Filistin'in Sesi Kısılamaz: BM Genel Kurulu'nda ABD'nin Vize Engeline Tarihi Tokat
ABD'nin vize engeli koyduğu Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın BM Genel Kurulu'na video konferansla hitap etmesi, 152 oyla kabul edildi.
Filistin halkının haklı davasını ve özgürlük çığlığını uluslararası arenada susturmaya yönelik girişimler bir kez daha başarısızlıkla sonuçlandı. Filistin resmi ajansı WAFA'nın aktardığı bilgilere göre, Filistin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Nabil Abu Rudeineh (Ebu Rudeyne), Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve beraberindeki heyetin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na fiziki katılımının engellenmesinin, Filistin'in sesinin dünyaya ulaşmasına mani olamadığını vurguladı.
ABD'nin Vize Ambargosuna BM Genel Kurulu'ndan Tarihi Cevap
BM 81. Genel Kurul görüşmelerine katılmak üzere ABD'ye seyahat etmek isteyen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve Filistinli diplomatların vize başvuruları, ev sahibi ülke konumundaki ABD tarafından hukuksuz bir şekilde reddedilmişti. Bu diplomatik engelleme girişimine karşı BM Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen oylamada, uluslararası toplumdan Filistin'e dev destek geldi. Abbas'ın Genel Kurul'a video konferans yoluyla hitap etmesini öngören karar tasarısı, 3'e karşı 152 oy gibi ezici bir çoğunlukla kabul edildi.
Sözcü Ebu Rudeyne, elde edilen bu ezici oylama sonucunun, Filistin halkının meşru haklarını görmezden gelmeye çalışan çevrelere indirilmiş "büyük bir tokat" olduğunu ifade etti. Oylamanın, "orman kanunu" politikalarına ve çifte standartlara karşı uluslararası bir duruş sergilediğini belirten Ebu Rudeyne, bunun küresel ölçekte bir referandum niteliği taşıdığını dile getirdi.
Filistin Meselesi Küresel Gündemin Merkezinde
BM Genel Kurulu çalışmalarında Arap ve uluslararası delegasyonların konuşmalarında Filistin meselesinin en öncelikli gündem maddesi olarak yer bulduğuna dikkat çeken Ebu Rudeyne, Filistin halkının özgürlük ve bağımsızlık hakkının tüm dünyada yüksek sesle savunulduğunu belirtti. Ebu Rudeyne, "Halkımızın sesi bugün dünyanın tüm kıtalarında en güçlü şekilde yankılanıyor, BM kararlarında ve üye ülkelerin büyük çoğunluğunun ortak tutumunda karşılık buluyor" dedi.
Filistin'in tüm engellemelere rağmen BM Genel Kurulu çalışmalarında ve diğer tüm uluslararası platformlarda güçlü ve aktif varlığını sürdüreceğinin altını çizen Sözcü, halkın kendi topraklarına olan sarsılmaz bağlılığını savunmaktan vazgeçmeyeceklerini kararlılıkla yineledi.
1967 Sınırları ve Doğu Kudüs Kararlılığı
Filistin yönetiminin ve Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın yürüttüğü diplomatik, siyasi ve hukuki mücadelenin temel hedeflerini açıklayan Ebu Rudeyne, İsrail işgalinin tüm biçimleriyle tamamen sonlandırılması gerektiğini vurguladı. Başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırlarında, tam egemen ve bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar bu haklı mücadelenin devam edeceğini belirtti.
Kudüs'ün statüsü korunmadığı ve işgal altında kaldığı sürece hem bölgesel hem de küresel barış ve güvenliğin sürekli bir tehdit altında kalacağını ifade eden Ebu Rudeyne, adil bir barışın ancak Filistin halkının meşru haklarının teslim edilmesiyle mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!