Erzurum'dan Cepheye Karapapakların 650 Devesi
Emir Arslan Bey, Birinci Dünya Savaşı'nda 650 deveyi Türk ordusuna bağışlayarak stratejik bir katkı sağladı.
Osmanlı arşivlerinde yapılan son araştırmalar, Birinci Dünya Savaşı sırasında aşiretlerin Türk ordusuna sağladığı önemli lojistik desteği yeniden gündeme taşıdı. Bu araştırmalara göre, Kara Papak aşiretinin lideri Emir Arslan Bey, kendi olanakları ve aşiretinden sağladığı 650 deveyi Türk ordusuna bağışladı.
Araştırmacı Taner Özdemir, elde edilen belgeler ışığında, bu develerin Erzurum'daki Üçüncü Ordu Komutanlığı emrine verildiğini ve cephede lojistik destek, iaşe ve mühimmat sevkiyatı için kullanıldığını belirtti. Özdemir, “O dönemde ulaşım olanaklarının son derece kısıtlı olduğu bir dönemde yapılan bu bağış, stratejik açıdan büyük önem taşıyordu” dedi.
Emir Arslan Bey’in develeri cephe gerisinde
Özdemir, belgelerde dikkat çeken diğer bir detayın, bu develerin Suriye’ye sevki sırasında yaşanan olaylar olduğunu belirterek, “Sevkiyat sırasında develeri götüren aşiret mensuplarının bir kısmının esir düştüğü anlaşılıyor. Bu durum, savaşın lojistik faaliyetlerinin bile cephe hattına yakın riskler barındırdığını ve yalnızca muharip birimleri değil, taşıma ve ikmal unsurlarını da doğrudan etkilediğini gösteriyor. Arşiv kayıtlarında, Emir Arslan Bey’in develeriyle ilgili haklarının korunması ve karşılığının verilmesi konusunda resmi yazışmaların olduğu, bu yazışmaların üst komuta kademesine kadar ulaştığı ve Hasan İzzet Paşa’ya da arz edildiği belirtiliyor. Savaşın ardından Emir Arslan Bey, bağışladığı develerin durumu ve hakları konusunda Erzurum’daki On Beşinci Kolordu Komutanlığı’ndan resmi bilgi talebinde bulundu. Bu başvuru, savaş sonrası aşiret ile devlet arasındaki ilişkinin resmi ve hukuki zeminde devam ettiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir” diye konuştu.
Karapapak aşiretinin kökeni Kafkasya’dan
Erzurum Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, yalnızca bu belgeleri gün yüzüne çıkarmakla kalmadı, aynı zamanda Karapapak aşiretinin tarihi arka planına da önemli değerlendirmelerde bulundu. “Karapapak aşireti, köken itibarıyla Kafkasya merkezli bir Türk topluluğudur. Özellikle Borçalı havzası bu aşiretin ana yurtlarından biridir. Zamanla Azerbaycan sahasıyla güçlü bir kültürel bağ kurmuşlardır. 19. yüzyılda Çarlık Rusya’sının baskılarıyla birlikte Anadolu’ya göç eden Karapapaklar; Kars, Ardahan, Erzurum ve Iğdır gibi bölgelere yerleşmiştir. Karapapaklar tarih boyunca yarı göçebe yapıları, hayvancılık faaliyetleri ve hareket kabiliyetleri sayesinde askeri ve lojistik açıdan önemli bir unsur olmuştur. Bu çerçevede özellikle Hamidiye Alayları içerisinde de yer alarak Osmanlı Devleti’nin doğu sınırlarında önemli görevler üstlenmişlerdir. Bu alaylar bünyesinde Karapapak unsurlar, hem süvari gücü olarak hem de bölgesel hakimiyetin sağlanmasında aktif rol oynamıştır.
“Savaşın lojistik damarına yapılan stratejik bir katkı”
Osmanlı döneminde sınır hatlarında görev alan Karapapaklar’ın, Birinci Dünya Savaşı’nda Türk ordusuna aktif destek verdiğini ifade eden Özdemir, “Emir Arslan Bey’in 650 deveyi bağışlaması, bu bağlılığın ve fedakarlığın en somut örneklerinden biridir. Bu sadece bir yardım değil; doğrudan savaşın lojistik damarına yapılan stratejik bir katkıdır. Sevkiyat sırasında develeri götüren aşiret mensuplarının esir düşmesi ise, bu desteğin ne kadar ağır şartlar altında gerçekleştiğini göstermektedir. Ayrıca belgelerde develerin karşılığı ve hak sahipliği meselesinin yer alması, devletin bu katkıları kayıt altına aldığını ve bir hak çerçevesinde değerlendirdiğini ortaya koymaktadır. Savaş sonrasında yapılan başvurular ise bu sürecin takip edildiğini göstermektedir. Bu durum, Karapapak aşiretinin Birinci Dünya Savaşı’ndaki yerini daha açık ve güçlü bir şekilde ortaya koymaktadır” şeklinde konuştu.
Tarihin seyrinde önemli bir sayfa
Uzmanlara göre bu belge ve yapılan değerlendirmeler, Birinci Dünya Savaşı’nın yalnızca cephede verilen bir savaş olmadığını; aynı zamanda toplumun farklı kesimlerinin katkısıyla yürütülen büyük bir dayanışma hareketi olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Emir Arslan Bey ve Karapapak aşiretinin bu anlamlı bağışı, Türk tarihinin dikkat çekici ve uzun süre gölgede kalmış önemli sayfalarından biri olarak yeniden gündeme taşınıyor.

Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!