Filistin'den BMGK'ye Acil Çağrı: İsrail'in UNRWA Saldırılarına Karşı Bağlayıcı Karar Talebi
Filistin, İsrail'in Doğu Kudüs'teki UNRWA Kalendiya Eğitim Merkezi'ne el koyması ve aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir'in baskını sonrası BMGK'yi acil toplantıya çağırdı.
Filistin Devlet Başkanlığı, İsrail'in işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs'ün kuzey kesiminde yer alan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'na (UNRWA) ait Kalendiya Eğitim Merkezi'ne zorla el koymasının ardından uluslararası mekanizmaları harekete geçirdi. Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in söz konusu tesise baskın düzenlemesi bardağı taşıran son damla olurken, Filistin yönetimi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni (BMGK) acil toplantıya çağırdı.
Filistin Yönetiminden Uluslararası Topluma "Dokunulmazlık" Uyarısı
Filistin Devlet Başkanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, BMGK'nin yasal ve siyasi sorumluluklarını derhal yerine getirmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, İsrail'in Doğu Kudüs ve Kalendiya'da bulunan BM merkezleri ile kurumlarına yönelik sistematik saldırılarını durduracak bağlayıcı kararlar alınması talep edildi. Aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir'in gerçekleştirdiği baskınların, Kalendiya'daki UNRWA tesislerinin tamamen yıkılmasına zemin hazırlamak amacı taşıdığına dikkat çekilerek, uluslararası hukuk kapsamında bu kurumlara acil koruma sağlanması gerektiği ifade edildi.
İşgal altındaki topraklarda BM kurumlarının hedef alınmasının, uluslararası hukukun ve kurumların dokunulmazlığının çok ciddi bir ihlali olduğu ve bölgedeki gerilimi tehlikeli bir boyuta tırmandırdığı kaydedildi. Bu saldırıların, İsrail'in Filistin halkını, kurumlarını ve ulusal haklarını doğrudan hedef alan sistematik politikasının bir parçası olduğu belirtilirken, sürecin Gazze'deki soykırım ve Batı Şeria'daki tırmanışla eş zamanlı yürütüldüğü ifade edildi.
Diplomatik Ziyaretin Hemen Ardından Gelen Tahliye Kararı
Kalendiya’daki UNRWA merkezinin İsrail tarafından zorla boşatılması kararı, zamanlaması açısından da dikkat çekti. Bu hamle, Filistin Dışişleri Bakanlığı'nın bölgede görev yapan 28 diplomatik misyon temsilcisinin katılımıyla düzenlediği geniş kapsamlı saha ziyaretinden sadece bir gün sonra gerçekleşti. Söz konusu diplomatik heyet; Kalendiya Mülteci Kampı, UNRWA tesisleri, Kalendiya Mesleki Eğitim Merkezi ve Kalendiya Kız Okulu'nu ziyaret ederek İsrail saldırılarının neden olduğu tahribatı yerinde incelemişti.
Ziyaret sırasında yabancı diplomatlara, kamptaki insani koşulların kötüleşmesi ve İsrail'in baskıcı uygulamalarının sivil nüfus üzerindeki yıkıcı etkileri hakkında detaylı brifing verilmişti. Ancak bu diplomatik girişimlerin hemen ardından İsrail güçleri, aşırı sağcı Bakan Ben-Gvir'in "tarihi" olarak nitelendirdiği bir kararla UNRWA çalışanlarını merkezden zorla çıkarmak için düğmeye bastı.
Yasak Kararının Kronolojisi ve 2,5 Milyon Mülteciyi Bekleyen Tehlike
İsrail'in UNRWA'yı tamamen tasfiye etme süreci adım adım uygulamaya konuldu. İsrail Meclisi (Knesset), Ekim 2024'te bazı ajans çalışanlarının 7 Ekim 2023 olaylarına karıştığı iddiasını öne sürerek, kurumun İsrail ve Doğu Kudüs'teki faaliyetlerini yasaklayan yasa tasarısını onaylamıştı. Tel Aviv yönetiminin bu tartışmalı kararı 30 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe girmiş ve BM çalışanları Doğu Kudüs'ü terk etmek zorunda kalmıştı.
Saldırıların şiddetini artıran İsrail güçleri, Ocak 2026'da ise UNRWA'nın Doğu Kudüs'te bulunan genel merkezine baskın düzenleyerek yerleşkeye el koymuş ve içerideki tesisleri iş makineleriyle yıkmıştı. UNRWA'nın bölgedeki faaliyetlerinin tamamen durdurulması, başta Gazze ve Batı Şeria olmak üzere Filistin topraklarında yaşam mücadelesi veren yaklaşık 2,5 milyon mültecinin eğitim, sağlık ve gıda gibi en temel insani yardımlardan mahrum kalması anlamına geliyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!