Fransa'da Aşırı Sağın Başörtüsü Vaadine Kadınlardan Tarihi Yanıt: Sosyal Medyada Başörtülü Direniş Başladı
Fransa'da aşırı sağın cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi gündeme getirdiği başörtüsü yasağı ve para cezası vaadine karşı Fransız kadınlar sivil direniş başlattı.
Fransa'da yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde aşırı sağcı siyasetin temel malzemesi haline gelen İslam karşıtlığı, bu kez ters tepti. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi'nin kamusal alanda başörtüsü yasağı getirme ve uymayanlara para cezası kesme tehdidine karşı Fransız kadınlar tek yürek oldu. Ülkedeki gayrimüslim kadınların da destek verdiği sivil inisiyatif, özgürlüklerin kısıtlanmasına karşı adeta bir toplumsal kalkan oluşturdu.

Fransız Kadınlardan Ezber Bozan Dayanışma: Sosyal Medya Sallandı
Fransa'da 2027 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aşırı sağın olası iktidar senaryolarına karşı halktan güçlü bir reaksiyon geldi. İnanç özgürlüğünün hedef alınmasına sessiz kalmayan çok sayıda gayrimüslim Fransız kadın, sosyal medya mecralarında başörtüsü takarak çektikleri fotoğraf ve videoları paylaştı. Müslüman hemcinslerinin yalnız olmadığını dünyaya duyurmayı amaçlayan bu sivil hareket, kısa sürede çığ gibi büyüdü. Eyleme katılan kadınlar, yasağın yasallaşması durumunda her gün başörtüsü takarak sokaklara çıkacaklarını ve bu ayrımcı politikayı fiilen hükümsüz kılacaklarını ilan etti.

Aşırı Sağın Seçim Kozu: Başörtüsü Takana Para Cezası Tehdidi
Tartışmaların merkezinde, aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Jean-Philippe Tanguy'nin bir televizyon kanalında yaptığı skandal açıklamalar yer alıyor. Tanguy, partisinin iktidara gelmesi halinde kamusal alanda İslami başörtüsü veya peçe takan kadınlara idari para cezası uygulanacağını duyurdu. Aşırı sağın seçim beyannamesinde en çok öne çıkan maddelerden biri olan bu vaat, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları tarafından temel hak ve özgürlüklerin açık bir ihlali olarak nitelendiriliyor.

Yasak Planı İçin Referandum Kartı Masada
Ulusal Birlik Partisi, bu radikal yasak planını doğrudan halk oylamasına sunarak meşrulaştırmayı hedefliyor. Olası bir referandum hamlesi, sadece Müslüman toplumunda değil, sol muhalefet ve demokratik kitle örgütlerinde de büyük bir infiale yol açtı. Hukukçular ve aktivistler, böylesi bir referandumun toplumsal kutuplaşmayı geri dönülemez bir noktaya taşıyacağı ve anayasal eşitlik ilkesini tamamen zedeleyeceği konusunda ciddi uyarılarda bulunuyor.

Fransa'nın Kronikleşen Başörtüsü Baskısı ve Tarihsel Arka Planı
Fransa sokaklarında yükselen bu gerilim aslında ülkenin yabancı olmadığı bir sürecin devamı niteliğinde. Ülkede inanç özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar uzun yıllara dayanıyor. 2004 yılında yürürlüğe giren yasayla ilk ve ortaöğretim kurumlarında başörtüsü dahil dini simgelerin kullanımı yasaklanmıştı. Kamu çalışanlarına yönelik benzer kısıtlamaların ardından, aşırı sağın yeni hedefi bu yasakları tüm sokaklara ve sosyal alanlara yayarak baskıyı ülkenin tamamına teşmil etmek. Ancak Fransız kadınların başlattığı son direniş dalgası, bu baskıcı politikalara karşı toplumsal direncin hiç olmadığı kadar güçlü olduğunu gösteriyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!