Erken Teşhis Hayat Kurtardı: 37 Yaşındaki Müzik Öğretmeni Meme Kanserini Kemoterapisiz Yendi!
37 yaşındaki müzik öğretmeni Fulya Gökdemir, meme başındaki kanlı akıntıyı fark ederek başvurduğu hastanede erken evre meme kanserini kemoterapisiz yendi.
37 yaşındaki müzik öğretmeni Fulya Gökdemir, vücudunun verdiği önemli bir sinyali görmezden gelmeyerek hayata yeniden tutundu. Meme başından gelen kanlı akıntıyı fark eden ve vakit kaybetmeden Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’ne başvuran Gökdemir’e, yapılan ileri tetkikler sonucunda erken evre meme kanseri teşhisi konuldu. Görüntüleme yöntemlerinde ilk etapta belirgin bir kitle saptanmamasına rağmen, uzman hekimlerin dikkati sayesinde yakalanan hastalık, başarılı bir operasyonla kemoterapi ve radyoterapiye gerek kalmadan tedavi edildi.
Kanlı Akıntı Meme Kanseri Belirtisi Olabilir
Meme başından gelen kanlı akıntının meme kanserinin en kritik belirtilerinden biri olduğunu vurgulayan Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sina Ferahman, hastanın şikayetini ciddiye alarak hızlıca harekete geçtiklerini belirtti. Tanı sürecini detaylandıran Doç. Dr. Ferahman, “Mamografi, ultrason, MR ve biyopsi yöntemleriyle teşhisi kesinleştirdik. Hastalığı henüz çok erken bir evrede yakalamamız, tedavi başarımızı doğrudan etkiledi. Meme başından gelen kanlı akıntı, ele gelen kitle, ciltte çekinti, renk değişikliği veya iyileşmeyen yaralar kesinlikle ihmal edilmemeli” uyarısında bulundu.
Tek Operasyonla Çifte Tedavi: Ses Telleri Korundu
Tedavi sürecinde Fulya Gökdemir’in tiroid bezinde de cerrahi müdahale gerektiren şüpheli bir nodül tespit edildi. Gökdemir’in müzik öğretmeni olması nedeniyle ses tellerine yakın olan bu nodülün alınması operasyonu büyük bir hassasiyet gerektiriyordu. Doç. Dr. Sina Ferahman liderliğindeki ekip, bütüncül bir yaklaşımla hem meme kanseri hem de tiroid ameliyatını tek bir seansta gerçekleştirdi. Başarılı geçen operasyonun ardından Gökdemir, sadece bir gün sonra taburcu edildi. Erken teşhis sayesinde hastanın kemoterapi ve radyoterapi gibi ağır tedavilere ihtiyaç duymadan, yalnızca hormon tedavisiyle sürecini tamamlaması sağlandı.
"Meme Kanserinin Yaşı Yok, 40 Yaşını Beklemeyin"
Meme kanserinin sadece ileri yaşlarda görüldüğü algısının yanlış olduğunu belirten Doç. Dr. Ferahman, genç yaş grubundaki vakaların her geçen gün arttığına dikkat çekti. Ferahman, “Bugün kliniğimizde 19 yaşındaki genç bir hastayı da, 90 yaşındaki bir hastayı da başarıyla ameliyat edebiliyoruz. Bu nedenle 'kontroller için 40 yaşını bekleyeyim' düşüncesi son derece risklidir. Memedeki en küçük bir değişiklik bile vakit kaybetmeden uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir” dedi.
Yaşadığı süreci anlatan 37 yaşındaki Fulya Gökdemir ise erken teşhisin önemini kendi deneyimiyle gözler önüne serdi. Gökdemir, “Ben de mamografi çektirmek için 40 yaşını bekliyordum ancak 37 yaşında bu hastalıkla karşılaştım. Doktorumun dikkati ve hızlı müdahalesi sayesinde çok zorlu geçebilecek bir süreci kemoterapi almadan, sadece hormon tedavisiyle atlatıyorum. Kimse kontrollerini aksatmasın, erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor” ifadelerini kullanarak kadınları düzenli kontroller konusunda uyardı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!