Filistinli Büyükelçi Atieh: Filistin Tüm İnsanlık İçin Kutsal Bir Miras
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, eğitim ve kültürel yapıları hedef alarak büyük yıkıma yol açtı. UNESCO'nun verilerine göre, birçok kültürel alan zarar gördü.
İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonları, eğitim ve kültürel yapıları önemli ölçüde etkiledi, birçok kurum zarar gördü veya tamamen yok edildi.
UNESCO'nun verilerine göre, 7 Ekim 2023 ile 24 Mart 2026 tarihleri arasında Gazze'de 164 kültürel alan zarar gördü. Bu alanlar arasında arkeolojik sitler, müzeler ve dini yapılar da bulunuyor.
İsrail'in saldırıları nedeniyle, Gazze'nin en yüksek eğitim seviyesine sahip topluluklarından biri olan Gazzeliler eğitimde büyük zorluklar yaşıyor.
Filistin'in UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Atieh, İsrail'in Gazze'deki saldırıları sırasında eğitim, kültürel ve sivil kurumlar ile Filistinli gazetecilere yönelik saldırılara dair AA'ya açıklamalarda bulundu.
Atieh, saldırılar sırasında Gazze'deki okulların yüzde 95'inin kısmen veya tamamen yok edildiğini ve kültürel ile eğitim altyapısının tarihte benzeri görülmemiş bir şekilde tahrip edildiğini belirtti.
İsrail'in bu saldırıları kasıtlı olarak gerçekleştirdiğini söyleyen Atieh, eğitim altyapısının tahrip edilmesinin Filistin halkını göç etmeye zorlamak amacıyla yapıldığını ifade etti.
Atieh, "Gazze'de 750 bin öğrenci iki yıl boyunca eğitimden tamamen mahrum kaldı." dedi ve İsrail'in eğitim materyallerinin bölgeye girişini yasakladığını ekledi.
Gazze'deki üniversite kampüslerinin yüzde 80'inin yıkıldığını belirten Atieh, bunun İsrail'in Filistinlileri topraklarından uzaklaştırma stratejisinin bir parçası olduğunu savundu.
UNESCO ile işbirliği yaparak, Gazze'deki lise son sınıf öğrencilerinin sınavlarını geçebilmeleri için çevrimiçi bir kampüs kurduklarını söyleyen Atieh, bu çabaların şu ana kadar öğrencilerin yüzde 39'unun ihtiyaçlarını karşılayabildiğini bildirdi.
Atieh, "İsrail, Gazze'deki camilerin yüzde 85'ini yıktı ve kiliseleri, müzeleri, kültür merkezlerini hedef aldı." dedi ve UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'ndeki yerlerin de zarar gördüğünü belirtti.
Gazze'nin en eski camilerinden Büyük Ömer Camisi'nin de hedef alındığını ve Gazze'nin yüzde 85'inin tamamen yıkıldığını aktardı.
İsrail'in Gazze'de 150 bin ton patlayıcı kullandığını belirten Atieh, bu patlayıcıların Hiroşima'ya atılan bombanın 10 katı güçte olduğunu vurguladı.
Atieh, İsrail'in hedefinin Hamas'ı silahsızlandırmak değil, Filistin'in sivil, eğitim ve kültürel mirasını yok etmek olduğunu ve bunun Filistinlileri evlerinden çıkarmayı amaçlayan bir strateji olduğunu savundu.
Atieh, yalnızca yabancı bir sömürge gücünün bir halkın kültürüne ve tarihine saldırabileceğini, İsrail'in de Gazze ve Batı Şeria'da bunu yaptığını ifade etti.
Mescid-i Aksa'ya yönelik günlük provokasyonların olduğunu belirten Atieh, "Bu, bir halkı köksüzleştirip yok etmeye çalışan sömürgeci bir gücün yöntemidir." dedi.
Filistin topraklarının kazıldıkça bu topraklardaki yerli halkın Filistinliler olduğunun kanıtlandığını belirten Atieh, "Filistin, tüm peygamberlerin topraklarıdır, herkes için kutsaldır." dedi.
UNESCO'nun bölgedeki dünya mirasını koruma çabalarını artırması gerektiğini belirten Atieh, Gazze'nin yeniden inşası için 80 milyar dolar gerektiğini söyledi.
İsrail'in Gazze'de gazetecilere yönelik saldırıları hakkında Atieh, "Bu, hakikate karşı bir savaştır." dedi ve İsrail'in dünyadan Gazze'deki yıkımı gizlemeye çalıştığını öne sürdü.
Atieh, uluslararası toplumu ve UNESCO'yu İsrail'in gazetecilere yönelik saldırılarını durdurmak için baskı yapmaya çağırdı.
UNESCO'dan İsrail'in üyeliğinin askıya alınmasını isteyen Atieh, Ekim 2023'ten bu yana 262 Filistinli gazetecinin öldürüldüğünü belirtti.
İsrail'in Gazze'de 72 binden fazla Filistinliyi öldürdüğünü ve bunun Gazze nüfusunun yüzde 4'üne denk geldiğini ifade eden Atieh, İsrail'in demografik bir savaş yürüttüğünü söyledi.
Gazze'nin yaşanamayacak bir yer haline getirildiğini belirten Atieh, İsrail'in Filistinlileri durdurup kaçırarak hapishanelere attığını ve bunun bir savaş suçu olduğunu vurguladı.
İsrail'i "ırkçı bir devlet" olarak nitelendiren Atieh, "Bu bir apartheid devletidir." dedi ve Filistinlilere yönelik idam cezası yasasını eleştirdi.
Atieh, bu yasanın "yasa dışı" olduğunu ve sadece belirli bir kesime uygulandığını belirtti.
Filistinli şair Mahmud Derviş'in şiirlerinin Filistin halkının kültürüne olan bağlılığını yansıttığını belirten Atieh, Derviş'in "O, Filistin olarak biliniyordu. Daima Filistin olarak bilinecek." mısralarını hatırlattı.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!