunludur.
Aynı şekilde yapay zeka, kısıtlı sayıda aktörün elinde yeni eşitsizlikler yaratan bir tahakküm aracına dönüşmemelidir. İnsanlık, bu teknolojik imkandan birlikte yararlanmalı; hiçbir kişi veya coğrafya geride bırakılmamalıdır.
'SORUNLAR ANCAK BÖLGE ÜLKELERİNİN İRADESİYLE ÇÖZÜLEBİLİR'
İkinci temel ise bölgesel sahiplenmedir. Türkiye olarak, sorunların ancak bölgeyi en iyi tanıyan aktörler tarafından, bölge ülkelerinin iradesiyle çözülebileceğine inanıyoruz. Bu anlayışla bölgemizde barışı, istikrarı ve refahı kalıcı kılmak için her türlü sorumluluğu almaktan çekinmiyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanım, değerli konuklar; Dünya beşten büyüktür söyleminizin bugün her zamankinden daha fazla yankı bulduğu bir dönemden geçiyoruz. Gazze'de yaşanan insani trajedi, uluslararası sistemin mevcut yapısıyla ne kadar yetersiz kaldığını en acı şekilde göstermiştir. Artık sadece kınamalarla yetinilemez; adaletin sağlanması için somut adımlar atılmalıdır.
Antalya Diplomasi Forumu'nun bu yılki toplantılarının, sadece sorunları konuştuğumuz değil, çözümler için güçlü bir irade ortaya koyduğumuz bir mecra olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle başta zatıaliniz olmak üzere tüm katılımcılara teşekkürlerimi sunuyor, forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRSon dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalarHaberi Görüntüle
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRABD-İran-İsrail savaşının 49. günü! Ateşkese rağmen İsrailli bakandan skandal işgal itirafı: 'Lübnan'a saldırılar sürecek, hedefimize ulaşamadık'Haberi Görüntüle
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!