Durand Hattı Geriliminde 'İhmal Edilen' Gerçekler
Afganistan ve Pakistan arasındaki Durand Hattı, son dönemde artan çatışmalarla gündemde. İki ülke arasındaki gerilim tırmanırken, uluslararası camianın dikkatleri bu bölgeye çevrildi.
BATIKAN ALTAŞ / MİLLİYET.COM.TR - Afganistan ve Pakistan arasındaki Durand Hattı boyunca süregelen çatışmalar, iki ülke arasındaki gerginliği tırmandırıyor. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, X sosyal medya platformunda yaptığı açıklamada, bu operasyonlar sonucunda Afgan tarafından 352 kişinin hayatını kaybettiğini ve 535'ten fazla kişinin yaralandığını iddia etti.
Tarar, Afganistan'da 130 kontrol noktasının, 171 tank ve zırhlı aracın imha edildiğini, 41 noktanın ise hava saldırılarıyla vurulduğunu belirtti.
AFGANİSTAN-PAKİSTAN GERGİNLİĞİ
Pakistan Enformasyon Bakanlığı, 22 Şubat'ta ülkede artan bombalı saldırıların ardından Afganistan sınırındaki 'terör kampları' olarak adlandırılan 7 noktayı hedef aldığını duyurmuştu.

Milliyet.com.tr olarak Afganistan-Pakistan hattındaki olayları, İstanbul Aydın Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hazar Vural Jane'e sorduk.
Jane, bu gelişmeleri şöyle değerlendirdi: "Son yıllarda iki komşu devlet arasındaki gerilim, geçen yıl yaşanan çatışmaların bu sene de artarak devam ettiğini gösteriyor. Tarihsel açıdan bakıldığında, İngiltere'nin yüzyıllar önce belirlediği ve iki ülke arasında 'doğal olmayan' bir sınır olarak kabul edilen Durand hattında yaşanan ihlaller, çatışmalar ve müdahaleler, bu gerginliği tetikledi. Kabil'in bombalanmasının ardından iki taraftan da çelişkili can kaybı raporları gelmesiyle birlikte, dünyanın ilgisi bir anda Hürmüz'de beklenen olası ABD-İran savaşından bu bölgeye kaydı. Ayrıca Tahriki Taliban Pakistan noktası da önemli bir unsur." dedi.

DURAND HATTI KONUSU
Jane, sözlerine şöyle devam etti: "Tarihte büyük güçlerin mücadele alanı haline gelen Afganistan ile nükleer güç Pakistan arasındaki bu çatışma, Batı Asya'daki diğer gelişmelerden bağımsız düşünülemez. Küresel hegemonya mücadelesi ve İsrail'in Asya devletlerine yönelik stratejik altıgen söylemiyle ilgili olarak, İsrail-Hindistan ilişkilerinin son ziyaretle geldiği nokta da dikkat çekicidir."
Kabil hükümeti tarafından tanınmayan Durand hattı, 1893 yılında İngilizler tarafından belirlenen ve Pakistan kurulmadan önce Hindistan-Afganistan sınırı olarak kabul edilen bir sınır hattıdır.
'KAÇINILMAZ BİR GÜVENLİK STRATEJİSİ'
Pakistan kurulduğunda bu sınır Afganistan tarafından kabul edilmemişti ve bu durum, Afganistan'ın BM üyeliği sırasında Pakistan'a karşı 'hayır' oyu vermesine neden olmuştu.
2600 km uzunluğundaki bu sınır, İran ve Çin gibi stratejik komşulara yakınlığı nedeniyle de önem arz ediyor. Sınırın her iki tarafında da benzer kültüre sahip Peştun nüfus yaşıyor. Bugün yaşanan savaşta sınır karakollarına yapılan saldırılar ve sınır ötesi operasyonlar dikkat çekiyor.
Pakistan, hava saldırılarını "kaçınılmaz bir güvenlik stratejisi" olarak nitelendiriyor. Terörle ilişkili kaynakların izlenmesi ve imha edilmesi, bu stratejinin temelini oluşturuyor.
'BÖLGESEL SAVAŞ RİSKİNİ ARTIRAN UNSUR'
Bu strateji, bölgesel bir savaş riskini önemli ölçüde artırıyor. Pakistan'ın hava saldırılarını "kaçınılmaz bir güvenlik stratejisi" olarak görmesi, terörle ilişkili stratejik noktaların imha edilmesine dayanıyor. Ancak bu durum, bölgesel bir savaş riskini ciddi şekilde artırıyor.
Kabil ise bu saldırıları toprak bütünlüğüne yönelik bir tehdit olarak değerlendirip misilleme hakkını kullanıyor. Sivil kayıplar, Afgan halkında Pakistan karşıtlığını körükleyerek, TTP'ye daha fazla militan sağlama riski taşıyor.
'PAKİSTAN'IN HESABA KATMADIĞI DETAY'
Afgan Talibanı'nın Hindistan ile ilişkilerini geliştirmesi, Pakistan için olumsuz bir durum oluşturuyor. ABD'nin çekilmesinin ardından Taliban Afganistanı'nın Pakistan tarafından olumlu karşılanmasının, bugün güvenlik dengelerinin değişmesine yol açacağı düşünülmemişti.
Şu an için kalıcı bir diplomatik çözüm uzak görünüyor. Katar ve Türkiye'nin 2025'teki arabuluculuk girişimleri ve İstanbul görüşmeleri sayesinde ateşkes sağlanmıştı. Taraflar şu an "yıpratma savaşı" aşamasında. Kabil, mevcut durumu nedeniyle tam ölçekli bir savaşı göze alamasa da, Pakistan'ın sınır ötesi operasyonlarına asimetrik cevaplar vermeye devam edebilir.
'TİCARET ROTALARININ ETKİLENME RİSKİ'
Özellikle Türkiye ve Asya'daki birçok bölgesel aktör, tarafları itidalli davranmaya ve bu çatışmalara son vermeye çağırıyor. Olası bir güç boşluğu nedeniyle geniş bir bölgenin etkilenmesi bekleniyor. Hem mevcut ticaret rotalarının etkilenme riski hem de silahlanmanın artması, terör örgütlerinin varlığı ve bu savaşa İsrail ve Amerika'nın Hindistan üzerinden veya başka bir şekilde müdahale etme ihtimali özellikle Asya devletleri tarafından istenmeyen bir durum olarak görülüyor.
Özetle, Güney Asya'da yüzyıllardır süregelen sorunlarla, emperyal güçlerin uzun süredir mücadele ettiği bir bölgede yaşanan bu savaş, zaten yorgun olan ve güvenlik sorunları yaşayan devletler için ciddi bir risk teşkil ediyor.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRİsrail-ABD-İran savaşında 'en dikkat çekici' detay! Gizli şifre belli: ÇinHaberi Görüntüle
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRİsrail-ABD-İran savaşında Tahran'ın misillemeleri sürüyor! Güney Kıbrıs'taki İngiliz askerlerine füze fırlatıldıHaberi Görüntüle
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!