İstanbul Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, estetik müdahale taleplerinde yaş sınırının çocukluk dönemine kadar indiğini belirtti. 7 Kasım 2026 tarihinde yaptığı açıklamalarda, sosyal medyanın etkisiyle dijital illüzyonlara kapılan bireylerin gerçek dışı beklentilerle kliniklere başvurduğunu ifade eden Hocaoğlu, çocukların ailelerinden karne hediyesi olarak dudak dolgusu gibi estetik işlemler talep etmesinin endişe verici olduğunu vurguladı.
Dijital içerikler estetik beklentileri nasıl değiştiriyor?
Sosyal medya platformlarındaki filtreler ve kusursuz görünüm sunan dijital içerikler, kişilerin estetik algısını doğrudan etkiliyor. Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, hastaların omuz genişletme veya ayak daraltma gibi "süper estetik" olarak nitelendirdiği taleplerle kendilerine başvurduğunu belirtti. Hocaoğlu, özellikle ayakları daha narin göstermek için yapılan kemik çıkarma gibi işlemlerin, bir binanın kolonunu kesmeye benzediğini ve ciddi fonksiyon kayıplarına yol açabileceğini ifade etti.
Estetik işlemlerde psikolojik değerlendirme süreci
Plastik cerrahi polikliniklerinde hastaların taleplerini dinlerken psikolojik durumlarının da titizlikle incelendiğini belirten Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, patolojik bir durum sezinlediklerinde hastaları psikiyatri konsültasyonuna yönlendirdiklerini açıkladı. Sosyal medyadaki 15 saniyelik "öncesi ve sonrası" görüntülerinin yanıltıcı olduğunu vurgulayan uzman, her tıbbi müdahalenin kendine has komplikasyon riskleri barındırdığını ve bu işlemlerin sadece sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini hatırlattı.





İstanbul Tıp Fakültesi'nde görevli Doç. Dr. Emre Hocaoğlu, sosyal medya kaynaklı dijital illüzyonların etkisiyle estetik cerrahiye olan talebin arttığını ve yaş sınırının düştüğünü belirtti. Uzman, çocukların karne hediyesi olarak dudak dolgusu istemesi gibi durumların tıbbi riskler taşıdığını ve bu tür taleplerin psikolojik değerlendirmelerle ele alınması gerektiğini vurguladı.
Estetik cerrahi uygulamaları, tıbbi bir müdahale olup uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gereken süreçlerdir. Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri uyarınca, estetik müdahaleler öncesinde hastanın tıbbi geçmişi ve psikolojik durumu değerlendirilmeli, olası komplikasyonlar hakkında bilgilendirme yapılmalıdır. Reşit olmayan bireylerin estetik müdahale taleplerinde ise yasal veli onayı ve etik değerlendirmeler öncelikli süreçler arasında yer almaktadır.
Çıkarılacak sonuç
Dijital dünyanın sunduğu kusursuz görünüm algısı, estetik cerrahiye yönelik talepleri hem çeşitlendirmiş hem de yaş sınırını aşağı çekmiştir. Uzman görüşleri, sosyal medyadaki popüler içeriklerin, cerrahi müdahalelerin risklerini göz ardı eden bir beklenti iklimi yarattığını göstermektedir.
Tıbbi gereklilikten ziyade sosyal medya trendlerine dayalı estetik talepler, bireylerde kalıcı fonksiyon kayıplarına ve psikolojik sorunlara yol açabilmektedir. Bu durum, estetik cerrahide sadece fiziksel değil, psikolojik değerlendirmenin de hayati bir süreç olduğunu kanıtlamaktadır.
Muhtemel etkiler
Estetik cerrahiye yönelik erken yaşta başlayan bu ilgi, gelecekte daha fazla gencin tıbbi komplikasyon riskiyle karşı karşıya kalmasına neden olabilir. Sosyal medyadaki yanıltıcı içeriklerin etkisi devam ettiği sürece, kliniklere başvuran hasta profilinin daha genç yaş gruplarına kayması beklenebilir.
Bu eğilim, plastik cerrahi uzmanlarının etik sorumluluklarını artırırken, ailelerin çocuklarının dijital içerik tüketimi konusunda daha bilinçli olmalarını gerektirebilir. Ayrıca, estetik işlemlerde psikiyatri konsültasyonlarının standart bir prosedür haline gelmesi daha yaygın bir uygulama olabilir.
Kaynak: Haber7
Bu haber kaynak haberden yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir. Nasıl çalışıyoruz?
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!