Filistin'e Destek Veren Parlamentolar İstanbul'da Buluştu
İstanbul'da Filistin'e destek veren parlamentolar bir araya geldi. Toplantıda bölgesel istikrar, Filistin Devleti'nin bağımsızlığı ve uluslararası müdahale çağrıları ön plandaydı.
İstanbul'da bir otelde düzenlenen toplantıya, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'un yanı sıra birçok ülkeden parlamento başkanları, başkan yardımcıları ve milletvekilleri katıldı. {{IMG_0}}
Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Ruhi Fettuh, konuşmasında İsrail işgalinin sona erdirilmesi, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulması ve Filistin halkının haklarının korunmasının bölgedeki istikrar için elzem olduğunu belirtti.
Fettuh, İsrail'in Filistinli tutuklulara yönelik çıkardığı idam yasasının, işgal hapishanelerinde Filistinlilere karşı öldürmeyi meşrulaştıran tehlikeli bir adım ve hukuki bir suç olduğunu vurguladı.
Gazze'de İsrail saldırılarının durdurulması ve sivillerin korunması için acil bir uluslararası müdahale gerektiğini ifade eden Fettuh, "Uluslararası toplumu, bu ırkçı yasayı durdurmak ve işgalci rejimi hesap vermeye zorlamak için harekete geçmeye çağırıyoruz." dedi.
Fettuh, Türkiye'nin Filistin meselesine ve bölgedeki diğer konulara verdiği destekten dolayı duyduğu takdiri dile getirdi.
Rusya Federal Meclisi Federasyon Konseyi Başkan Yardımcısı Inna Svyatenko, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının Filistin meselesini gölgede bıraktığını belirterek, Filistin sorununun bölgesel istikrarın ana sebeplerinden biri olduğunu vurguladı.
Svyatenko, iki devletli çözümün uluslararası düzeyde kabul görmüş yaklaşımlarla mümkün olabileceğini ve bunun başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulmasını içerdiğini belirtti. {{IMG_1}}
Filistin'deki ateşkesin sürdürülebilir olmasının önemine dikkat çeken Svyatenko, parlamentoların diplomasi ve diyaloğu sürdürme gibi özel roller üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Katar Şura Meclisi Başkanı Hasan bin Abdullah el-Gani, Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu'nun kuruluşunun önemli olduğunu ve çalışmalarının adil bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Abdullah el-Gani, Mescid-i Aksa'nın kapatılmasının ve Müslümanların girişinin engellenmesinin ibadet özgürlüğüne aykırı olduğunu ve Kudüs'te yeni bir 'oldu-bitti' yaratma girişimi olarak görüldüğünü ifade etti.
Gazze'ye yönelik saldırıların durdurulması ve insani yardımların ulaştırılması taahhütlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle Gazze'deki ateşkes anlaşmasının belirsizlik içinde olduğunu belirten Abdullah el-Gani, "Gelişmeler, bizi sadece kınama bildirimleri yapmaktan çıkarıp daha etkili bir eylem planına yönlendirmektedir." dedi.
Abdullah el-Gani, Katar'ın Emir Şeyh Temim bin Hamad Al Sani’nin direktifleri doğrultusunda Filistin davasına olan sarsılmaz desteğini sürdüreceğini belirtti.
"Parlamenter araçlarımızı etkin kullanarak ve uluslararası mecralarda varlığımızı güçlendirerek Filistin halkının haklarını savunmalıyız." diye ekledi.
Cezayir Ulusal Halk Meclisi Başkanı İbrahim Boughali, İsrail Meclisi'nin Filistinli mahkumlara idam cezası getirmesi üzerine "Bu bir cinayettir ve uluslararası hukuk ihlalidir." dedi.
Boughali, Mescid-i Aksa'nın ibadet özgürlüğünün kısıtlanmasının kışkırtıcı olduğunu ve Kudüs'ün kutsiyetine zarar verdiğini vurguladı.
Bölgedeki istikrarsızlığın Filistinlilerin haklarının ihlal edilmesinden kaynaklandığına inandıklarını belirten Boughali, "Cezayir olarak egemenliğe saygı, içişlerine karışmama ve güç kullanmama ilkelerini savunuyoruz." dedi.
Boughali, 1967 sınırlarına göre başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti'nin kurulması konusunda Filistinlilerin yanında olduklarını belirtti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Federal Ulusal Konseyi Başkanı Saqr Ghobash, BAE’nin Filistin davasına yönelik tutumunun "1967 sınırları içinde bağımsız bir Filistin devleti kurma hakkını savunmak ve adil barışı stratejik bir seçenek olarak görmek" olduğunu söyledi.
Ghobash, BAE’nin Gazze’ye insani yardım katkılarının toplam uluslararası yardımların yüzde 43’ünü oluşturduğunu belirtti.
Filistin halkının devletleşme yolunun, Filistinlilerin birliğinden ve adil çözüme yönelik siyasi destekte ilerlediğini ifade eden Ghobash, "Filistin davası, sadece bir toprak sorunu değil, meşruiyet mücadelesidir." dedi.
Ghobash, BAE’nin Filistin’e desteğini kendi güvenliği tehdit altındayken bile kesmediğini belirtti.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) Avrupa Temsilcisi Marta Lorenzo, ajansın İsrail tarafından engellenmeye çalışıldığını belirtti. "UNRWA'nın kapasitesini azaltma girişimleri, Filistinlilere ve barış sürecine zarar verir." dedi.
Lorenzo, UNRWA'nın dışlanmasının BM sistemini zayıflatacağını ve BMGK kararlarının uygulanmasını engelleyeceğini belirtti.
Filistin'deki çocukların eğitime erişememesi, gelecekte olumsuz sonuçlar doğurabilir. "Filistin yönetimi ve UNRWA, Batı Şeria'da ve Gazze'de temel hizmet sunabilen tek yapılar; kamu sektörünün çöküşüne müdahale etmek, bu kurumları desteklemekten daha maliyetli olacaktır." dedi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!